Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık alanındaki kullanımı yaygınlaşırken, kullanıcıların bu sistemlerden elde ettikleri bilgileri kesin teşhis olarak kabul etmeleri uzmanlar tarafından sakıncalı bulunuyor. Özellikle Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Karaaslan, yapay zekânın sunduğu bilgilerin, hastaların kendi kendilerine tanı koymalarına yol açabileceği ve bunun ciddi sağlık sonuçları doğurabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Karaaslan, tıbbi görüntüleme sonuçlarının veya yapay zekâ sohbet robotlarından alınan yanıtların, bir hekimin kapsamlı değerlendirmesinin yerini tutmadığını ve doğru tedaviye ulaşmada yanıltıcı olabileceğini ifade etti.

Günümüzde yapay zekâ araçları, tıbbi bilgileri basitleştirme ve sağlıkla ilgili sorulara hızlı yanıtlar sunma potansiyeli taşımaktadır. Ancak bu kolaylık, kullanıcıların kendilerine bir doktor gibi teşhis koyma eğilimini de beraberinde getirebilmektedir. Prof. Dr. Karaaslan, ortopedi polikliniklerine başvuran bazı hastaların, “Yapay zekâya sordum, menisküsüm yırtıkmış; ameliyat gerekebilirmiş” gibi ifadelerle geldiklerini ve bu durumun, tanının aslında yapay zekâ tarafından değil, hastanın kendi yorumuyla konulduğunu gösterdiğini belirtti. Yapay zekâ modüllerinin sesli veya yazılı olarak sunduğu bilgilerin, kullanıcılarda bu yanıtların kesin ve güvenilir tıbbi değerlendirmeler olduğu algısını oluşturabildiği gözlemlenmektedir. Eskiden internetten okudukları bilgileri sorgulayan bireylerin, yapay zekâdan gelen yanıtlara daha fazla güvenme eğiliminde olmaları, sağlık kararları açısından riskli bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

Yapay Zekânın Sınırlılıkları ve Hekim Muayenesinin Önemi

Yapay zekâ, tıbbi terminolojiyi sadeleştirebilir, karmaşık MR raporlarını daha anlaşılır bir dile çevirebilir ve hastaların doktorlarına yöneltecekleri soruları hazırlamalarına yardımcı olabilir. Ancak bu tür bir bilgi desteği, doğru bir teşhis koymak için yeterli değildir. Yapay zekâ sistemleri, bir hastanın fiziksel muayene bulgularını, örneğin yürüyüş şeklini, dizdeki şişliği, kas gücünü veya dizdeki kilitlenme gibi önemli klinik işaretleri değerlendirme yeteneğine sahip değildir. Ayrıca, hastanın kullandığı ilaçlar, geçirdiği cerrahi operasyonlar veya yeni başlayan uyuşma gibi kritik tıbbi geçmiş bilgilerini, hasta tarafından açıkça belirtilmedikçe bilemez. Tıbbi bilgi testlerinde başarılı olan yapay zekâ sistemlerinin bile gerçek hasta görüşmelerinde, geleneksel internet aramalarına kıyasla sağlık kararlarını her zaman daha doğru hale getiremediği araştırmalarla ortaya konmuştur. Bu da göstermektedir ki, tıbbi soruları doğru yanıtlamak ile bir hastanın genel sağlık durumunu kapsamlı bir şekilde değerlendirmek birbirinden farklı süreçlerdir.

Ortopedi alanında sık karşılaşılan bir başka yanılgı ise, MR görüntülerinde tespit edilen bir bulgunun doğrudan ameliyat gerektirdiği düşüncesidir. Örneğin, bir MR’da menisküs yırtığı görülmesi, tek başına cerrahi müdahale gerekliliği anlamına gelmez. Bu kararı etkileyen faktörler arasında hastanın yaşı, yaralanmanın nasıl meydana geldiği, dizde kilitlenme veya boşalma hissi gibi fiziksel belirtilerin varlığı, kıkırdak dokusunun genel durumu ve hastanın günlük yaşam aktivitelerindeki kısıtlanma derecesi gibi klinik bulguların bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi yer almaktadır. Benzer şekilde, ön çapraz bağ yırtığı olan her hastaya aynı tedavi uygulanmadığı gibi, dizinde kireçlenme bulunan her hasta da diz protezi adayı değildir. “Robotik diz protezi bana uygun mu?” gibi soruların yanıtı yalnızca görüntüleme sonuçlarına göre değil, hastanın muayene bulguları, yaşı, genel sağlık durumu, daha önce uygulanan tedaviler ve bu tedavilere alınan yanıtlar dikkate alınarak verilmelidir.

Yapay Zekânın Doğru Kullanımı ve Veri Güvenliği

Yapay zekânın sağlık alanındaki potansiyelini göz ardı etmemekle birlikte, bu teknolojinin hekimler tarafından bir destek aracı olarak kullanılması büyük önem taşımaktadır. Yapay zekânın bağımsız şekilde verdiği yanıtlar, özellikle beklenmedik durumlarda veya kapsamlı tıbbi bağlam gerektiren vakalarda yetersiz veya hatalı sonuçlara yol açabilmektedir. Buna karşın, yapay zekânın hastalıkların erken tespitine yönelik analizlerde önemli bir yardımcı araç olabileceğini gösteren çalışmalar da mevcuttur. Temel nokta, yapay zekânın teşhis ve tedavi kararının yerine geçmek yerine, hekimin değerlendirmesini destekleyen bir araç olarak konumlandırılmasıdır. Cerrahide kullanılan robotik sistemler, cerrahın planını yüksek hassasiyetle uygulamasına yardımcı olurken, ameliyat edilecek kişiye karar veren yine hekimdir. Yapay zekâ çeşitli bilgileri analiz edip sunabilir, ancak bu bilgileri hastanın kişisel durumuyla birleştirerek tıbbi bir karara dönüştüren değerlendirme süreci hekim tarafından yürütülür.

Bu nedenle, hastaların yapay zekâyı tamamen kullanmaktan kaçınması yerine, doğru amaçla kullanması kritik öneme sahiptir. Örneğin, yapay zekâdan tanı koymasını istemek yerine, olası nedenleri açıklaması, eksik bilgileri belirtmesi, hangi belirtilerde acil sağlık başvurusu gerektiğini sıralaması ve doktora sorulabilecek soruları hazırlaması istenebilir. Kısacası, yapay zekâdan bir “hüküm” değil, muayeneye hazırlık ve bilgilendirme beklenmelidir. Ayrıca, gizlilik koşulları ve verilerin nasıl işlendiği bilinmeyen sistemlere kimlik bilgileri ile sağlık durumuna ilişkin mahrem belgeler gelişigüzel yüklenmemelidir. Yapay zekâ tarafından verilen bir yanıt doğrultusunda kullanılan ilaçlar, kesinlikle doktor önerisi olmadan bırakılmamalı veya değiştirilmemelidir. Yapay zekâ, veri analizinde güçlü bir destek sağlayabilse de hastanın tüm tıbbi geçmişini, bireysel ihtiyaçlarını ve fizik muayene bulgularını birlikte değerlendiren kapsamlı yaklaşımın yerini tutmamaktadır. Sağlıkla ilgili kararlar yalnızca verilerin değil, hastanın kişisel özelliklerinin ve klinik durumunun da değerlendirilmesini gerektirmektedir. Yapay zekâ sağlık alanında güçlü ve değerli bir destek aracı olabilir; ancak tanı ve tedavi kararlarının, hastayı bütüncül şekilde değerlendiren nitelikli sağlık profesyonelleri tarafından verilmesi büyük önem taşımaktadır.