Son yıllarda kalp kapağı rahatsızlıklarının görülme sıklığında belirgin bir artış kaydediliyor. Eskiden çoğunlukla 65 yaş ve üzeri bireylerde ihtiyaç duyulan kalp kapağı değişimi operasyonları, günümüzde daha genç yaş gruplarında da gündeme gelebiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, hem dünya genelinde hem de Türkiye'de kalp kapağı hastalıklarının yaygınlaşmasında, modern tıp teknolojileri sayesinde uzayan yaşam süresi ve yaşlı nüfusun artışının yanı sıra, çağdaş yaşamın beraberinde getirdiği bazı zararlı alışkanlıkların temel faktörler olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Taşar, bu tür alışkanlıkların kalp kapaklarının yapısını doğrudan olumsuz yönde etkilediğini vurguladı.
Kalp Kapağı Hastalıklarının Yaygın Belirtileri ve Risk Faktörleri
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapağı rahatsızlıklarında en sık karşılaşılan semptomları detaylandırdı. Özellikle yürüyüş yaparken, merdiven çıkarken veya herhangi bir fiziksel aktivite sırasında başlayıp dinlenmekle azalan nefes darlığı, çabuk yorulma hali, genel halsizlik, kalp çarpıntısı, eforla gelen ve dinlenince geçen göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma atakları ve bacaklarda oluşan ödem (şişlik) bu belirtiler arasında yer alıyor. Doç. Dr. Taşar, bu tür belirtilerin herhangi biriyle karşılaşılması durumunda vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini önemle belirtti.
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapaklarına zarar veren altı temel hatalı alışkanlığı açıklayarak, tedavi süreçlerindeki ameliyatsız yaklaşımlara değindi ve önemli uyarılarla önerilerde bulundu:
- Sigara: Damar duvarlarına ciddi zararlar vererek kireçlenmeyi hızlandırır. Özellikle aort kapağının daralması ve sertleşmesinde en büyük tetikleyicilerden biridir.
- Yetersiz ağız ve diş hijyeni: Düzenli olarak fırçalanmayan dişler ve diş eti enfeksiyonları, bakterilerin kan dolaşımına karışmasına yol açar. Bu bakteriler, doğrudan kalp kapakçıklarına yerleşerek ölümcül olabilen enfektif endokardit (kalp kapağı iltihabı) hastalığına neden olabilir.
- Kötü beslenme ve yüksek kolesterol: Doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan zengin bir diyet, damarlarda olduğu gibi kalp kapaklarında da lipid (yağ) birikimine ve erken kireçlenmeye zemin hazırlar.
- Hareketsiz (sedanter) yaşam: Düzenli egzersiz yapmamak; obezite, diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkların gelişimini destekler. Bu hastalıklar, kalp kapaklarına binen mekanik yükü ve stresi artırarak yapısal bozukluklara yol açar.
- Boğaz enfeksiyonlarını ihmal etmek: Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde gelişen beta mikrobu (A grubu streptokok) enfeksiyonlarının hekim kontrolünde antibiyotiklerle tedavi edilmemesi, ilerleyen yıllarda romatizmal kalp kapağı hastalığına dönüşme riskini taşır.
- Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona (hipertansiyona) neden olur. Kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon, sol karıncık içindeki basıncı artırarak aort kapağını ve mitral kapağı sürekli zorlar, bu da erken yıpranmalarına ve kapaklarda kaçak oluşumuna yol açar.
Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri Umut Vadediyor
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, günümüz tıp uygulamalarında açık kalp ameliyatına alternatif olarak geliştirilen ve göğüs kafesi açılmadan, genellikle kasık damarlarından girilerek gerçekleştirilen modern tedavi yöntemlerinin, hastalar için düşük komplikasyon riski, yüksek konfor ve hızlı bir iyileşme süreci sağladığını vurguluyor. Bu girişimsel işlemlerden sonra hastalar, genellikle tedbir amaçlı bir veya iki gece gözlem altında tutulduktan sonra, ikinci veya üçüncü gün yürüyerek taburcu olabilmektedir.
Doç. Dr. Taşar, açık ameliyatlarda görülen aylarca sırtüstü yatma veya korse takma zorunluluğunun bu yöntemlerde bulunmadığını, evdeki bir-iki haftalık iyileşme döneminde hastaların kişisel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabildiklerini belirtti. Bu süreçte doktorun önerilerine titizlikle uyulmasının önemine dikkat çekti.
Modern Girişimsel Tedavi Yöntemleri:
- TAVI (Transcatheter Aortic Valve Implantation): Kasık atardamarından ilerlenerek daralmış aort kapağına biyoprotez kapak yerleştirilmesi işlemidir.
- MitraClip: Ciddi mitral kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların özel bir klips yardımıyla birbirine tutturulmasıdır.
- TMVR (Transkateter Mitral Kapak Replasmanı): Mitral kapağın kateter yoluyla değiştirilmesidir. Daha önce biyolojik kapak takılmış hastalarda, yeni kapağın eski kapağın içine yerleştirilmesi şeklinde uygulanabilir.
- Balon Valvüloplasti: Daralmış bir kalp kapağının (özellikle mitral kapağın), kasıktan gönderilen bir balonun şişirilmesiyle genişletilmesi işlemidir.
- Transkateter Bicaval Kapak Replasmanı (Tricvalve): İleri derecede triküspit kapak yetmezliği durumunda, üst ve alt ana toplardamarların kalbe girişine biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
- TriClip: Ciddi triküspit kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların birbirine özel bir mandal yardımıyla tutturulmasıdır.