Nesli tehlike altında bulunan küçük akbaba (Neophron percnopterus) popülasyonunun sürdürülebilirliği amacıyla, Balkanlar ile Afrika arasında gerçekleştirilen göç rotasında büyük ölçekli bir koruma programı başlatıldı. Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre tür, 'Nesli Tehlike Altında' kategorisinde yer alırken, sonbahar aylarında Balkan Yarımadası'ndan Afrika kıtasına yapılan 5.000 kilometreyi aşan bu zorlu yolculuk, kuşlar için ciddi hayati tehditler barındırıyor. Bu kapsamda; yasadışı zehirli yem kullanımı, illegal avlanma, güvenli olmayan elektrik direklerinde yaşanan elektrik çarpmaları ve Afrika'nın bazı bölgelerindeki geleneksel inançlara dayalı uygulamalar, türün düşüşünde başlıca nedenler olarak öne çıkıyor.

Balkanlar'daki Durum ve Türkiye'nin Kritik Rolü

Geçmişte Balkanlar genelinde geniş bir alana yayılan küçük akbaba popülasyonu, günümüzde yalnızca sınırlı sayıda ülkede varlığını sürdürebilmiştir. Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk'ta toplamda yaklaşık 50 üreyen çift kaldığı tahmin edilmektedir. Yirmi yılı aşkın süredir devam eden düşüş eğiliminin ardından son yıllarda Balkan popülasyonunda durağanlık işaretleri görülürken, Bulgaristan'daki birey sayısında artış gözlenmesi, koruma kuruluşları, resmi kurumlar ve yerel topluluklar arasındaki iş birliğinin olumlu sonuçları olarak değerlendiriliyor.

Balkanlardaki hassas tabloya paralel olarak Anadolu, küçük akbabalar için hayati bir sığınak niteliği taşıyor. Avrupa'daki en büyük popülasyonlardan birine ev sahipliği yapan Türkiye'de yaklaşık 1.500 ile 3.000 çiftin ürediği hesaplanıyor. Tür, küresel ölçekte nesli tehlike altında olsa da Türkiye hem ana üreme alanı hem de Doğu Avrupa ile Afrika arasındaki kritik göç geçiş koridoru konumunda bulunuyor.

Eğitim, İzleme ve Altyapı İyileştirmeleri

'Küçük Akbabalar Yaşasın!' projesi kapsamında, Mersin, Hatay, Ankara ve Trakya gibi önemli göç güzergahlarında faaliyet gösteren yerel paydaşlara yönelik eğitimler düzenlenecek. En az 100 katılımcının katılacağı bu eğitimlerin yanı sıra, zehirlenme vakalarına müdahale kapasitesini artırmak maksadıyla 120 veteriner hekim ve 75 atık sahası personeline özel eğitimler verilecek. Etiyopya ve Yunanistan'da elektrik çarpması riskinin azaltılması, avlanma baskısının düşürülmesi ve güvenli besin temini adına somut adımlar atılırken, Afrika'daki inanç temelli zulmün önüne geçmek için toplum liderleri ve geleneksel hekimlerle diyalog kurulması hedefleniyor.

Koruma çalışmalarının teknik altyapısı güçlendirilecek. Bulgaristan ve Yunanistan'da Avrupa hayvanat bahçelerinde yetiştirilen veya yaban hayatından kurtarılan en az 40 küçük akbaba doğaya salınacak. Kuşların takibi için kullanılacak GPS vericileri, koruma ekiplerinin sınır ötesi hareketleri izlemesine, yüksek ölüm riski taşıyan noktaları tespit etmesine ve gerekli durumlarda müdahale etmesine olanak tanıyacak. Ayrıca, 4.000'den fazla öğrenci, öğretmen ve doğa gönüllüsüne yönelik eğitimlerle farkındalık artırılacak.

Saha Çalışmaları ve Gelecek Hedefler

Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Dr. Şafak Arslan'ın açıklamalarına göre, Türkiye'de elektrik direği izolasyon çalışmaları 2022 yılında başlamış ve Mersin, Adana ve Ankara'da belirlenen hatlarda tamamlanmıştır. 2028 yılının sonuna kadar Trakya'dan Doğu Akdeniz'e uzanan göç yollarında 5.000 elektrik direğinin izole edilmesi planlanmaktadır. Kolluk kuvvetleri ve gümrük görevlilerine verilecek eğitimlerle yasağı öldürmeyle mücadele desteklenirken, 2027 yılında İstanbul'da düzenlenecek Küçük Akbaba Göç Yolu Zirvesi ile bölgesel iş birliği güçlendirilecek. 2031 yılına kadar sürecek olan bu stratejik program, türün korunması için uzun vadeli bir çözüm üretmeyi amaçlıyor.