Siber güvenlik lideri Kaspersky, 2024–2025 dönemini kapsayan en güncel Sürdürülebilirlik Raporu'nu kamuoyu ile paylaştı. Şirket, bu kapsamlı raporunda insan kaynağını nasıl geliştirdiğini ve desteklediğini, çevresel ayak izini nasıl küçülttüğünü ve şeffaf, hesap verebilir bir yönetimle faaliyetlerini nasıl yürüttüğünü detaylandırdı. Bu üç temel alan, firmanın Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) öncelikleri arasında yer alan beş stratejik konudan üçünü oluşturuyor. Dijital dünyada güven inşa etme vizyonunu benimseyen Kaspersky, sadece teknolojik çözümler üretmenin ötesinde, bu çözümleri geliştiren insanlara yatırım yapmayı, operasyonlarının çevre üzerindeki etkisini minimize etmeyi ve paydaşlarına teknolojilerinin gelişim ve denetim süreçleri hakkında tam bir şeffaflık sunmayı hedefliyor. Raporlama döneminde çalışan eğitimlerine toplam 2,23 milyon dolar harcayan Kaspersky, doğrudan sosyal sorumluluk ve yardım faaliyetleri için de 760 bin dolar kaynak ayırdı. Şirketin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI) çerçevesinde dünya genelindeki Şeffaflık Merkezlerinin sayısı 13'e ulaştı.
İnsan Kaynağına Yatırım ve Sosyal Sorumluluk Odaklı Büyüme
Her siber güvenlik teknolojisinin temelinde, her gün milyonlarca kullanıcı ve kuruluşu koruyan araştırmacılar, mühendisler, analistler ve eğitimcilerden oluşan insan gücü yatmaktadır. Kaspersky, son raporlama döneminde bu değerli insan kaynağını destekleme taahhüdünü sürdürdü. Şirketin küresel çalışan sayısı, 2024'e kıyasla 2025'te %11,3'lük bir artışla yaklaşık 5.700'e yükseldi ve küresel ortalama maaşlar %7 oranında artış gösterdi. Aynı süreçte personel devir hızı %15'ten %10'a gerilerken, çalışanların %18'inin şirketteki on yılı aşkın hizmet süresi, rekabetçi teknoloji sektöründe uzun vadeli çalışan bağlılığının güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. Kaspersky, ekiplerini uluslararası düzeyde birçok bölgede güçlendirmeye devam ederek yerel uzmanlığını ve dünya genelindeki siber dayanıklılık kapasitesini pekiştirdi. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde, 2023 yılına göre işe alımlarda %60'lık dikkat çekici bir artış kaydedildi. Latin Amerika ile Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgelerinde de ekiplerin genişletilmesi, şirketin bölgesel yetkinliklere yönelik kesintisiz yatırımlarını ortaya koydu. Şirket, kendi bünyesinde ve daha geniş teknoloji ekosisteminde kapsayıcılığı ve fırsat eşitliğini desteklemeye devam etti. Bugün kadınlar, Kaspersky çalışanlarının %25'ini ve yönetici pozisyonlarının %26'sını oluşturuyor. Kaspersky, Empower Women gibi girişimleri desteklemenin yanı sıra, genç kızlar için siber güvenlik alanını daha erişilebilir, kapsayıcı ve cazip hale getirmeyi amaçlayan Future You in Tech programını da hayata geçirerek sektörün gelecekteki yetenek havuzunun genişletilmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.
Kaspersky'nin toplumsal katkıları eğitim ve hayırseverlik alanlarında da devam etti. Raporlama döneminde şirket, doğrudan hayırseverlik faaliyetlerine 760 bin dolar ayırırken, sivil toplum kuruluşlarına önceki döneme göre yaklaşık 2,7 kat artışla 13.500 siber güvenlik lisansı bağışladı. Eğitim, şirketin uzun vadeli dayanıklılık oluşturma stratejisinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürdü. Kaspersky Academy, bugün 42 ülkede yaklaşık 200 üniversiteyle iş birliği yürütüyor. İki yıllık dönemde yaklaşık 50 yeni üniversite, Kaspersky Academy Alliance programına katılarak 2023'teki toplam sayının iki katından fazla büyüme sağladı. Üniversitelere yönelik özel bir iş birliği programı olan Kaspersky Academy Alliance, kurumların Kaspersky'nin bilgi birikimini ve güncel siber güvenlik uzmanlığını eğitim süreçlerine entegre etmelerine destek oluyor. Kaspersky, akademik kurumlarla yaptığı iş birlikleri sayesinde siber güvenlik sektörü için daha güçlü ve donanımlı bir yetenek havuzunun oluşmasına önemli katkılar sağlıyor.
Çevresel Etkiyi Azaltma ve Şeffaf Yönetim Yaklaşımı
Kaspersky'nin çevre ajandası, siber güvenliğin dolaylı çevresel faydasını gözetmenin yanı sıra, şirketin kendi operasyonel ayak izini azaltmaya odaklanıyor. Raporlama döneminde çevre odaklı girişimlere yaklaşık 43 bin dolar yatırım yapan şirket, 420 kg elektronik ekipmanı geri dönüştürdü ve üç tondan fazla eşyayı bağışladı veya çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf etti. Ayrıca Kaspersky, bu süreçte çevresel mevzuata uyumsuzluktan kaynaklanan herhangi bir ceza veya yaptırımla karşılaşmadı. Kaspersky teknolojileri, gizli dijital atıkların azaltılmasına da katkı sağlıyor. Bunun en somut örneklerinden biri, kurbanların cihazlarını ve altyapılarını gizlice kullanarak kripto para madenciliği yapan zararlı yazılımlara karşı koruma sağlayan çözümlerdir. Kaspersky çözümleri, bu yasa dışı madencilik faaliyetlerini tespit edip engelleyerek yetkisiz enerji tüketiminin önüne geçiyor ve şirketin tahminlerine göre yıllık CO₂ eşdeğeri (CO₂-eq) emisyonunu 3.000 tona kadar azaltıyor.
Kaspersky’nin Küresel Şeffaflık Girişimi (GTI), İstanbul, Bogota ve Seul’deki yeni merkezlerin de eklenmesiyle dünya genelinde 13 Şeffaflık Merkezine ulaştı. Girişimin hayata geçirilmesinden bu yana GTI'a 9,4 milyon dolardan fazla yatırım yapan Kaspersky, Şeffaflık Merkezlerinde bugüne kadar 67 ziyaret ve 7 ürün incelemesi gerçekleştirdi. Güvenilir iş ortaklarının şirketin kaynak kodlarını, yazılım güncellemelerini ve tehdit tespit kurallarını incelemesine olanak tanıyan bu merkezler, Kaspersky teknolojilerinin bütünlüğü ve güvenilirliği konusunda ek bir güvence sunulmasına yardımcı oluyor. Bağımsız denetimler ve dış doğrulama süreçleri, şirketin şeffaflık yaklaşımının bir diğer kritik unsurunu oluşturdu. Raporlama döneminde Kaspersky, SOC 2 ve ISO 27001 olmak üzere iki bağımsız yıllık denetimi başarıyla tamamladı. Ayrıca şirketin Bug Bounty (Hata Ödül Programı) programı kapsamında, onaylanan 18 zafiyet bildirimi için 15 bin doların üzerinde ödül dağıtıldı. Bu önlemler, şirket içi hesap verebilirliği bağımsız denetimler ve sorumlu zafiyet bildirimi süreçleriyle birleştirerek güven ortamını pekiştiriyor.
Maria Losyukova, Kaspersky ESG ve Sürdürülebilirlik Başkanı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları belirtti: