İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde, kent merkezindeki 88 derede toplam 92 kilometrelik alanda yoğun bir temizlik faaliyeti gerçekleştirildi. Bu operasyonlar sonucunda dere yataklarından 233 bin 584 ton çeşitli malzeme çıkarıldı. Ekiplerin aralıksız sürdürdüğü bu çalışmaların temel amacı, dere yataklarına bırakılan koltuk, buzdolabı gibi büyük hacimli atıklar ile evsel çöplerin yağışlarla birlikte İzmir Körfezi'ne taşınmasını önlemektir. Yıl boyunca devam eden temizlik faaliyetleri, hem dere ekosisteminin korunmasına hem de Körfez'in su kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır.
Dere Yataklarındaki Kirlilik ve Toplumsal Duyarlılık Çağrısı
İZSU ekipleri, İzmir genelinde derelerden Körfez kıyılarına kadar uzanan geniş bir alanda temizlik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Özellikle kent merkezinde yer alan 88 derede, 92 kilometrelik bir uzunluk boyunca gerçekleştirilen bu titiz çalışmalar, dere yataklarından sadece evsel atıkları değil, aynı zamanda koltuk ve buzdolabı gibi oldukça büyük ve çevreye zararlı materyalleri de gün yüzüne çıkarıyor. Ne yazık ki, temizlenen bazı noktalarda kısa bir süre sonra yeniden atık birikiminin gözlemlenmesi, insan kaynaklı kirliliğin boyutunu ve bu konuda toplumsal duyarlılığın artırılması gerekliliğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Dere yataklarına bilinçsizce bırakılan bu atıklar, şiddetli yağışlarla birlikte ana dere kollarına ve nihayetinde İzmir Körfezi'ne taşınarak ciddi bir çevre tehdidi oluşturuyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bu tür atıkların Körfez'e ulaşmasını engellemek amacıyla dere temizliğini düzenli ve kesintisiz bir biçimde devam ettiriyor.
İZSU Dereler Merkez Bölgesi Sorumlusu Hakan Çetinkaya, temizlenen derelerin kısa sürede yeniden atıklarla dolmasının yarattığı hayal kırıklığını dile getirerek, yurttaşlara önemli bir duyarlılık çağrısında bulundu. Çetinkaya, “Bir hafta önce temizlediğimiz bir bölgenin, ne yazık ki bir hafta sonra tekrar atıklarla dolduğunu üzülerek görüyoruz. Şehrimizdeki çöp konteynerleri genellikle boş kalırken, derelerimiz atıklarla dolu. Vatandaşlarımızdan bu konuda daha hassas ve sorumlu davranmalarını rica ediyoruz. Bu atıkların tamamı, yağışlarla birlikte İzmir Körfezi’ne ulaşarak deniz ekosistemine zarar verebilir” ifadelerini kullandı. Bu durum, atık yönetimi konusunda bireysel sorumluluğun ne denli kritik olduğunu gözler önüne sermektedir.
Körfez'in Yaşayan Doğası ve Temizlik Stratejileri
Derelerde insan kaynaklı kirliliğin Körfez'e ulaşmasını engellemeye yönelik çalışmalar devam ederken, kıyılarda biriken doğal materyallerin de ekosisteme zarar vermeden toplanmasına özen gösteriliyor. Rüzgarın ve deniz akıntılarının etkisiyle doğal yaşam alanlarından koparak Bostanlı, Bayraklı ve Alsancak İskele çevresinde yoğunlaşan deniz çayırları, düzenli olarak ekipler tarafından temizleniyor. Bu süreçte, deniz tabanındaki doğal yaşam alanlarına herhangi bir müdahalede bulunulmazken, yalnızca kıyıya ulaşan veya su yüzeyinde yoğunlaşan birikintiler toplanmaktadır. Bu ayrım, doğal döngünün korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Deniz Koruma Şube Müdürlüğü Bölge Sorumlusu Saygın Yörük, deniz çayırlarının bir kirlilik unsuru olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Yörük, deniz çayırlarının oksijen üreterek deniz canlılarına yaşam alanı sağladığını ve deniz tabanını erozyondan koruduğunu vurguladı. Ayrıca, “Körfez’de deniz çayırlarının ve deniz marullarının varlığı, aslında İzmir Körfezi’nin yaşayan, canlı bir deniz olduğunu gösteren çok önemli bir işarettir. Bu durum, Körfez’in ekolojik sağlığı açısından büyük bir değer taşımaktadır” şeklinde konuştu. Yörük, kıyıya ulaşan deniz çayırlarının aşırı yoğunlaşması durumunda deniz tabanına ulaşan güneş ışığının azalabileceğini belirterek, bu nedenle ekiplerin haftanın 7 günü karadan ve denizden sürekli çalışma yürüttüğünü ifade etti. Kıyıdaki birikimler iş makineleriyle, deniz yüzeyindekiler ise özel deniz süpürge gemileriyle toplanıyor. Kara ekiplerinin ve gemilerin erişemediği noktalarda ise amfibik yüzer-gezer araçlar kullanılarak temizlik faaliyetleri tamamlanıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Körfez ve kıyılardan yılda ortalama 1.100 ila 1.400 ton arasında yüzer atık ve doğal materyal topluyor. Bu toplam miktarın yaklaşık yarısını deniz çayırları, deniz marulları ve diğer deniz bitkileri oluşturmaktadır. Saygın Yörük, doğal materyaller ile insan kaynaklı kirliliğin birbirinden kesinlikle ayrılması gerektiğini belirterek, “Gördüğümüz deniz çayırları, aslında yaşayan bir organizmanın bize sunduğu canlı bir tanıktır. Bizim müdahale ettiğimiz tek nokta, deniz ekosistemi için tehdit oluşturabilecek unsurları uzaklaştırmaktır” açıklamasında bulundu. Bu yaklaşım, çevre koruma çalışmalarının bilimsel ve sürdürülebilir bir temelde yürütüldüğünü göstermektedir.