İzmir Doğal Yaşam Parkı, Darıca'da kapanan özel bir hayvanat bahçesinden nakledilen dört gibona ev sahipliği yapmaya başladı. Yeni sakinler arasında 19 yaşındaki erkek Bruno ile 29 yaşındaki dişi Justine adlı beyaz elli gibonlar ve gibon ailesinin en büyük türü olan 24 yaşındaki Savannah ile 8 yaşındaki kızı Mula isimli siamanglar bulunuyor. Uzun kolları sayesinde ağaçlar arasında adeta uçarcasına hareket eden bu kuyruksuz maymunlar, park ziyaretçilerine, özellikle de çocuklara, eşsiz ve renkli anlar yaşatıyor.
Yeni Konukların İzmir'e Yolculuğu
Bu özel misafirlerin İzmir'e gelişi, bölgedeki hayvanat bahçelerinin hayvan refahına yönelik yaklaşımlarının önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 17 yıl önce Kültürpark Hayvanat Bahçesi'nin faaliyetlerine son verilmesinin ardından, doğaya uyum sağlayamayacak durumdaki hayvanlar İzmir Doğal Yaşam Parkı'na taşınarak güvenli bir yaşam alanı bulmuştu. Benzer bir durum, yakın zamanda Darıca'da bulunan özel bir hayvanat bahçesinin kapanmasıyla tekrar yaşandı. İzmir Doğal Yaşam Parkı, bu kapanışın ardından buradaki bazı hayvanların yeni yuvası olarak belirlendi ve gibonlar da bu süreçte İzmir'e getirildi. Bu transfer, hayvanların yaşam kalitesini artırma ve onlara daha doğal bir ortam sunma hedefiyle gerçekleştirildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Serkan Eğrilmez, bu sürece dair açıklamalarda bulundu. Eğrilmez, “17 yıl sonra Türkiye'de bir hayvanat bahçesi daha kapanma kararı aldı. İzmir Doğal Yaşam Parkı olarak, buradaki bazı hayvanları alarak doğal yaşam parkımızın elverişli koşullarıyla buluşturma kararı aldık” ifadelerini kullandı. Eğrilmez ayrıca gibonların parktaki popülaritesine dikkat çekerek, “Çok sevimli ve son derece hareketli canlılar. Ağaçların dalları arasında elleri üzerinde yürüyüp adeta uçarak ilerlemeleri, ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor” şeklinde konuştu.
Gibon Türlerinin Özellikleri ve Parktaki Yaşamları
Parka gelen ziyaretçilerin büyük beğenisini toplayan gibonlar, kendilerine özgü fiziksel özellikleriyle dikkat çekiyor. Özellikle beyaz elli gibonlar, koyu renkli vücutlarına tezat oluşturan açık renkli elleri ve ayakları sayesinde kolayca fark ediliyor. Kuyrukları bulunmayan bu çevik canlılar, uzun kolları sayesinde dallar arasında şaşırtıcı bir hız ve ustalıkla hareket edebiliyorlar. Bu özellikleri onlara, doğal ortamlarında hayatta kalma ve besin bulma konusunda önemli avantajlar sağlıyor.
Gibon ailesinin en büyük türü olan siamanglar ise farklı bir etkileyici özelliğe sahip. Boğazlarının altında bulunan özel ses kesesini şişirerek oldukça güçlü ve yankılanan sesler çıkarabilme yetenekleri bulunuyor. Bu sesler, hem kendi aralarındaki iletişimi sağlamak hem de bölgelerini işaretlemek için kullanılıyor. Parktaki Bruno, Justine, Savannah ve Mula adındaki dört gibon, günlerinin büyük bir bölümünü ağaçların tepelerinde, dallar arasında sallanarak ve oynayarak geçiriyor. Bu enerjik ve doğal davranışlar, özellikle çocukların ilgisini çekerek onlara doğa ve hayvanlar hakkında değerli gözlem fırsatları sunuyor. İzmir Doğal Yaşam Parkı, bu yeni misafirleriyle birlikte, tür çeşitliliğini artırırken, aynı zamanda ziyaretçilerine doğal yaşamın farklı yüzlerini sergilemeye devam ediyor.