Siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketi Kaspersky tarafından yapılan küresel bir araştırma, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) siber tehditlere karşı ne denli savunmasız olduğunu gözler önüne serdi. Rapora göre, Türkiye'deki KOBİ'lerin yüzde 58'i son bir yıl içerisinde en az bir siber saldırıya uğradı. Bu çarpıcı veri, siber suçluların artık sadece büyük kurumsal yapıları değil, aynı zamanda büyüme evresindeki küçük işletmeleri de hedef aldığını ve bunun için gelişmiş yöntemler kullandığını gösteriyor. Araştırma, 18 farklı ülkede KOBİ ve kurumsal ölçekli şirketlerin BT güvenliği uzmanlarıyla gerçekleştirildi ve KOBİ'lerin dijitalleşme süreçlerinin hızlanmasıyla birlikte siber saldırı düzenleme maliyetlerinin düşmesinin, bu işletmeleri daha cazip hedefler haline getirdiğini ortaya koydu. Küresel ölçekte ise 100 ila 499 çalışanı olan işletmelerin yalnızca yüzde 14'ü geçtiğimiz yıl herhangi bir siber güvenlik olayıyla karşılaşmazken, Türkiye'de bu oran yüzde 43 olarak kaydedildi.

KOBİ'lere Yönelik Siber Saldırı Türleri ve Küresel Eğilimler

Kaspersky'nin iç araştırma merkezi tarafından yürütülen çalışma, kuruluşların son bir yıl içinde ortalama üç farklı güvenlik olayıyla karşılaştığını belirtiyor. Küresel KOBİ'ler arasında en yaygın görülen ihlaller arasında oltalama (phishing) yüzde 20 ile başı çekerken, yazılım açıklarının istismarı yüzde 17 ve harici uzaktan erişim saldırıları yüzde 16 oranında tespit edildi. Sıfır gün açığı (zero-day) istismarları ve güven ilişkisine dayalı tedarik zinciri saldırıları, genel sıralamada daha düşük oranlarda (yüzde 8) görülse de, son derece tehlikeli olmaları nedeniyle dikkat çekiyor. Türkiye'deki KOBİ'lerin karşılaştığı başlıca saldırı kategorileri ise küresel sonuçlarla büyük benzerlikler taşıyor. Yazılım güvenlik açıklarının istismar edilmesi yüzde 20 ile en sık karşılaşılan sorun olurken, deepfake ve kimlik avı (phishing) saldırıları yüzde 15'er oranla ikinci sırada yer aldı. Zayıf veya çalınmış kimlik bilgilerinin kullanılması ise Türkiye'deki KOBİ'lerin yüzde 13'ünde gözlemlendi. Büyük kurumlarda ise kitlesel zararlı yazılımlar, fidye yazılımları (ransomware), kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) ve yapay zekâ güvenlik açıklarının istismarı gibi tehditlerin daha yaygın olduğu belirlendi.

Siber Riskleri Artıran Faktörler ve KOBİ'lerin Savunma Stratejileri

Araştırmaya katılanlara, şirketlerinde başarılı siber saldırı riskini artıran en önemli beş faktör de soruldu. Küresel ölçekte KOBİ'ler tarafından en çok belirtilen iki etken, insan kaynaklı riskler oldu: BT güvenlik personelinin uzmanlık eksikliği yüzde 24 ve BT dışı çalışanların güvenlik farkındalığının yetersizliği yüzde 23 oranında bildirildi. Ayrıca, katılımcıların beşte birinden fazlası yetersiz BT güvenlik politikalarını (yüzde 21), güncelliğini yitirmiş yazılım ve donanımları (yüzde 21) ve BT güvenlik ekiplerinin aşırı iş yükünü (yüzde 20) kritik sorunlar olarak değerlendirdi. Türkiye özelinde ise KOBİ'lerin siber risk profilini yükselten temel unsurların başında, seyrek parola değişimi ve yetersiz yedekleme gibi yetersiz BT güvenlik politikaları yüzde 35 ile ilk sırada yer alıyor. Bunu sırasıyla BT/BT güvenliği departmanındaki yüksek iş yükü yüzde 30, BT altyapısı üzerinde merkezi kontrol eksikliği yüzde 28 ve BT güvenliği konusunda kurum içi liderlik/sahiplenme eksikliği yüzde 28 oranında takip ediyor. Çalışanların BT güvenliği farkındalığının eksikliği, güvenlik göz ardı edilerek alınan iş kararları ve yeni nesil güvenlik çözümlerini benimseme konusundaki isteksizlik de yüzde 25'er oranla öne çıkan diğer faktörler arasında bulunuyor.

Artan tehditler ve kurum içi zorluklara karşı KOBİ'lerin büyük bir kısmı, BT güvenliği alanındaki çalışmalarını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu oran küresel ölçekte yüzde 70, META bölgesinde ise yüzde 69 olarak gerçekleşti. Türkiye'deki KOBİ'lerin yüzde 70'i BT güvenliği fonksiyonlarını geliştirmeyi planlarken, yine yüzde 70'i bu yıl siber güvenlik bütçelerini artırmış durumda. Türkiye'deki işletmelerin yüzde 36'sı bütçesini BT ve BT güvenliği ekiplerini büyütmeye, yüzde 36'sı çalışanlara yeni güvenlik eğitimleri sağlamaya ve yüzde 29'u ise XDR, NDR ve SIEM gibi gelişmiş güvenlik çözümlerine geçiş yapmaya ayırdı. Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı Ilya Markelov, mevcut durumun şirketlerin güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesini zorunlu kıldığını vurgulayarak,