Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Ali Kaya, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada, 15 Temmuz 2016'da yaşananların ülkenin bağımsızlığını, milletin iradesini ve devletin bekasını hedef alan açık bir işgal teşebbüsü olduğunu vurguladı. Kaya, bu hain darbe girişiminin, Türk milletinin canı pahasına sergilediği eşsiz direniş sayesinde püskürtüldüğünü ifade etti.

Kaya'nın değerlendirmelerine göre, 15 Temmuz, bin yıldır Türk milletinin varlığını yok etme amacını güden derin emperyalist yapıların, içerideki işbirlikçileri olan Fetullahçı Terör Örgütü'nü (FETÖ) kullanarak başlattığı bir saldırıdır. Bu saldırının temel hedefi, dönemin seçilmiş hükümetinden öte, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti devleti ve aziz milleti olmuştur. Üzerinden on yıl geçen 15 Temmuz 2016 tarihi, işbirlikçi hain saldırıların, büyük bir bedel ödenerek destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı, istiklal ve istikbalimiz açısından şanlı bir gün olarak tarihe altın harflerle yazılmıştır.

15 Temmuz: Milletin İradesine Yönelik İşgal Girişimi

Türkiye'nin küresel emperyalizmin bölgesel planlarını bozan başarılı adımları nedeniyle uzun süredir çeşitli saldırıların hedefi olduğunu dile getiren Kaya, Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi ve MİT TIR'larına yönelik operasyonlar gibi önceki girişimlerin başarısız olmasının ardından, küresel şebekelerin son çare olarak 15 Temmuz gecesi kanlı darbe teşebbüsünü hayata geçirdiğini kaydetti. Ali Kaya'nın aktardığı bilgilere göre, devletin güvenlik birimlerine sızmış çok sayıda FETÖ üyesi, bu darbe girişiminde 35 uçak, 37 helikopter, 246 tank ve zırhlı araç, 3 gemi ve 3992 otomatik tüfek gibi ağır silahlar kullanarak devletin kilit kurumlarına saldırdı. Hainler, direnen halkın üzerine ateş açarak ölüme yol açtılar.

Millet iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi binası, Genel Kurul çalışırken roketlerle hedef alındı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi makineli tüfek ve füze atışlarıyla vurulurken, Genelkurmay Başkanlığı, MİT, Polis Özel Harekat Başkanlığı, Türksat ve Boğaz Köprüsü de bomba ve füzelerle saldırıya uğradı. Kaya, FETÖ'nün 15 Temmuz'da kalkıştığı bu ihanetin, basit bir darbe girişiminin çok ötesinde, açık bir işgal hareketi niteliği taşıdığını vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen'in Direnişteki Rolü ve Şehitleri

Eğitim-Bir-Sen'in 15 Temmuz gecesi millet iradesinin yanında saf tuttuğunu belirten Kaya, sendika olarak temsil ettikleri sorumluluğun gereği olarak, bu zorbalığa sadece sosyal medya üzerinden değil, bizzat sokaklara çıkarak fiili bir şekilde karşı koyduklarını ifade etti. Kaya,

Söz konusu vatan olunca hiçbirimiz bir an bile tereddüt etmedik; sağımıza solumuza bakmadık, bahane üretmedik, ihanetin üzerine yürüdük. Ses beklemedik, ses olduk; yol aramadık, yol olduk.
sözleriyle o geceki kararlılıklarını dile getirdi. Sendika üyelerinin topyekûn vatan savunmasında yüksek bir heyecan ve hareket kararlılığıyla özgürlüğün ve inancın aşılmaz cephe hattını oluşturduğunu dile getiren Kaya, ulaşabildikleri tüm medya imkanlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin ve kararlı bir şekilde kullanarak Anadolu'nun her karışını bir direniş hattına dönüştürdüklerini belirtti. Fedakar ve imanlı milletimizle birlikte zulmün ve zalimlerin karşısında Anadolu'nun aşılmaz sıradağları gibi dikildiklerini sözlerine ekledi.

Açıklamasında 15 Temmuz gecesi verilen kayıpları da anımsatan Ali Kaya, sendika üyelerinden şehit düşenler ve yaralananlar olduğunu belirtti. Konfederasyonları Memur-Sen üyelerinden Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Varank, Altındağ Ertuğrulgazi Ortaokulu Müdür Yardımcısı Yusuf Elitaş, Diyanet İşleri Başkanlığı Rifat Börekçi Eğitim Merkezi'nden Ali Alıtkan ve Enerji Bakanlığı MTA Mühendisi Cuma Dağ'ın şehit olduğunu duyurdu. Ayrıca yüze yakın üyelerinin yaralandığını belirten Kaya, şehitlere Allah'tan rahmet dileyerek, mekanlarının cennet olmasını temenni etti.

FETÖ'nün Hain Planları ve İstismar Stratejileri

FETÖ'nün yıllar boyunca milletin eğitim sevgisini, merhametini, iyi niyetini ve dini duygularını sinsi bir şekilde istismar ederek devletin kritik kurumlarına sızdığını belirten Kaya, açıklamasına şu değerlendirmelerle devam etti: