İstanbul'u etkisi altına alması beklenen hem Afrika hem de Basra kaynaklı sıcak hava dalgasıyla birlikte, Perşembe günü hava sıcaklığının 35 dereceyi geçmesi öngörülüyor. Bu durumun potansiyel sağlık risklerine karşı, Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özcan Sönmez, sıcak çarpmasına karşı alınması gereken tedbirler konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Sönmez, özellikle yaşlı bireylerin, çocukların, kronik sağlık sorunları olan kişilerin ve açık havada uzun süre çalışanların bu sıcak günlerde daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
Dr. Öğretim Üyesi Sönmez, önümüzdeki günlerde etkisini artırması beklenen aşırı sıcakların yaratabileceği sağlık problemlerine karşı vatandaşları uyardı. Sıcak havalarda karşılaşılabilecek en ciddi sağlık problemlerinden biri olarak sıcak çarpmasını işaret eden Sönmez, bu durumun vücudun aşırı ısınma nedeniyle kendi sıcaklığını kontrol edememesi sonucu meydana geldiğini belirtti. Normal koşullarda vücudun terleme mekanizmasıyla soğuduğunu ifade eden Sönmez, ancak yüksek hava sıcaklığı ve nem oranının birleştiği durumlarda bu doğal soğuma sürecinin yetersiz kalabileceğini, bunun da vücut ısısının tehlikeli seviyelere çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi.
Sıcak Çarpmasının Belirtileri ve Risk Grupları
Sıcak çarpmasının yaygın belirtilerine değinen Dr. Sönmez, baş ağrısı, baş dönmesi, genel bir halsizlik, mide bulantısı, kalp atış hızında artış ve bilinç durumunda değişikliklerin bu durumun önemli göstergeleri arasında yer aldığını söyledi. Daha ciddi vakalarda ise bilinç kaybı gibi ağır tabloların görülebileceğine dikkat çeken Sönmez, özellikle bilincin bozulması durumunda hiç vakit kaybetmeden derhal tıbbi yardım alınmasının hayati önem taşıdığı uyarısında bulundu.
Aşırı sıcakların herkesi etkileyebileceğini ancak bazı gruplar için riskin çok daha yüksek olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Özcan Sönmez, özellikle 65 yaş ve üzeri bireylerin, bebeklerin ve küçük çocukların, kalp veya böbrek rahatsızlığı gibi kronik hastalığı bulunanların ve dışarıda fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışanların sıcaklığın olumsuz etkilerine karşı daha kırılgan olduğunu ifade etti. Bu grupların vücutlarının ısı düzenleme mekanizmalarının daha az verimli çalışabildiğini veya sıcakla başa çıkma kapasitelerinin sınırlı olduğunu ekledi.
Yeterli sıvı alımının ihmal edilmesinin de riski artırdığını kaydeden Sönmez, aşırı terleme yoluyla vücudun sadece su değil, aynı zamanda hayati önem taşıyan elektrolitleri de kaybettiğini vurguladı. Bu durumun yorgunluk, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi şikayetlere yol açabileceğini belirten Sönmez, özellikle yaşlılarda susuzluk hissinin azalabileceği gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlattı, bu nedenle onların düzenli sıvı alımının takip edilmesinin önemine değindi.
Aşırı Sıcaklarda Alınması Gereken Önlemler ve İlk Yardım
Sıcak çarpmasından şüphelenilen bir kişiye ilk müdahalenin nasıl yapılması gerektiği konusunda da bilgi veren Sönmez, öncelikle kişinin sıcak ortamdan uzaklaştırılarak serin ve gölgelik bir alana alınması gerektiğini belirtti. Üzerindeki fazla kıyafetlerin çıkarılması ve vücudun soğumasına yardımcı olunması gerektiğini aktaran Sönmez, serin suyla vücudun ıslatılması veya soğuk kompres uygulamalarının vücut sıcaklığının düşürülmesinde etkili olabileceğini ifade etti.
Kişinin bilincinin bozulması gibi kritik durumlarda yapılması gerekenlere de dikkat çeken Dr. Sönmez, böyle bir durumda kesinlikle ağızdan su veya başka bir sıvı verilmemesi gerektiğini vurguladı. Bilincin kapalı olduğu durumlarda boğulma riski oluşabileceğini belirten Sönmez, kişinin bilinci kapalıysa derhal acil sağlık ekiplerinden yardım istenmesi gerektiğini söyledi. Sıcak çarpmasının, zamanında ve doğru müdahale edilmediği takdirde hayati tehlike oluşturabilen ciddi bir sağlık durumu olduğunun altını çizdi.
Dr. Öğretim Üyesi Özcan Sönmez, sıcaktan korunmak için alınabilecek temel önlemleri de sıraladı: Özellikle günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca doğrudan güneş ışığına maruz kalınmamalıdır. Gün boyunca yeterli miktarda su içilmeli ve susuzluk hissi beklenmemelidir; özellikle çocukların ve yaşlıların gün içinde yeterli sıvı alıp almadıkları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Açık renkli, bol ve ince kumaşlardan yapılmış kıyafetler tercih edilmeli, dışarı çıkarken geniş kenarlı şapkalar kullanılmalıdır. Ayrıca, sıcak saatlerde ağır fiziksel aktivitelerden ve yorucu egzersizlerden kaçınılması da alınabilecek önemli tedbirlerdendir.
Sözlerini tamamlarken, aşırı sıcakların yalnızca rahatsız edici bir yaz mevsimi sorunu olmadığını, gerekli önlemler alınmadığında sıvı kaybından sıcak çarpmasına kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Dr. Sönmez, sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemlerde hem korunma tedbirlerine azami dikkat gösterilmesinin hem de sıcak çarpması belirtilerini erken safhada fark etmenin büyük önem taşıdığını hatırlattı.