Acıbadem Life Danışmanı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, günümüzde popülerleşen “wellness” kavramının, detoks paketleri, sosyal medya içerikleri veya takviye reklamları gibi tek seferlik uygulamaların ötesinde, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan bir kültür olarak ele alınması gerektiğini açıkladı. Dr. Ertürk, uzun ve sağlıklı bir hayat sürmesi için fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal iyilik halini bilinçli tercihlerle desteklemesinin kritik olduğunu vurgulayarak, bu doğrultuda uygulanabilir haftalık bir wellness planı sundu. Sağlığın sadece hastalık olmaması durumuyla sınırlı bir tanım olmadığını ifade eden Dr. Ertürk, bireylerin kendi enerji düzeyleri, uyku kaliteleri, kas güçleri, kan şekeri dengeleri ve stresle başa çıkma kapasiteleri gibi temel sorulara verdikleri yanıtların gerçek wellness seviyesini gösterdiğini belirtti.
Wellness: Tek Seferlik Bir Deneyimden Çok Daha Fazlası
Dr. Halil Ertürk, “wellness” kelimesinin genellikle detoks programları, sosyal medya paylaşımları veya takviye ürünleri reklamlarında yer almasına rağmen, bunun satın alınabilir, geçici bir rahatlama deneyimi olmadığını kesin bir dille ifade etti. Uzman doktor, gerçek wellness’ın, bireylerin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlıklarını her gün attıkları adımlar ve yaptıkları bilinçli seçimlerle sürekli olarak desteklemesi anlamına geldiğini dile getirdi. Ertürk’e göre, “iyi hissetmek” veya kısa süreli masaj seansları gibi aktiviteler wellness’ın sadece birer parçası olabilir; ancak asıl hedef, vücudun temel biyolojik ihtiyaçlarını doğru zamanda ve doğru yöntemlerle karşılayarak kapsamlı bir iyilik hali yaratmaktır. Dr. Ertürk, sağlığın yalnızca “hastalık yokluğu” olarak tanımlanmasının yetersiz kaldığına işaret ederek, bireylerin kendilerine şu yedi önemli soruyu yöneltmelerini önerdi:
- Enerjiniz nasıl?
- Uykunuz kaliteli mi?
- Kaslarınız güçlü mü?
- Kan şekeriniz dengeli mi?
- Stres sonrası hızlı toparlanabiliyor musunuz?
- Bağışıklık sisteminiz ve metabolizmanız sizi destekliyor mu?
- Önümüzdeki yıllar için sağlık rezervinizi koruyabiliyor musunuz?
Bu sorulara günlük hayatta verilen yanıtların, kişinin gerçek wellness seviyesini ortaya koyduğunu ve sağlıklı bir yaşam için atılması gereken adımları belirlediğini vurguladı.
Sağlık Rezervinizi Korumak İçin Pratik Adımlar
Dr. Halil Ertürk, hastalık ortaya çıkmadan önce sağlığı koruma ve fonksiyonel kapasiteyi artırma yaklaşımının temelini “sağlık rezervi” kavramının oluşturduğunu belirtti. Kas gücü, kalp ve akciğerin kondisyonu, metabolik esneklik (şeker ve yağı uygun şekilde kullanabilme yeteneği), uyku kalitesi, bağışıklık sistemi dengesi ve stres toleransının, yaş ilerledikçe yaşam kalitesini belirleyen hayati rezervler olduğunu dile getirdi. Ertürk, az hareket eden, yetersiz uyuyan, sürekli stres altında yaşayan, işlenmiş gıdalarla beslenen ve yeterince dinlenmeyen bir bedenin sağlık rezervinin zamanla azaldığını ifade etti. Buna karşılık, düzenli fiziksel aktivite yapan, yeterli uyuyan, kan şekerini dengede tutan, kaslarını koruyan, stresini yönetebilen ve doğayla iç içe olan bir bedenin daha dirençli hale geldiğini sözlerine ekledi. Dr. Ertürk, wellness’ın bedeni daha güçlü, zihni daha dengeli ve yaşamı daha sürdürülebilir kılma amacı taşıdığını belirterek, günlük yaşama entegre edilebilecek basit ve uygulanabilir haftalık bir wellness rutinini paylaştı:
- Günlük Aktiviteler: Her gün 20-30 dakika yürüyüş yapmak, her öğünde yeterli protein ve lif tüketmek, yemek sonrası kısa süreli hareket etmek ve birkaç dakikalık nefes egzersizleri yapmak. Uyku düzenini sağlamak da önemli bir başlangıç noktasıdır.
- Haftalık Direnç Egzersizleri: Haftada 2-3 gün vücut ağırlığıyla direnç egzersizleri programa eklenebilir. Squat, duvara şınav, plank, merdiven çıkma ve esneme hareketleri gibi uygulamalar yeterli olacaktır.
- Zihinsel ve Ruhsal Sağlık: Haftada 1-2 gün duş sonunda kısa süreli serin su uygulaması, uzun bir doğa yürüyüşü, ekrandan uzak geçirilen zaman dilimleri veya sosyal bağları güçlendirecek kaliteli buluşmalar da wellness planına dahil edilebilir.
Dr. Ertürk, “Wellness’ın gücü, yapılabilir olmasından gelir” diyerek, bu rutinlerin kolayca benimsenebilir olduğunu vurguladı.
Kimler İçin Ekstra Dikkat Gerekiyor?
Her wellness uygulamasının her birey için aynı şekilde uygun olmayabileceği konusunda uyarıda bulunan Dr. Halil Ertürk, özellikle yoğun egzersizler, soğuk maruziyeti, uzun süreli açlık, sıcak-soğuk değişim uygulamaları veya ileri biyohacking protokollerinin bazı kişiler için risk taşıyabileceğini ifade etti. Bu bağlamda, kalp-damar hastalığı olanlar, ritim bozukluğu yaşayanlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar, diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emziren anneler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler, kronik böbrek veya karaciğer hastalığı olanlar ve aktif ciddi hastalığı bulunan kişilerin bu tür uygulamaları mutlaka bir doktor değerlendirmesi ve onayı ile planlamaları gerektiğini önemle belirtti.
Gerçek wellness; sabah ışığıyla, kaliteli uykuyla, organik gıdayla, yemekten sonra yapılan yürüyüşle, kasları düzenli çalıştırmakla, nefes almayı hatırlamakla, doğayla ve insanlarla yeniden temas kurmakla başlar.
Dr. Halil Ertürk, wellness’ın her gün sağlığı destekleyen küçük ama bilinçli seçimlerden oluştuğunu ve uzun vadede sağlığı belirleyen asıl faktörün sürdürülebilir alışkanlıklar olduğunu dile getirdi. Ertürk, “Sağlıklı yaşam, hayatın dışında ayrıca yapılan bir şey değil; hayatın kendisini daha sağlıklı hale getirme biçimidir” sözleriyle, kişisel sağlık kültürünün oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.