Bu yıl sonbahar mevsimi, alışılagelenin dışında bir seyir izleyerek sağlık gündemini meşgul ediyor. Gün içinde aniden bastıran şiddetli yağışlar, fırtınalar ve sert rüzgarların ardından hızla artan sıcaklıklar gibi sıra dışı hava hareketleri, enfeksiyon hastalıklarının yayılımını hızlandırabiliyor. Bu duruma, okulların açılmasıyla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen zamanın artması da eklenince, enfeksiyonlar şimdiden kendini göstermeye başladı. Özellikle çocuklu ve bebekli aileler arasında, “hastalanmasın, bağışıklığı güçlü olsun” endişesiyle “hangi vitamini veya takviyeyi vermeli?” sorusu sıkça dile getiriliyor.

Değişken Hava ve Artan Enfeksiyon Riski

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Miraç Ergen, Türkiye'de yapılan araştırmalara göre çocuklarda vitamin eksikliğinin yaygın bir sorun olduğunu belirtti. Ancak Dr. Ergen, vitamin ve minerallerin yalnızca gerektiğinde ve uygun dozda kullanılmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Çocuklarda görülen vitamin yetersizlikleri, yalnızca fiziksel gelişim süreçlerini olumsuz etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda dikkat ve odaklanma sorunlarına yol açarak akademik başarılarını da düşürebilmektedir. Uzman doktor, internetten veya çevreden duyulan tavsiyelerle gelişigüzel takviye kullanımının, başta karaciğer olmak üzere sağlığa ciddi zararlar verebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, herhangi bir takviye öncesinde mutlaka bir çocuk hekimine başvurulması, kan tetkikleriyle eksikliklerin belirlenmesi ve buna yönelik bir tedavi planı uygulanması gerektiğini ifade etti.

Sağlıklı Gelişim İçin Beslenme ve Takviye Rehberi

Dr. Miraç Ergen, çocuklarda vitamin ve mineral eksikliklerine karşı dört etkili önlemi sıralayarak, ebeveynlere önemli uyarılar ve pratik önerilerde bulundu:

  • Tabağındaki Besinleri Çeşitlendirin: D vitamini dışındaki birçok vitamin ve mineralin büyük bir kısmı, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeniyle doğal gıdalardan kolayca temin edilebilir. Yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri, kuru baklagiller, mevsim sebzeleri, meyveler ve çocuğun yaşına uygun kuruyemişlerin sofrada düzenli olarak yer alması büyük önem taşır. Sebze ve meyveler C vitamini ve folat açısından zengin kaynaklar sunarken; yumurta ve hayvansal ürünler B grubu vitaminleri ve B12 için değerli besinlerdir. Kırmızı et ise demir açısından oldukça kıymetlidir.
  • D Vitamini Değerlerini Kontrol Ettirin: Türkiye'deki çocukların yaklaşık yarısında D vitamini eksikliği gözlemlenirken, bu riskin özellikle ergenlik döneminde arttığına dikkat çeken Dr. Ergen, D vitamininin sadece besinler yoluyla yeterli miktarda alınmasının zor olduğunu belirtti. Bu sebeple, bebeklik ve çocukluk döneminde çocuk hekiminin önerisiyle D vitamini takviyesi kullanılması gerektiğini ifade etti. Rastgele, “kış geldi, yüksek doz D vitamini alalım” yaklaşımının doğru olmadığını, zira gereğinden fazla D vitamininin çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.
  • Demir Yapıcı Besinler Yedirin: Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan demir eksikliği, beynin sağlıklı fonksiyonları için hayati bir öneme sahiptir. Demir eksikliği durumunda halsizlik, solukluk, çabuk yorulma ve iştahsızlık gibi belirtilerin yanı sıra, dikkat, konsantrasyon ve öğrenme performansında düşüşler görülebilir. Dr. Ergen, kırmızı et, yumurta ve kuru baklagillerin düzenli tüketiminin, demir içeren öğünlerin ise C vitamininden zengin sebze ve meyvelerle birlikte sunulmasının faydalı olduğunu ifade etti. Çocukta şüpheli belirtiler varsa, sadece “kansızlık var mı?” diye bakmak yerine, çocuk doktorunun gerekli görmesi halinde hemogram ile birlikte ferritin gibi demir depolarını değerlendiren testlere başvurulabileceğini ekledi.
  • Haftada 2 Gün Balık Tüketmesine Özen Gösterin: Çocukların haftada iki gün düzenli olarak balık tüketmesinin sağlık açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Miraç Ergen, balığın sadece omega-3 değil; aynı zamanda kaliteli protein, D vitamini, iyot, demir, çinko ve birçok başka besin öğesini bir arada sağlayarak beyin ve göz gelişimine destek olduğunu, ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirdiğini belirtti. Çocukların yaşlarına uygun porsiyonlarla haftada yaklaşık iki kez düşük cıvalı balık türlerini (somon, sardalya, hamsi ve benzeri) tüketmesi önemlidir. Eğer çocuk düzenli olarak balık yiyebiliyorsa öncelik besinin kendisi olmalıdır. Balık hiç tüketilemiyorsa veya özel bir gereksinim söz konusuysa, balık yağı desteğinin çocuk doktoruyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.