İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Selçuk ilçesinde hizmete sunulan Selçuk Merkez Yüzey Altı Sulama Damla Sulama Tesisi, daha önce susuzluk nedeniyle kullanılamayan 2 bin dönümlük tarım arazisini yeniden üretime açtı. Yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğündeki bu alanda ayva, nar, şeftali, narenciye ve çeşitli sebzelerin üretimi yaygınlaşırken, modern damla sulama ve ön ödemeli sayaç sistemi sayesinde su kaynaklarının çok daha verimli kullanılması sağlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sürdürülebilir tarımı destekleme ve su kaynaklarını etkin yönetme hedefiyle 2024 yılında tamamladığı bu önemli proje, Selçuk'taki tarımsal üretim dinamiklerini kökten değiştirdi.

Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından toplam 15,5 milyon liralık bir yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte yüksek tuzluluk oranına sahip yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan çiftçiler, artık çok daha kaliteli suya erişim imkanına kavuştu. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile iş birliği içinde yürütülen bu çalışma kapsamında üreticiler, kurulan damla sulama sistemlerini kullanarak ve ön ödemeli sayaçlar aracılığıyla tesisten faydalanmaya başladı. Sulama olanaklarının genişlemesiyle birlikte bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretiminde gözle görülür bir artış yaşanırken, yetiştirilen ürünlerin kalitesinde de belirgin iyileşmeler kaydedildi.

Selçuk'ta Tarımsal Üretim Dönüşüyor

Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sulama ve Tarımsal Üst Yapılar Şube Müdürlüğü'nde görevli ziraat mühendisi Buket Kuyumcu Yücel, tesisin bölgedeki ekim alanlarını önemli ölçüde genişlettiğini vurguladı. Yücel, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu tesisi 2024 yılında tamamlayarak devreye aldık. Tesis hizmete girmeden önce bölgede suya ulaşamayan birçok tarım alanı bulunuyordu. Şimdi bu alanlar düzenli olarak sulanabiliyor ve yeni dikim sahaları oluştu. Özellikle nar üretimi yapan çiftçilerimizin sayısında ciddi bir artış gözlemledekteyiz” şeklinde konuştu. Üreticilerin geçmişte sulama ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla açtıkları sondaj kuyularından karşıladığını belirten Yücel, bu kuyulardaki yüksek tuzluluk oranının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini hatırlattı. Yücel, yeni tesisle birlikte üreticilerin daha kaliteli su kullanmaya başladığını ve kendi kuyularına olan bağımlılıklarının önemli ölçüde azaldığını dile getirerek, “Topraktaki tuzluluk oranında da belirgin bir düşüş kaydettik. Bu olumlu sonuçlar bizi son derece mutlu ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin suya daha kolay ve verimli bir şekilde ulaşabilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar da sulama tesisinin bölgedeki tarımsal üretimi adeta yeniden canlandırdığını ifade etti. Daha önce mera olarak kullanılan alanların şimdi verimli bir şekilde değerlendirildiğini belirten Bayraktar, “Bu arazilere suyun ulaşması, ayva, nar ve narenciye gibi değerli ürünlerin yetişmesine vesile oldu. Başkanımız Cemil Tugay'ın bu konudaki hassasiyeti sayesinde, daha önce suyun ulaşamadığı yaklaşık 2 bin dönümlük atıl arazi, bugün tarıma ve dolayısıyla ekonomimize kazandırıldı” şeklinde konuştu. Artezyen sularındaki yüksek tuzluluğun üretim açısından büyük bir sorun teşkil ettiğini belirten Bayraktar, “Verimli topraklara sahip olmamıza rağmen, bu alanlarda üretim yapmak geçmişte çok zordu. Tesis sayesinde kaliteli suya kavuştuk ve bu sorunu büyük ölçüde aştık. Üretimin artması, tarımın güçlenmesi ve ülke ekonomisine katkı sağlaması hepimiz için büyük bir mutluluk kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

Üreticilerden Memnuniyet: Kalite ve Verim Artışı

Kadın üretici Emel Karahan Erten, yeni su kaynağının kendi bahçesindeki ağaçların gelişimine olumlu yansıdığını belirtti. Geçmiş yıllarda yüksek tuzluluk nedeniyle ağaçların büyümesinde ve meyve veriminde sorunlar yaşadıklarını anlatan Erten, “Bu sene yeni gelen su hattına dahil oldum. İlk gözlemlediğim, ağaçların sürgünlerindeki fark oldu. Meyve kalitesinde geçen seneye kıyasla gözle görülür bir iyileşme hissediyoruz. Üretmek gerçekten çok güzel bir duygu. Bu durumdan son derece mutluyum” dedi. Yarım asırdan uzun süredir Selçuk'ta tarımla uğraşan İlyas Gökçe ise sulama suyunun ürün kalitesi üzerindeki etkisinin önemine dikkat çekti. Tesisin devreye girmesinin ardından ağaçların görünümünde ve meyvelerin kalitesinde belirgin değişiklikler olduğunu söyleyen Gökçe, “Toprak ne kadar sağlam olursa olsun, su kötü olduktan sonra tarlayı verimsizleştirir. Tatlı su, toprağın yapısını bile olumlu yönde değiştiriyor. Meyvelerin kalitesi çok yükseldi, ağaçların rengi yemyeşil oldu. İlaç satıcıları sürekli ilaç atmamızı söyler ama suyun kalitesini sormazlar. Önce su kaliteli olacak ki bahçe de güzel olsun. Ne kadar ilaç kullanırsan kullan, suyun iyi olması esastır” diye konuştu.

Daha önce mera olarak kullanılan arazide iki yıl önce bahçe kuran Ebru Taşpınar, suyun gelmesiyle birlikte üretime başladıklarını dile getirdi. Taşpınar, “Su geldikten sonra hem üretimi artırmak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dikimlerimizi gerçekleştirdik. Daha iki senelik bir bahçemiz var. Normalde burası çorak bir topraktı. Üretime ve çiftçiye verilen bu destek bizi çok mutlu etti” dedi. Üretici Mehmet Taş da sulama imkanının boş arazilerin değerlendirilmesine olanak sağladığını belirterek, “Arazilerimiz daha verimli hale geldi. Boş arazilerimize tatlı su ulaştı. Artık daha sağlıklı meyveler yetiştirebiliyoruz. Meyve bahçeleri oluşturduk, sebze ve meyve ekebiliyoruz. Bu, vatandaşlarımız için çok büyük bir hizmet oldu” ifadelerini kullandı.

Her Damla Su Kontrollü Kullanılıyor

Proje kapsamında toplam 5 bin 757 metre uzunluğunda, farklı çaplarda boru hattı döşendi. S.S. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi'ne ait sondaj kuyusundan saniyede 60 litre debiyle alınan suyun tarım alanlarına ulaştırılması için modern bir damla sulama tesisi kuruldu. Üreticilerin sistemden etkin bir şekilde yararlanabilmesi amacıyla 33 adet hidrant tesis edildi ve bu noktalara ön ödemeli sayaçlar yerleştirildi. Böylece su tüketiminin sıkı bir şekilde kontrol altına alınması, gereksiz kullanımın ve israfın önlenmesi hedeflendi. Basınçlı damla sulama sistemi sayesinde, geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında su tasarrufu sağlanırken, buharlaşma ve sızıntı kaynaklı su kayıpları da önemli ölçüde azaltıldı. Aynı miktarda suyla daha geniş tarım alanlarının sulanmasına ve tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasına imkan tanındı.