Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, korneanın ilerleyici bir şekilde incelmesi ve öne doğru sivrilmesiyle karakterize keratokonus hastalığına dikkat çekerek, erken dönemde yapılan teşhis ve tedavinin kornea nakli ihtiyacını önemli ölçüde azaltabileceğini vurguladı. Dünyagöz Etiler Hastanesi'nden Prof. Dr. Kubaloğlu, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan görme bozukluklarında keratokonus olasılığının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Ülkemizdeki kornea nakli başvurularının üçte birinin keratokonus hastalarından oluştuğunu belirten uzman, hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çapraz bağlama tedavisinin erken evrelerde yüksek başarı oranı sunduğunu dile getirdi.
Keratokonus Nedir ve Belirtileri Nelerdir?
Keratokonus, gözün ön yüzeyindeki saydam tabaka olan korneanın yapısının bozulması sonucu incelmesi ve koni şeklinde öne doğru bombelenmesiyle ortaya çıkan ilerleyici bir hastalıktır. Bu durum, kornea yüzeyinde düzensiz astigmatizmaya yol açarak ışık kırma kusurlarına ve nesnelerin bulanık görülmesine neden olur. Prof. Dr. Kubaloğlu, hastalığın ilk olarak görme kalitesini etkilediğini ve genellikle çocukluk ile ergenlik döneminde belirtiler göstermeye başladığını ifade etti.
Sık Göz Ovuşturma Alışkanlığına Dikkat: Uzmanlar, özellikle kaşıntı nedeniyle göz ovuşturma alışkanlığının kornea dokusunda incelmeye ve sivrilmeye yol açarak keratokonusun ilerlemesine katkıda bulunabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Başlangıçta hastalar astigmatizmaya bağlı bulanık görmeden şikayet ederken, tanı ve tedavi geciktiğinde gözlüklerle dahi net görülemeyen ciddi görme kayıpları yaşanabilir.
Prof. Dr. Kubaloğlu, ailelerin dikkat etmesi gereken keratokonus belirtilerini ise şu şekilde sıraladı:
- Sık göz ovuşturma
- Gözlüklerle net görememe
- Gözlük numarasında hızlı ve belirgin değişim
- Gözler arasında belirgin numara farkı
- Hızla gelişen astigmat
- Gece sürüş zorluğu yaşama
- Cisimleri gölgeli görme
- Yeni gözlüklerle rahat edememe
Tanı ve Tedavi Yöntemleri: Çapraz Bağlama ve Ötesi
Keratokonus tanısında düzenli takip ve detaylı göz muayenesi kritik öneme sahiptir. Prof. Dr. Kubaloğlu, kornea tomografisi ile birlikte yapılacak kapsamlı göz muayenesinin hastalığın evresini ve ilerleme durumunu belirlemede şart olduğunu belirtti. Erken teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmak amacıyla uygulanan tedavilerden çok başarılı sonuçlar alındığı vurgulanmaktadır.
Çapraz Bağlama (Cross-linking) Tedavisi
Hastalığın ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kubaloğlu, keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, ilerlemeyi durdurmak için çapraz bağlama (cross-linking) tedavisinin uygulandığını ifade etti. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde daha hızlı ilerleyebilen keratokonusta, korneadaki kollajen liflerinin güçlendirilmesini amaçlayan bu yöntem, korneanın daha fazla incelmesini ve şekil bozukluğunun ilerlemesini kontrol altına almayı hedefler. Ancak bu uygulamanın hastalığı tamamen ortadan kaldırmayabileceği veya mevcut göz numarasını sıfırlamayabileceği, dolayısıyla hastaların gözlük veya kontakt lens kullanmaya devam etmesi gerekebileceği unutulmamalıdır.
Görme Kalitesini Artırıcı Diğer Seçenekler
Görmeyi artırmak amacıyla keratokonusta farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Düzensiz astigmatizma nedeniyle standart gözlüklerin yetersiz kaldığı durumlarda, hastanın kornea yapısına özel sert veya hibrit lensler kullanılabilir. Gözlük ve kontakt lenslerle yeterli görme elde edilemeyen ileri olgularda ise kornea içi halka uygulamaları, kornea topografi kılavuzlu lazer tedavileri veya en ileri evrelerde kornea nakli seçenekleri gündeme gelebilir. Hangi yöntemin tercih edileceği, kornea kalınlığı, hastalığın derecesi, ilerleme durumu ve hastanın görme ihtiyacı gibi faktörler birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Prof. Dr. Kubaloğlu,