Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde hayatını kaybedenleri anmak üzere Osmangazi Meydanı'nda özel bir program düzenledi. Depremin ilk saatlerinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlikte, Marmara Depremi'nde yaşamını yitiren 18 binden fazla vatandaş saygıyla anıldı ve deprem gerçeğine karşı toplumsal bilinç düzeyinin artırılması gerektiği vurgulandı.

Anma töreni, depremin meydana geldiği saatin yıl dönümünde, erken saatlerde saygı duruşuyla başladı. Ardından, programa katılan protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş, arama kurtarma ekipleri tarafından meydanda kurulan çadırları ziyaret etti. Bu ziyaretler sırasında, ekiplerin olası bir afete hazırlık çalışmaları ve müdahale kapasiteleri hakkında detaylı bilgiler alındı, böylece hem ekiplerin önemi hatırlatıldı hem de vatandaşların farkındalığı pekiştirildi.

Deprem Değil, Güvenli Olmayan Yapılar Öldürür Vurgusu

Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, programda yaptığı konuşmada, 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02'de Marmara Bölgesi'nde hayatın adeta durduğunu ifade etti. Sakallı, o gece yaşanan büyük felaketin, ülkenin yakın tarihindeki en yıkıcı doğal afetlerden biri olarak hafızalara kazındığını belirtti. "Bu büyük felakette 17 binden fazla yurttaşımız hayatını kaybetti," diyen Sakallı, yaşamını yitiren tüm vatandaşları rahmet ve saygıyla andıklarını dile getirdi. Konuşmasında, "Bir daha böylesi acılar yaşamamak için deprem değil, dayanıksız ve çürük binaların öldürdüğünü asla unutmamalıyız," sözleriyle dayanıklı yapılaşmanın hayati önemine dikkat çekti. Sakallı, depreme dirençli kentler inşa etmenin ve güvenli yapılaşmayı sağlamanın her bireyin ve kurumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Yerel Yönetimlerin Deprem Hazırlığındaki Rolü

Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Recep Çohan ise 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin derin izler bıraktığını ve o gün her şeyin durduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. Çohan, deprem gerçeğinin asla unutulmaması gerektiğini ve her an olacakmış gibi hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti. "Deprem değil, binalar öldürür" ilkesini yeniden vurgulayan Çohan, yerel yönetimlerin bu konudaki görevlerini detaylandırdı. Buna göre, yapıların sağlam ve güvenli bir şekilde inşa edilmesini sağlamak, kentlerin planlı bir gelişim göstermesini temin etmek ve halkı deprem anında nasıl davranılması gerektiği konusunda bilinçlendirmek, yerel yöneticilerin asli sorumlulukları arasında yer alıyor. Başkan Yardımcısı Çohan, depremde yaşamını yitiren tüm yurttaşlara Allah'tan rahmet dileyerek, ülkenin bir daha böylesi büyük bir felaketle karşılaşmamasını temenni etti. Bu tür anma etkinliklerinin, geçmişten ders çıkararak geleceğe daha güvenli adımlarla ilerlemek adına büyük önem taşıdığı kaydedildi.