Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, geleneksel hacamat tedavisinin herkes için uygun bir yöntem olmadığını ve belirli koşullara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Kakı, hacamatın hangi durumlarda tercih edildiği, kimlere uygulanmaması gerektiği, işlem öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar ile uygulama bölgelerinin nasıl belirlendiği konularında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, travmalar ve kas yorgunluklarında fayda sağlayabileceği belirtilen bu tedavi, hekim kontrolünde ve doğru endikasyonlarla gerçekleştirilmediğinde ciddi sağlık riskleri taşıyabiliyor.
Hacamatın Faydaları ve Tercih Edildiği Durumlar
Dr. Asiye Gülsüm Kakı'nın ifadelerine göre, hacamat tedavisinin bazı olumlu etkileri bulunmaktadır. Uzman doktor, bu yöntemin kas spazmlarını azaltma, mikro dolaşımı artırma ve fasya üzerindeki mikro travmalar aracılığıyla ilgili bölgenin yenilenmesini destekleme potansiyeline sahip olduğunu aktardı. Literatürdeki bazı çalışmaların, vücuttaki iltihaplanma durumunda salgılanan medyatörlerin savunma etkisini güçlendirdiğine dair bilgiler içerdiğini de ekledi.
Hacamatın en sık tercih edildiği durumlar hakkında bilgi veren Dr. Kakı, literatürde özellikle kas-iskelet sistemi hastalıkları, çeşitli travmalar ve kas yorgunlukları gibi rahatsızlıklarda kullanımına dair verilerin bulunduğunu dile getirdi. Bu tür durumlar, hacamatın potansiyel faydalarının en çok araştırıldığı ve gözlemlendiği alanlar olarak öne çıkmaktadır.
Hacamat Kimlere Uygulanmamalı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dr. Kakı, hacamat tedavisinin her birey için uygun olmadığını ve bazı sağlık koşullarının bu uygulamaya engel teşkil ettiğini özellikle belirtti. Uzman doktorun uyarısına göre, kanama bozukluğu olan kişilerde, uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon veya açık yara bulunması halinde, hemodinamisi bozuk olan hastalarda, ciddi anemi şikayeti bulunanlarda, sepsis veya mevcut klinik tablosu hacamat için uygun olmayan hastalarda ve vazovagal refleks nedeniyle ciddi hipotansiyon yaşayan kişilerde hacamat tedavisi kesinlikle uygulanmamalıdır.
Tedavi öncesinde hastanın genel sağlık durumunun bir hekim tarafından detaylıca değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dr. Kakı, öncelikle hastanın mevcut durumunun hacamat için uygun olup olmadığının belirlenmesi ve uygun endikasyon verildikten sonra tedavinin uygulanması gerektiğini vurguladı. İşlem öncesinde hastanın ne çok aç ne de çok tok olmamasına özen gösterilmesi ve yeterli sıvı alımının sağlanması gerekmektedir. Ayrıca, uygulama bölgesinde enfeksiyon olup olmadığı, hastanın yakın zamanda viral bir enfeksiyon geçirip geçirmediği, kanama bozukluğu bulunup bulunmadığı ve genel tıbbi durumu titizlikle gözden geçirilmelidir.
Hastanın kan sulandırıcı ilaç kullanması durumunda, mevcut durumun ilgili hekimle konsülte edilmesi ve hastanın hastalığını takip eden hekim tarafından uygun görülmesi halinde kan sulandırıcının kesilerek işlemin yapılması gerektiği belirtildi. Bu kararın tek bir hekim tarafından değil, hastanın genel sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olan hekimlerle birlikte alınmasının hayati önemi vardır.
Uygulama Sonrası Önemli Bakım Adımları
Hacamat sonrası dönemde de dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Dr. Asiye Gülsüm Kakı, ilk 24 saat içinde hacamat bölgesinde kızarıklık ve hafif ağrı olmasının normal kabul edildiğini ifade etti. Ancak, eğer uygulama bölgesinde akıntılı bir yara oluşumu veya ateş gibi şikayetler meydana gelirse, kişinin derhal ilgili hekime başvurması gerektiğinin altını çizdi. İşlemden sonraki ilk 24 saat boyunca sauna, hamam veya banyo gibi su temasından kaçınılması, yeterli sıvı alımının sürdürülmesi ve metabolik olarak ağır işlerden uzak durulması önerilmektedir.
Hacamatın uygulanacağı bölgeler konusunda belirli bir standart olmamakla birlikte, Dr. Kakı genellikle baş, boyun, sırt, omuz, bel ve diz çevresi bölgelerinin sıkça tercih edildiğini belirtti. Uygulama bölgesinin belirlenmesinde, fizik muayenede spazm olan yerler, ağrılı bölgeler veya hastanın şikayetinin bulunduğu ve hastalığına uygun bölgeler dikkate alınmaktadır. Kaç seansta yapılacağı ve seans aralıkları ise kişinin yara iyileşme sürecine, hastalığına ve mevcut genel durumuna göre hekim tarafından kişiye özel olarak belirlenmektedir.