İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen LOGISTECH - 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, taşımacılık sektöründe sürdürülebilir dönüşüm ve karbonsuzlaşma hedeflerini öne çıkardı. Fuar kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde, özellikle biyoyakıt teknolojileri ve bu alandaki uluslararası düzenlemelerin sektöre etkileri geniş bir katılımla tartışılırken, gençler ve sektör profesyonelleri geleceğin yakıt çözümleri için bir araya geldi. Etkinlikler, sektörün karbonsuzlaşma yol haritasına ışık tutarken, biyoyakıtların potansiyeli ve Türkiye'nin bu alandaki rolü detaylı bir şekilde değerlendirildi.

Biyoyakıt Çözümleri İçin DEKATHON 2026

Fuarın önemli bileşenlerinden biri olan DEKATHON 2026, bu yıl “Yeni Nesil Biyoyakıt Çözümleri” temasıyla genç beyinleri ve sektör liderlerini buluşturdu. İZFAŞ’ın katkıları, DB Tarımsal Enerji ve DEPARK iş birliğiyle hayata geçirilen DEKATHON, geçen yıl ulaşımda karbonsuzlaşma odaklı olarak ilk kez düzenlenmişti. Bu yılki etkinlikte öğrenciler, girişimciler ve sektör temsilcileri, biyoyakıt teknolojilerine dair yenilikçi fikirler geliştirmek üzere bir araya geldi. Katılımcılar, DB Tarımsal Enerji standında fikir geliştirme çalışmaları yaparak, alandaki girişimlerin desteklenmesi için atılacak adımları ele aldılar.

DEKATHON programı kapsamında iş modeli geliştirme çalışmaları, uzman bilgilendirmeleri ve firmalar ile öğrenciler arasında görüşmeler gerçekleştirildi. Yaşar Üniversitesi Bilgi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin desteğiyle Ar-Ge projeleri, patent veri tabanları, sınai mülkiyet hakları ve proje yönetimi gibi kritik konularda bilgilendirme oturumları düzenlendi. DEKATHON 2026’da yarışan takımlar; hammadde izlenebilirliği, kaynak verimliliği, biyoteknoloji ve sürdürülebilir tarım gibi yedi farklı çalışma alanında çözüm üretme potansiyellerini sergilediler. Fuarın ardından yapılacak ön eleme sonucunda seçilecek 10 takım, çevrim içi mentörlük görüşmeleriyle finale hazırlanacak. Final aşaması, 22 Ekim tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Yerleşkesi’ndeki DEPARK BAMBU Girişimcilik Merkezi’nde sekiz saatlik bir ideathon ve jüri değerlendirmesiyle gerçekleşecek ve ilk üç takım belirlenecek. Ayrıca, DEKATHON 365 yaklaşımıyla proje takibi yarışma sonrasında da devam edecek; DEPARK, takımları uygun destek programlarına yönlendirirken, projelerin prototip geliştirme ihtiyaçları DB Tarımsal Enerji ve ilgili firmalarla iş birliği içinde değerlendirilecek.

Türkiye'nin Rekabet Gücü ve Regülasyonlar

LOGISTECH Fuarı’nda “Ulaşımda Karbonsuzlaşma ve Türkiye’nin Rekabet Gücü: Regülasyonlardan Fırsatlara” başlıklı bir söyleşi de gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Biyokütle Enerji Sistemleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Günnur Koçar’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, sektörün önde gelen isimleri değerli görüşlerini paylaştı. Konuşmacılar arasında Arkas Bunker Sürdürülebilirlik Müdürü Erdinç Altun, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Enerji Uzmanı Hasan Emrah Çelebioğlu ve Biyoyakıt Sanayi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı yer aldı.

Arkas Bunker Sürdürülebilirlik Müdürü Erdinç Altun, denizcilik sektöründe yeşil enerji, metanol ve biyoyakıt gibi alternatif yakıtların kullanımının hızla yaygınlaştığını vurguladı. Altun, Türkiye’de biyoyakıt kullanan gemilerin mevcut olduğunu belirterek, armatörlerin bu geçiş sürecindeki en büyük endişelerinden birinin motor güvenliği olduğunu ifade etti. Kendi deneyimlerine dayanarak, “Gemi sahipleri en çok ‘Motoruma bir şey olur mu?’ diye soruyor. Bizim biyoyakıt kullanan gemilerimiz var ve bugüne kadar hiçbir sorun yaşamadık” diyerek bu çekinceleri gidermeye yönelik güven verdi. Biyoyakıt kullanımında sadece teknik uygulamaların değil, yakıtın üretiminden son kullanımına kadar tüm emisyonların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Altun, uluslararası sertifikasyon süreçlerinin güçlendirilmesinin önemini dile getirdi.

EPDK Enerji Uzmanı Hasan Emrah Çelebioğlu, Avrupa Birliği düzenlemelerinin sürdürülebilir yakıtlara olan talebi artırdığına dikkat çekti. Çelebioğlu, Türkiye’nin stratejik coğrafi konumunun bu bağlamda önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, “Türkiye, özellikle Süveyş Kanalı üzerinden geçen gemiler için önemli bir yakıt ikmal merkezi olma potansiyeline sahip” dedi. Sürdürülebilir yakıt ekosisteminin hammadde, pazar, üretim, teknoloji ve sertifikasyon başlıklarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Çelebioğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda ortak bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu ve bu konuda sektörlerin ortak bir iletişim dili oluşturmasının elzem olduğunu ifade etti.

Biyoyakıt Sanayi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı ise biyoyakıtların ulaşım sektöründeki dönüşüm sürecini hızlandırabileceğini belirtti. Borovalı, “Kara, hava ve deniz taşımacılığında mevcut motor teknolojileriyle kullanılabilen ‘drop-in’ yakıtlar, yeni yakıtlara geçişi kolaylaştırıyor. Türkiye’nin sahip olduğu atık ve biyokütle kaynakları da bu alanda önemli bir hammadde potansiyeli oluşturuyor” şeklinde konuştu. Biyoyakıt üretiminde atıkların değerlendirilmesinin kritik olduğuna değinen Borovalı, biyorafineri yaklaşımının önemine dikkat çekti. “Bir ürün üretirken ortaya çıkan atıkları da başka ürünlere dönüştürebildiğimiz çoklu bir üretim modeline geçiyoruz. Atığın kaynağında belirlenmesi, toplanması ve ayrıştırılması bu sistemin en önemli aşamalarından biri” ifadelerini kullandı. Ayrıca, sürdürülebilir üretimde su ve enerji verimliliğinin de büyük önem taşıdığını belirten Borovalı, “Artık yalnızca ne kadar enerji ürettiğimize değil ne kadar su ve enerji tükettiğimize de bakıyoruz. Enerjiyi daha fazla üretmek kadar mevcut enerjiyi korumak ve verimli kullanmak da önemli” diyerek sözlerini tamamladı.