2026 yılının ikinci çeyreğinde, endüstriyel kontrol sistemleri (ICS) bilgisayarlarında engellenen zararlı nesnelerin genel oranında düşüş kaydedilmesine rağmen, fidye yazılımı saldırılarında hedef alınan ICS bilgisayarlarının sayısında küresel çapta belirgin bir yükseliş gözlemlendi. Kaspersky ICS CERT tarafından yayımlanan yeni rapora göre, bu düşüş 2022'den bu yana görülen en düşük seviyeye işaret ederken, fidye yazılımları kritik altyapılar için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Özellikle Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Güney Kafkasya, Doğu Asya, Güney Avrupa ve Güney Asya bölgeleri, fidye yazılımı saldırılarından en çok etkilenen coğrafyalar arasında yer aldı.

Raporda belirtildiğine göre, 2026'nın ilk çeyreğinden ikinci çeyreğine kadar fidye yazılımı saldırılarında hedef alınan ICS bilgisayarlarının sayısında en dikkat çekici artışlar kaydedildi. Afrika ve Orta Asya'da %31'lik bir yükseliş görülürken, Orta Doğu'da %11, Güneydoğu Asya'da %50, Güney Amerika'da %38 ve Avustralya ile Yeni Zelanda'da %67'lik çarpıcı bir artış yaşandı. Bu yükselen eğilimin dışında kalan tek bölgeler ise Batı Avrupa, Güney Avrupa ve Kanada oldu.

Kaspersky ICS CERT Başkanı Evgeny Goncharov, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, fidye yazılımlarının endüstriyel kuruluşlar için kalıcı bir tehdit olduğunu vurguladı. Goncharov, saldırıların tespit edilmesinin giderek zorlaştığını, çünkü saldırganların meşru yönetim araçlarını kullanarak normal ağ trafiği içinde kamufle olduklarını belirtti. Ayrıca, eski operasyonel sistemlerin kritik altyapılarla derinlemesine entegre olduğu ortamlarda, tek bir noktadaki bir arızanın dahi tüm tedarik zincirlerini felce uğratabileceğini ve ciddi fiziksel kesintilere yol açabileceğini ifade etti. Goncharov, fidye yazılımı operatörlerinin bu kritik operasyonel kesintilerden yüksek fidye talep etmek için faydalandığını, ancak hedef alınan kuruluşların fidye ödemeyi reddederek proaktif güvenlik çözümlerine ve güçlü izolasyon prosedürlerine yatırım yapmalarının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Biyometri Sektörü Tehdit Altında Kalmaya Devam Ediyor

Fidye yazılımlarının yanı sıra, kaydedilen tüm tehditler göz önüne alındığında, biyometri sektörü dünya genelinde en fazla hedef alınan sektör olma özelliğini korudu. 2026'nın ikinci çeyreğinde biyometri sistemlerinin bulunduğu ICS bilgisayarlarının %26'sında kötü amaçlı nesneler engellendi. Bu oran, önceki çeyreğe kıyasla hafif bir artışı temsil etmektedir. Biyometri sistemlerinin siber saldırganlar için cazip bir hedef olmasının başlıca nedenleri arasında internet erişimlerinin bulunması, e-posta kullanımının yaygınlığı ve bu sistemleri kullanan kuruluşlarda çoğu zaman siber güvenlik kontrollerinin yetersiz olması gösteriliyor. Bölgesel bazda incelendiğinde ise biyometri sektöründe en yüksek tehdit oranının Güney Avrupa'da görüldüğü belirtildi; bu bölgede ICS bilgisayarlarının %33'ünde kötü amaçlı nesneler tespit edildi. Güney Avrupa'yı sırasıyla Afrika ve Orta Asya bölgeleri takip etti.

Endüstriyel Siber Güvenlik İçin Uzman Önerileri

Kaspersky uzmanları, operasyonel teknoloji (OT) bilgisayarlarını çeşitli siber tehditlere karşı korumak amacıyla bir dizi önemli tavsiyede bulunuyor. Bu öneriler, endüstriyel kuruluşların siber dirençlerini artırmayı hedeflemektedir:

  • Düzenli Güvenlik Değerlendirmeleri: Olası siber güvenlik açıklarını erkenden tespit etmek ve gidermek için OT sistemlerinde düzenli güvenlik denetimleri yapılmalıdır. Bu, proaktif bir yaklaşımın temelini oluşturur.
  • Sürekli Zafiyet Yönetimi ve Önceliklendirme: Etkili bir zafiyet yönetim sürecinin temeli olarak, sürekli zafiyet değerlendirmesi ve önceliklendirme mekanizmalarının kurulması büyük önem taşır. Kaspersky Industrial CyberSecurity gibi amaca yönelik çözümler, bu süreçte kritik operasyonel destek sağlayabilir.
  • Kritik Bileşenlerin Zamanında Güncellenmesi: İşletmenin OT ağındaki kilit bileşenlerin güncellemeleri aksatılmamalıdır. Üretim süreçlerinin kesintiye uğramasıyla milyonlarca dolarlık kayıplara yol açabilecek büyük çaplı olayları önlemek adına güvenlik yamaları ivedilikle uygulanmalı veya teknik olarak mümkün olan en kısa sürede telafi edici güvenlik önlemleri devreye alınmalıdır.
  • Gelişmiş Tehdit Algılama ve Müdahale: Karmaşık tehditlerin zamanında tespiti, derinlemesine incelenmesi ve olayların etkili biçimde bertaraf edilmesi için Kaspersky Next EDR Expert gibi gelişmiş EDR (Uç Nokta Algılama ve Müdahale) çözümlerinden yararlanılmalıdır.
  • Ekiplerin Yetkinliklerini Güçlendirme: Olay önleme, tespit ve müdahale becerilerini geliştirerek yeni ve ileri düzey saldırı tekniklerine karşı kurumsal mukavemet artırılmalıdır. BT güvenliği ve OT personeline yönelik özel OT güvenlik eğitimleri, bu hedefe ulaşmada en kritik önlemlerden biridir.
  • Proaktif Tehdit İstihbaratı: Güçlü bir siber savunma hattı oluşturmak adına güncel tehdit ortamı yakından izlenmeli ve sektörde karşılaşılan zafiyetler, kendi altyapılarda istismar edilmeden önce kapatılmalıdır. Kaspersky Threat Intelligence hizmet paketi, tehditlerin gelişimi ve en sık istismar edilen açıklar hakkında hem stratejik hem de taktiksel güvenlik geliştirmelerine yönelik benzersiz içgörüler sağlar.