Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kamuoyunda Batı Gelişim Bölgesi olarak bilinen “Ekokent” planlarının yaklaşık 18 aydır onaylanmayı beklediğini belirterek, sürecin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Başkan Özdemir, İmar Kanunu'nun ilgili maddelerine göre 3 ay içinde karara bağlanmayan planların otomatik olarak onaylanmış sayılacağını hatırlatarak, Nilüfer Belediyesi olarak yasal yetkilerini kullanarak bu planı önümüzdeki hafta askıya çıkaracaklarını açıkladı. Bu karar, bölgenin acil ulaşım ve kentsel gelişim gereksinimlerini karşılama amacı taşıyor.

Başkan Şadi Özdemir, “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” etkinliği kapsamında Fadıllı Mahallesi'nde yer alan NİLBEL Leylek Kafe & Restoran’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıya, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve NİLBEL Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Baykal da katıldı. Buluşmada, kentin genel imar planları, çevre sorunları, sanayinin yarattığı baskı ve ulaşım projeleri gibi önemli konular ele alındı. Ancak toplantının ana gündem maddesi, uzun süredir çözüme kavuşmayı bekleyen “Ekokent” projesi oldu.

Ekokent Sürecinin Geçmişi ve Gecikme Nedenleri

Ekokent projesinin tarihi, 2012 yılına kadar uzanan ve yaklaşık 15 yıldır devam eden kapsamlı bir gelişim süreci olarak öne çıkıyor. Başkan Özdemir, geçmiş dönemlerde hazırlanan planların, mahkeme tarafından sadece üç parseldeki yol düzenlemesi gerekçesiyle iptal edildiğini belirtti. Bu eksikliğin giderilmesi amacıyla Nilüfer Belediye Meclisi'nin oy birliğiyle teknik düzenlemeleri tamamlayarak planı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ilettiğini ifade etti. Ancak, bu tarihten itibaren planın yaklaşık 18 aydır Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bekletildiğini dile getiren Şadi Özdemir, bu gecikmenin gerekçelerini değerlendirdi.

Başkan Özdemir, planın Büyükşehir Belediyesi'ne ulaşmasından bu yana “yoğunluğu düşürelim” veya “yeşil alanları kaydıralım” gibi gerekçelerle bekletildiğini aktardı. Bu tür değişikliklerin sıfırdan bir plan hazırlanırken makul olabileceğini ancak mevcut durumda 15 yıllık kazanılmış haklar ve bölgede alım-satım yapmış mülk sahipleri bulunduğunu vurguladı. Özdemir, emsal değerlerinin düşürülmesinin ciddi hak kayıplarına yol açacağını, bunun da yeni davalar silsilesini başlatarak kente fazladan 5 yıl daha kaybettireceğini ifade ederek, artık zaman kaybetme lükslerinin kalmadığının altını çizdi.

Yasal Dayanak ve Bölgesel Etkileri

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, planın gecikmesinin bölgedeki ulaşım ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, İmar Kanunu'nun ilgili maddelerine dikkat çekti. Kanunun çok açık olduğunu belirten Özdemir, ilçe belediyelerinden gelen imar planı kararlarının büyükşehir belediye meclisi tarafından 3 ay içinde üst ölçekli planlara uygunluk açısından incelenmesi gerektiğini ve bu süre içinde karara bağlanmayan planların onaylanmış sayıldığını hatırlattı. Dosyanın her ay komisyona yeniden havale edilerek bu yasal sürenin arkasından dolanılamayacağını ifade eden Başkan Özdemir, 18 aydır bekleyen bu plan için kanunun kendilerine verdiği yetkiye dayanarak önümüzdeki hafta planı onaylanmış kabul edip askıya çıkaracaklarını kesin bir dille duyurdu.

Ekokent planlarının askıda kalmasının sadece arsa sahiplerini değil, aynı zamanda bölgedeki mevcut yerleşim alanlarını da kilitlediğini dile getiren Başkan Özdemir, özellikle 30 Ağustos Zafer, Kayapa ve Hasanağa hatlarındaki nüfus artışına dikkat çekti. Bölgede yaşayan on binlerce vatandaşın her sabah dar yollarda trafik çilesi çektiğini vurgulayan Özdemir, kadastro yollarının kamulaştırma davalarıyla genişletilmesinin yıllar alacağını, bu nedenle ana arterlerin açılabilmesi için Ekokent planının ivedilikle yürürlüğe girmesinin hayati önem taşıdığını kaydetti.

Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer topraklarının sadece yüzde 25'lik kısmının yerleşim, sanayi ve ticarete ayrıldığını, kalan büyük bölümünün tarım ve orman alanı olduğunu belirterek, kentin üzerindeki çevre ve sanayi yüküne de değindi. Sanayileşmeye karşı olmadıklarını ancak verimli tarım topraklarının sanayiye açılmasına karşı çıktıklarını ifade eden Özdemir, TEKNOSAB gibi projelerin Karacabey ovasında yarattığı baskıyı eleştirdi. Ayrıca, Osmangazi, Yıldırım, Kestel ve Gürsu gibi diğer ilçelerde de yeni yaşam, kültür ve cazibe alanları oluşturulması gerektiğini, böylece Nilüfer üzerindeki aşırı göç ve konut yükünün dengelenebileceğini sözlerine ekledi.