Zeytinburnu Kültür Sanat, bu sezon düzenlediği kültür etkinlikleri kapsamında önemli şahsiyetlerin hayatını ve eserlerini merkeze alan panellere devam ediyor. Sezonun ilk oturumunda, özellikle Arap ve Fars dilleri ile ilgili yaptığı derinlemesine araştırmalarla öne çıkan şarkiyatçı Ahmed Ateş’in akademik ve kültürel mirası detaylandırıldı. 20 Ekim Salı günü saat 19.30’da başlayan ve oldukça ilgi gören panele Doç. Dr. Kadir Turgut moderatörlük yaparken; Prof. Dr. Ahmet Emre Ateş, Prof. Dr. Namık Sinan Turan ve Dr. Ozan Kolbaş konuşmacılar olarak sahneye çıktı.

Vasiyet Üzerine Gömüt Düzeni ve Önemli İsimler

Panele katılan Prof. Dr. Ahmet Emre Ateş, dedesi Ahmed Ateş’in son arzusu gereği Merkezefendi Mezarlığı’nda defnedildiğini belirterek, bu kararın ardındaki motivasyonu da paylaştı. Ahmed Ateş’in hayatında büyük bir yeri olan üç önemli ismi, Adnan Adıvar, Zeki Velidi Togan ve Mükrimin Halil Yinanç’ı sıralayan Prof. Dr. Ahmet Emre Ateş, dedesinin bu kişileri ne kadar önemsendiğini vurguladı. Zeytinburnu sınırları içerisindeki Merkezefendi Mezarlığı’na gömülmek istemesinin nedenlerinden birinin, Adnan Adıvar ve Mükrimin Halil Yinanç’ın da aynı mezarlıkta yatıyor olmasına duyduğu saygı olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Ahmed Ateş’in vasiyetinin sadece fiziksel bir yer seçimi değil, manevi yakınlığı temsil eden bir tercih olduğu belirtildi.

Arapça ve Farsçayı Modern Filolojinin Öznesi Hale Getirdi

Prof. Dr. Namık Sinan Turan ise Ahmed Ateş’in uluslararası alanda tanınan bir bilim insanı olduğunu vurgulayarak, onun metodolojik yaklaşımına dikkat çekti. Bir öğrencinin bitirme tezinin kalitesine bakarak gelecekteki potansiyelini tahmin edebileceğini anlatan Turan, Ahmed Ateş’in tezindeki sağlamlığın ve sağlam metodolojiye dayanışının, onun ileride nasıl bir isim olacağının ipuçlarını verdiğini belirtti. Turan’a göre Ahmed Ateş’i dünya çapında önemli kılan en temel özellik, Arapça ve Farsçayı yalnızca klasik İslam ilimlerinin teknik araçları olarak görmekten vazgeçirip, modern tarihsel filolojinin ana konusu (öznesi) haline getirmesidir. Bu dönüşüm, onun akademik başarısının temel taşı olarak değerlendirildi.

Sınırlandırılmaz Genişlikte Bir Araştırma Alanı

Dr. Ozan Kolbaş ise Ahmed Ateş’in çalışma sahasının genişliğini örneklerle destekledi. Kendilerinin bir hatıra sayısı hazırlama sürecinde, davet mektupları göndermeden önce Ahmed Ateş’in araştırma alanlarının kapsamlı bir listesini çıkardıklarını anlattı. Uzun ve çeşitlilik gösteren bu liste, Ahmed Ateş’in sınırlandırılabilir bir uzmanlık alanına sahip olmadığını, aksine çok yönlü ve geniş bir bilgi birikimine sahip olduğunu gözler önüne serdi. Dr. Kolbaş’ın ifadesine göre Ahmed Ateş’in akademik ilgi alanları, onu benzersiz bir araştırmacı konumuna yükselten unsurlardan biri oldu.