İzmir, Türkiye, Almanya ve Yunanistan'dan toplam 31 genci bir araya getiren Avrupa Drama Buluşmaları (European Drama Encounters-EDERED) 2026 Uluslararası Drama Kampı'na ev sahipliği yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çağdaş Drama Derneği'nin iş birliğinde Özdere 100. Yıl Gençlik ve Spor Yerleşkesi'nde düzenlenen bu önemli etkinlik, gençlerin yaratıcı drama atölyeleri aracılığıyla kültürlerarası etkileşim kurmalarını ve ortak hikâyeler oluşturmalarını amaçlıyor. 17 Ağustos'ta sona erecek kamp süresince katılımcılar, hem sanatsal hem de sosyal çeşitli aktivitelere iştirak ediyor.
EDERED, 1982 yılından beri farklı Avrupa ülkelerinde düzenlenmekte olan köklü bir organizasyon olarak biliniyor. Bu yılki İzmir buluşması, gençlerin farklı kültürleri drama sanatı üzerinden deneyimlemesine olanak tanıyor. Kampın temel hedefi, katılımcıların birbirlerinin yaşam deneyimlerini anlamalarını, empati geliştirmelerini ve kültürel çeşitliliğin zenginliğini fark etmelerini sağlamak. İzmirli gençler de Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphaneler Şube Müdürlüğü'ne bağlı kütüphanelerin aktif kullanıcıları olarak bu kampa dâhil oldu. Yabancı dil ve dramaya özel ilgi duyan genç katılımcılar, atölyelerin yanı sıra zengin sosyal ve kültürel programlarla da vakit geçiriyor.
"Dünyanın Kütüphanesi" Temasıyla Ortak Hikayeler
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler Şube Müdürlüğü Sosyal Projeler Şefi Mine Yıldız, bu yılki etkinliğin "Dünyanın Kütüphanesi; Gerisi henüz yazılmadı" teması etrafında şekillendiğini belirtti. Yıldız, "Dünya kütüphanesi" kavramının soyut bir düşünce olduğunu ve her katılımcının kendi özgün hikâyesiyle gelerek, diğer ülkelerden gelen arkadaşlarıyla birlikte yeni bir ortak anlatı oluşturduğu, kültürlerarası etkileşimin yoğun yaşandığı bir kurguyu ifade ettiğini dile getirdi. Kamp çalışmalarının sonunda, 16 Ağustos tarihinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde bir gösteri düzenleneceği bilgisi de paylaşıldı.
Çağdaş Drama Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanı Emel Pektezel ise, bu tür kampların kültürlerarası etkileşim, uluslararası iş birlikleri ve farklı coğrafyalardaki aynı yaş grubundan gençlerin drama aracılığıyla bir araya gelerek aktif öğrenme alanları yaratmasının önemini vurguladı. Pektezel, kampın en değerli çıktısının, katılımcıların getirdiği yaşam deneyimleriyle oluşan ortak öykülerin İzmir'den tüm dünyaya yayılması olduğunu ifade etti. Bu yılki temaya atıfta bulunarak, 10 gün boyunca hikâyenin geri kalanını hep birlikte yazdıklarını aktardı.
Kapsayıcı ve Çok Kültürlü Bir Ortam
Çağdaş Drama Derneği Genel Başkanı ve EDERED Başkanı İhsan Metinnam, kampın son derece verimli geçtiğini ve katılımcıların kısa sürede uyum sağladığını gözlemlediklerini belirtti. Metinnam, gençlerin iş birliği içinde çalışarak ülkelerini en iyi şekilde temsil ettiklerini vurgulayarak İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne katkılarından dolayı teşekkürlerini sundu.
EDERED'in bu yılki sanat yönetmenlerinden İnanç Eti ise, gençlerin sadece drama ve tiyatro faaliyetleriyle değil, aynı zamanda günlük kültürel etkileşimlerle de bir arada olduğunu ifade etti. Eti, katılımcıların her gün sahile inerek kendi ulusal kültürlerini yansıtan etkinlikler düzenlediğini, kamp kapsamında DJ performansı ve sinema gecesi gibi sosyal aktivitelerin de gerçekleştirildiğini aktardı. Üç ülkeden gelen eğitmenler ve her grupta yer alan farklı ülkelerden katılımcılar arasında İngilizce iletişimin sağlandığını belirten Eti, amaçlarının farklı sanatsal bakış açılarını tek bir potada eritmeyi başarmak olduğunu söyledi. Eti, EDERED'in uzun yıllardır süregelen bir gelenek olduğunu ve gelecek yıl da farklı bir ülkede Türkiye'yi temsil etmeye devam edeceklerini ekledi.
Kampın kapsayıcı yapısı da dikkat çekiyor. Görme engelli katılımcı Selinay Erkul, Hasan Ali Yücel Kütüphanesi'ndeki erişilebilir alan sayesinde etkinlikten haberdar olduğunu ve katılım koşullarını inceleyerek kampa dahil olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Erkul, drama oyunları oynadıklarını, duruşlar üzerine çalıştıklarını ve vermek istedikleri mesajı bedenleriyle nasıl daha etkili ifade edebileceklerini öğrendiklerini belirtti. Bu deneyimin kendisi için farkındalık yarattığını ve bedenini daha iyi kullanma becerisi kazandırdığını ifade etti. Erkul aynı zamanda kampta kriz masası sorumlusu olarak görev aldığını ve olası durumlarda hızlı aksiyon alarak süreci yöneteceğini aktardı.
Yunanistan'dan gelen gençlerin grup lideri Makrina Keteoglou, her sabah Türk geleneksel kahvaltısıyla güne başladıklarını, ısınma hareketleri ve workshoplarla devam ettiklerini ve kampta çok güzel vakit geçirdiklerini söyledi. Almanya'dan gelen gençlerin grup lideri Siemke Hanssen ise İzmir'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Alman öğrencilerin iyi hallerini korumak, onlara destek olmak ve daha keyifli bir deneyim sunmak için çalıştıklarını belirtti. Hanssen, bu tür bir ortamın katılımcılara yeni deneyimler kazandırdığını ve öğrenme fırsatları sunduğunu, dolayısıyla kampın "zengin bir kültür" sunduğunu ve hem gençler hem de kendileri için önemli bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.