Mersin Yenişehir Belediyesi öncülüğünde, arı popülasyonunu güçlendirme, biyolojik çeşitliliği muhafaza etme ve iklim değişikliğine uyumlu bir üretim modeli geliştirme amacıyla kurulan Manavşa Arı Merası’nda ilk bal hasadı gerçekleşti. Proje kapsamında elde edilen ilk doğal bal mahsulü, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e özel olarak sunuldu. Başkan Özyiğit, tadına baktığı ilk ürün hakkında “Bu sadece bir başlangıç. Çok daha büyük hedeflerimiz var. Yıllar geçtikçe bölgedeki bitki örtüsü ve ağaç çeşitliliği daha da zenginleşecek ve burası yüzde yüz doğal balın üretildiği önemli bir merkez haline gelecek” ifadelerini kullanarak bölgede arıcılık ve bitkisel üretimin ilerlemesine yönelik vizyonunu paylaştı.

Değirmençay, Turunçlu, Karahacılı ve Uzunkaş mahallelerini kapsayan geniş bir alanda konumlanan Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesi, iklim değişikliğine adaptasyon, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal bölgelerin kalkınması gibi temel amaçlar doğrultusunda faaliyet gösteriyor. Bölgenin doğal yapısı, çanak vadi özelliği taşımasıyla dikkat çekerken, düşük su ihtiyacı olan ve arılar için zengin nektar ile polen kaynakları sunan züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi destekleniyor. Bu sayede, hem ekolojik dengeye katkı sağlanması hem de bölgedeki çiftçilere ve yerel ekonomiye önemli bir destek sunulması amaçlanıyor.

Ekolojik Tarım ve Biyoçeşitlilik Hedefi

Yenişehir Belediyesi Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Müdürü Eylem Parlak Emre, ekolojik tarım arazisi projesinde tıbbi ve aromatik bitkilerle arıcılığı bir araya getirdiklerini belirtti. Emre, “Ekolojik Tarım Arazisi Projemizin temel bileşenlerinden biri olan Manavşa Arı Merası'nda, tıbbi ve aromatik bitkilerle arıcılık faaliyetlerini entegre ediyoruz. Bitkiler arılar için hayati nektar ve polen kaynakları oluştururken, arıların gerçekleştirdiği tozlaşma da bitkisel üretimi ve genel biyolojik çeşitliliği destekliyor. İlk aşamada kovanlarımıza gerekli bakım ve beslemeleri yaptık. Şu anda ise bal sağımı aşamasına geçtik. Böylece, bu doğal döngünün ilk ürünlerini almanın mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu. Bu entegre yaklaşım, hem ekosistemin sürdürülebilirliğini sağlamayı hem de kaliteli ürün elde etmeyi hedefliyor.

Arı Sağlığı ve Sürdürülebilirlik Vurgusu

Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, Eylül ayıyla birlikte kovanların kışa hazırlanması için sonbahar bakımlarının yapıldığını ve arıların sağlığı için kovanlardaki fazla ballı peteklerin hasat edildiğini vurguladı. Beştoy, “Eylül ayındayız ve mümkün olduğunca bal sağımı yapmak istiyoruz. Kışa girerken arıların sağlıklı bir şekilde kışı geçirebilmesi için kovanlardaki fazla petekleri almak zorundayız. Aynı zamanda, tabii ki biraz da bal elde etmek istiyoruz. Projenin geldiği bu noktada, kovan başına ortalama 10 kilogram bal almayı hedefliyoruz ve florayı buna göre zenginleştirmeye çalışıyoruz. Ancak projenin bitki deseni ve çeşitliliği henüz bu hedefe ulaşmadığı için şu an kovanlardan alabildiğimiz kadar bal alıyoruz. Zira bu kovanların asıl amacı sadece bal üretmek değil. Burada sürdürülebilir, iklim krizine uyumlu bir arıcılık modelinin uygulanabilirliğini göstermek ve yeni bir model oluşturmak istiyoruz. Bu nedenle bal, bizim için ikinci planda bir amaçtır. Asıl hedefimiz, arıların yaşamını sürdürmesini sağlamaktır. Sonbahar bakımlarında hem kovanın sağlığını hem de arı popülasyonunun yeterli olup olmadığını kontrol ediyoruz. Eğer eksiklik varsa, kışı atlatabilmeleri için destek sağlamamız gerekiyor. Bu arada, kovanlardaki fazla ballı petekleri de hasat ediyoruz” açıklamalarında bulundu.

Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit: “Burası yüzde 100 doğal balın üretildiği bir merkez haline gelecek.”

Manavşa Arı Merası’nda gerçekleştirilen ilk bal sağımının ardından toplanan bal, Yenişehir Belediyesi Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Müdürü Eylem Parlak Emre ve Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy tarafından Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e takdim edildi. Başkan Özyiğit, Manavşa Arı Merası’nın zaman içinde gelişerek önemli bir doğal bal üretim merkezine dönüşeceğinin altını çizdi. Özyiğit, “Değirmençay Manavşa Yaylası’nda kurduğumuz bu arı merası çok geniş bir alanı kapsıyor. Yıllar içerisinde buradaki bitki örtüsü ve ağaç çeşitliliği gelişecek ve burası yüzde yüz doğal balın üretildiği bir merkez haline gelecek. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu daha başlangıç, önümüzde büyük hedefler var. Bölgedeki tıbbi aromatik bitkilerin ve ağaç çeşitliliğinin artmasıyla elde edilecek balın kalitesi ve aroması da çok daha farklı bir seviyeye ulaşacak. Manavşa arı meramızın ilk mahsulü hayırlı ve uğurlu olsun” diyerek projenin gelecekteki potansiyeline dikkat çekti.