Kapadokya Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması, teknolojinin yalnızca teknik gelişmeler değil, aynı zamanda derinsine etik ve felsefi sorgulamalar gerektiren bir alan olduğu vurgusuyla dikkat çekti. Etkinliğin ana temalarını belirleyen isimlerden biri olan yazar ve düşünür Alev Alatlı (1942-2024), üniversitenin kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı olması nedeniyle konuşulan konuların merkezine yerleşti. Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, düzenlediği konuşmada Alatlı’nın teknolojiye yaklaşımının günümüz yapay zekâ çağında ne kadar güncel olduğunu ifade ederek, verilerin kontrolü ve teknolojik kartelleşme risklerine dikkat çekti.
Teknoloji Kartelleri ve Stratejik Özgürlük
Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, etkinlikte yaptığı değerlendirmelerde, yapay zekâ ve veri teknolojilerinin giderek daha az sayıda büyük şirketin elinde toplandığına işaret etti. Karasar, "Alev Hoca bugün hayatta olsaydı ne düşünürdü?" sorusunu merkeze alarak, mevcut durumun tehlikeli bir kartelleşmeye dönüştüğünü belirtti. Dünyanın şu anda yedi veya sekiz büyük teknoloji grubunun hegemonyası altında olduğuna dikkati çeken rektör, bu durumun Türkiye’nin geleceğe yönelik stratejik kararlarını bağımsız biçimde alabilmesi açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu. Üç yıldır bu buluşmanın düzenlenmesinin ardındaki motivasyonun, gençlerin ileri teknolojilerden en üst düzeyde faydalanmasını sağlamak ve ülkenin stratejik tercihlerini korumak olduğunu vurguladı.
Veri Güvenliği ve İnsan Sorumluluğu
Buluşmada öne çıkan diğer bir kritik konu ise veri güvenliğiydi. Karasar, dijital çağın en büyük meydan okumasının veri güvenliği olduğunu belirterek, stratejik alanlarda karşılaşılan "veri zehirlenmesi" ve "verilerin yok edilmesi" risklerini örnek gösterdi. Makinelerin analiz gücünün, kendisine sunulan verilere dayandığını hatırlatan Karasar, bu verilerin korunmasının en önemli önceliklerden biri olduğunu söyledi. Teknolojinin sorumluluğunun asla makinelere devredilemeyeceğini vurgulayan rektör, her teknolojiyi kullananın mutlaka bir insan sorumlusunun bulunması gerektiğini ifade etti.
Akıl, ahlak, adalet ve adap ilkeleri üzerine duran Karasar, yapay zekâ çalışmalarının bu çerçevede, toplumun ve bireyin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Anadolu’daki işletmelerin, özellikle KOBİ’lerin yeni teknolojilere erişiminin sağlanması ve rekabet gücünün artırılması da etkinliğin diğer bir odağını oluşturdu. Araştırmacı Bekir Ağırdır ve Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu da yaptıkları konuşmalarda, adil bir toplum ve bereketli bir ekonomi inşasında Alev Alatlı’nın mirasının rehber niteliğinde olduğunu tekrarladı. Buluşma, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplumun bir araya gelerek hazırlanan yapay zekâ eylem planlarına katkı sağlamayı hedefledi.