Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA) tarafından düzenlenen 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı, 28-31 Temmuz tarihleri arasında Ege Tütün İhracatçıları Birliği (ETİB) ev sahipliğinde İzmir Ticaret Odası'nda gerçekleştirildi. 17 farklı ülkeden bilim insanları, araştırmacılar, tütün sektörü temsilcileri ve zirai ilaç firmalarının katıldığı bu önemli buluşmada, Türk tütününün küresel pazardaki konumu ve geleceği masaya yatırıldı. Toplantı, tütün ürünlerinde kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesi ve ortak bir bilimsel dil oluşturulması hedefleriyle düzenlendi.

Geçen yıl Sırbistan'ın Belgrad şehrinde 64'üncüsü düzenlenen bu uluslararası etkinlik, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlandı. Açılış konuşmasını yapan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selim Jimi, tütünün Türkiye için sadece ticari bir ürün olmanın ötesinde, ülkenin sosyal ve ekonomik yapısına derinlemesine işlemiş köklü bir değer taşıdığını vurguladı. Başkan Jimi, Ege Bölgesi'nin kendine özgü iklim ve toprak yapısının, dünya genelinde en yüksek kaliteye sahip oryantal tütünlerin yetişmesine olanak sağladığını ifade etti. Küresel pazarda kalıcı bir itibarın ancak kalite, güvenlik ve mevzuat mükemmelliğine verilen sürekli taahhütle mümkün olabileceğini belirten Jimi, doğru ve standartlaştırılmış zirai kimyasal testlerin, dinamik küresel pazardaki mevzuat risklerine karşı en güçlü kalkan olduğunu söyledi. Ayrıca, yerel bilimsel ekosistem ile küresel standartların oluşturduğu sinerjinin önemine dikkat çekti.

Küresel Standartlar ve Sürdürülebilirlik Gündemi

28-31 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen program boyunca, küresel ticaret engellerinin aşılması, ürün güvenliğinin en üst seviyeye çıkarılması ve ortak bir bilimsel dilin oluşturulması gibi son derece kritik başlıklar detaylıca ele alındı. Etkinlik kapsamında ilk olarak Türkiye'deki tütün yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ile CORESTA'nın küresel misyonu, vizyonu ve Zirai Kimyasal Danışma Komitesi'nin (ACAC) sektörel hedefleri katılımcılarla paylaşıldı. Yerel bilimsel merkezlerin teknik altyapıları, analiz kapasiteleri ve küresel standartlara katkıları sunulurken; bitki koruma ürünlerinin (CPA) güvenli kullanımı, firmaların zirai ilaç yönetim sistemleri, mevzuat değişimleri ve sürdürülebilir tarım vizyonu da kapsamlı bir şekilde incelendi. Bu konular, özellikle tütün ihracatında karşılaşılan zorlukları aşmak ve Türk tütününün uluslararası rekabet gücünü artırmak açısından büyük önem taşıyor.

Kimyasal Analizler ve Saha Uygulamaları

Program kapsamında, kullanımı geçmişte yasaklanmış olan DDT'nin tarihsel değişimi ve toprakta bıraktığı uzun süreli etkiler teknik detaylarıyla ele alındı. Ayrıca, 'sonsuz kimyasallar' olarak adlandırılan ve çevredeki ürünlerde kalıcılık gösteren PFAS maddelerinin tütün analizlerindeki güncel durumu hakkında bilgilendirme yapıldı. Bunun yanı sıra, laboratuvar analizlerinde sıklıkla karşılaşılan kalıcı kimyasal bileşikler ('klasik şüpheliler') ve bunların tespitindeki analitik zorluklar tartışıldı. Küresel ve yerel sektör temsilcileri ile laboratuvar yöneticilerinin katıldığı interaktif bir panelde, zirai kimyasal yönetimindeki saha gerçekleri ve çözüm yolları derinlemesine değerlendirildi. Toplantının devamında, Manisa'daki tütün tarlalarına bir saha ziyareti düzenlenerek, çiftçilerin geleneksel ile modern üretim tekniklerini bir arada nasıl uyguladıkları yerinde incelendi. Tanzanya'dan Arjantin'e kadar dünyanın dört bir yanından gelen uzmanların katılımıyla gerçekleşen bu programda, tütün üretim süreçleri ve tarımsal uygulamalar hakkında bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuldu, sektörün güncel gelişmeleri üzerine fikir alışverişi yapıldı. Bu uluslararası iş birliği, Türk tütününün geleceği için önemli adımların atılmasına zemin hazırladı.