İzmir Doğal Yaşam Parkı'nın yaklaşık 6 tonluk heybetli sakini Winner, 24. yaş gününü kendisi için hazırlanan özel bir bakımla kutladı. Dünyada nesli tükenme tehlikesi altında bulunan Asya fillerinden olan Winner, eşi Begümcan ve yavruları İzmir, Deniz ve Ege ile birlikte Türkiye'nin tek fil ailesini oluşturuyor. Bu özel gün vesilesiyle ayakları özenle yıkanan, tırnakları titizlikle temizlenip kontrol edilen Winner'ın bakımında, yıllardır kendisiyle ilgilenen veteriner hekimler ve bakıcılarla kurduğu özel bağ dikkat çekti. Ekip, fil ailesinin sağlığı ve mutluluğu için her birini kendi evlatları gibi özenle takip ediyor.

18 Ağustos 2002 tarihinde İsrail'deki Ramat Gan Hayvanat Bahçesi'nde dünyaya gelen Winner, 2008 yılında İzmir'e getirilmişti. Parkın en özel sakinlerinden biri olarak kabul edilen Winner, doğum gününde yine büyük ilgi odağı oldu. Bu özel bakım süreci, Winner'ın bakıcı ekibiyle olan uyumunu ve karşılıklı güvene dayalı ilişkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Özel Bakım ve Ekip Uyumunun Önemi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı'nda görevli Veteriner Hekim Duygu Aldemir, fil bakımının büyük bir özveri ve dikkat gerektirdiğini vurguladı. Aldemir, Türkiye'nin tek fil ailesine sahip olmanın getirdiği sorumluluğun farkında olduklarını ve bu hayvanların bakımının oldukça meşakkatli olduğunu belirtti. Bakıcı arkadaşların her bir fille bireysel olarak ilgilendiğini ifade eden Aldemir, özellikle doğum günlerinde filler için daha özel bir ilgi gösterildiğini ve fillerin de bu durumdan oldukça keyif aldığını aktardı.

Veteriner Hekim Duygu Aldemir, “Türkiye’nin tek fil ailesine sahibiz. Onların bakımı tabii ki meşakkatli. Bakıcı arkadaşlarımız onlarla bireysel olarak ilgileniyor. Özellikle doğum günlerinde onlara özel ilgi gösteriyoruz. Kendileri de bundan çok hoşlanıyor” şeklinde konuştu.

Fillerin ayaklarının sağlığının korunması için haftada iki kez kontrol edildiğini belirten Aldemir, bakım esnasında fillerin de ekiple uyum içinde hareket ettiğini dile getirdi. Ayakların tek tek kontrol edildiğini, tırnak aralarındaki kirlerin temizlenerek dezenfeksiyon işlemlerinin yapıldığını söyleyen Aldemir, fillerin sağlıklı olmasının kendileri için büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Fil Ailesinin Bireysel Hikayeleri ve Aile Bağları

Dışarıdan bakıldığında birbirine benzeyen fillerin, onları yıllardır tanıyan bakım ekibi için hiç de aynı olmadığını belirten Aldemir, her filin kendine özgü özelliklere sahip olduğunu ifade etti. Kemik yapılarında, boylarında, tüylerinde ve hortum renklerinde farklılıklar bulunduğunu, tüm detaylarını bildiklerini hatta uzaktan hareketlerinden bile hangi filin kim olduğunu anlayabildiklerini anlattı.

Aldemir, “Biz fillerimizi kolaylıkla tanıyabiliyoruz. Dışarıdan biri baktığında hepsi birbirinin aynısı gibi görünüyor ama bizim için öyle değil. Kemik yapılarında, boylarında, tüylerinde, hortum renklerinde farklılıklar var. Bütün detaylarını biliyoruz. Hatta bazen uzaktan hareketlerinden bile hangisinin kim olduğunu anlayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Fillerle çalışırken empati kurmanın çok kritik olduğunu vurgulayan Aldemir, onların davranışlarını yakından takip ederek ne hissettiklerini anlamaya çalıştıklarını söyledi. Amaçlarının, İzmir Doğal Yaşam Parkı'nda fillerin gerçekten mutlu bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirten Aldemir, davranışlarında bir anormallik gördüklerinde hemen kaynağını çözmeye çalıştıklarını ifade etti. Sekiz yaşında bir çocuğu olduğunu dile getiren Aldemir, fil ailesine duydukları sevgiyi, onlara evlatlarına verdikleri gibi en iyi bakımı vermekle sorumlu olduklarını belirterek dile getirdi. Fillerle göz teması kurup iletişim kurduklarında büyük mutluluk yaşadıklarını, onların isteklerini anlayıp cevap verdiklerinde ve fillerin de sevinçlerini gösterdiğinde çok mutlu olduklarını vurguladı.

Winner ve Begümcan'ın ailesi yıllar içinde İzmir'de büyüdü. 1996 doğumlu Begümcan, 1998 yılında İzmir'e gelmişti. Çiftin ilk yavrusu İzmir 2011'de, Deniz 2014'te dünyaya gelirken, ailenin en küçük üyesi Ege ise 2021'de dünyaya gözlerini açtı. Bu özel aile, İzmir Doğal Yaşam Parkı'nın en değerli miraslarından biri olarak korunmaya devam ediyor.