Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Demre Çayağzı Limanı'nda gerçekleştirilen Aslan Balığı Avlama ve Tadım Etkinliği'nde, istilacı türlerle mücadele ve sürdürülebilir balıkçılığı destekleme amacıyla toplam 151 adet aslan balığı yakalandı. 7 takım ve 21 yarışmacının katıldığı bu organizasyonla hem deniz ekosistemine zarar veren aslan balığı popülasyonu kontrol altına alınmaya çalışıldı hem de yakalanan balıkların özenle temizlenmesinin ardından tadımı yapılarak kamuoyunda farkındalık oluşturuldu. Etkinlik, bölge kıyılarında hızla yayılan aslan balığının zararlı etkilerine dikkat çekmek ve alternatif balıkçılık yöntemlerini teşvik etmek hedefiyle düzenlendi.

İstilacı Türle Mücadelede Yarışma Detayları

Sabahın erken saatlerinde başlayan avlanma yarışması, Demre Çayağzı Limanı'nda oldukça çekişmeli ve renkli görüntülere sahne oldu. Antalya kıyılarında hızla yayılarak yerel deniz türlerine ciddi zararlar veren aslan balığının kontrollü avcılığına yönelik bu etkinlikte toplamda 19 kilogram aslan balığı denizden çıkarıldı. Yarışmaya katılan 7 takım ve 21 yarışmacı arasında kıyasıya bir mücadele yaşanırken, en fazla aslan balığını yakalayan takım 46 adet balıkla birinci oldu. Dereceye giren yarışmacılara hediye çekleri takdim edilirken, birincilik elde eden ekibe maske, şnorkel ve aslan balığı maketi gibi özel ödüller verildi. Avlanan aslan balıkları, etkinliğin tadım bölümü için özenle temizlendi ve katılımcılar tarafından denenerek türün lezzeti hakkında doğrudan bilgi edinilmesi sağlandı.

Aslan Balığı Tehdidi ve Farkındalık Çalışmaları

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, etkinlik kapsamında yaptığı açıklamada aslan balığının Akdeniz ekosistemi için bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Atasoy, aslan balığının doğal yaşam alanının Kızıldeniz ve Hint Okyanusu olduğunu vurgulayarak, "Bu tür, 2014 yılından itibaren kıyılarımızda görülmeye başlandı. Akdeniz'de doğal avcısının bulunmaması nedeniyle oldukça hızlı bir şekilde yayıldı ve yerli balık türlerinin popülasyonunu olumsuz yönde etkileyerek deniz biyoçeşitliliği üzerinde ciddi baskı oluşturdu" ifadelerini kullandı. Bu tür etkinliklerin, istilacı balık popülasyonunu kontrol altında tutmanın yanı sıra, sürdürülebilir balıkçılığı desteklemek ve aslan balığının ekonomik değerini ortaya koymak amacıyla düzenlendiğini belirtti. Atasoy, aslan balığının dikenleri zehirli olsa da doğru yöntemlerle temizlendiğinde besin değeri yüksek ve oldukça lezzetli bir balık olduğunu, bu sayede sofralarda yerini almaya başladığını ve Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin EKDAĞ sosyal tesislerinde ve balık çarşısında da satışa sunulduğunu sözlerine ekledi.

Yarışmada "En Büyük Aslan Balığı" kategorisinde birincilik elde eden Hüseyin Ünel ise Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkürlerini iletti. Ünel, "Türkiye'de bu tür bir organizasyonun başka bir yerde bulunmadığını düşünüyorum. Antalya'nın bu öncü adımı atması ve diğer Akdeniz illerine örnek teşkil ederek bu mücadelenin yaygınlaşması büyük önem taşıyor. Denizlerimizde çok sayıda istilacı türle karşı karşıyayız ve bunların bir an önce kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Bu tür organizasyonların, hem ekolojik dengeyi koruma hem de yerel balıkçılara yeni gelir kapıları açma potansiyeli taşıdığı vurgulandı.