Küresel siber güvenlik şirketi Kaspersky'nin Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT), Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesini hedef alan siber tehditlere yönelik kapsamlı bir rapor yayımladı. Siber Güvenlik Hafta Sonu etkinliğinde açıklanan bu bulgulara göre, 2026 yılının ilk yarısında bölgedeki siber güvenlik ortamını şekillendirecek başlıca eğilimler belirlendi. Yapay zekanın hızla yaygınlaşması ve devam eden jeopolitik ile ekonomik istikrarsızlıklar, siber suçların artmasına ve saldırıların daha karmaşık hale gelmesine zemin hazırlayan temel faktörler olarak öne çıkıyor.
Türkiye En Çok Etkilenen Ülkeler Arasında Yer Alıyor
Kaspersky tarafından toplanan telemetri verileri, 2026'nın ilk yarısında META bölgesindeki milyonlarca internet kullanıcısının web siteleri, e-postalar ve çeşitli web hizmetlerindeki güvenlik açıklarından faydalanan çevrimiçi tehditlerden ciddi şekilde etkilendiğini gözler önüne serdi. Web tabanlı saldırılara maruz kalan kullanıcı oranı açısından Türkiye, %22,8 ile bölgedeki en yüksek riske sahip ülke olarak belirlendi. Aynı dönemde Kaspersky'nin tespit sistemleri, Türkiye'de çeşitli çevrimiçi kaynaklardan kaynaklanan 17,1 milyon saldırıyı başarıyla engelledi. Türkiye'yi bu sıralamada %21,2 ile Kenya ve %19,3 ile Katar izledi. Bölgede web kaynaklı saldırılardan etkilenen kullanıcı oranının en düşük olduğu ülkeler ise Suudi Arabistan, Ürdün ve Pakistan olarak kayıtlara geçti.
Yapay Zeka Siber Saldırıları Nasıl Dönüştürüyor?
Kaspersky uzmanları, tehdit aktörlerinin siber operasyonlarının farklı safhalarında yapay zekayı giderek daha yoğun bir şekilde kullandığını ortaya koydu. Büyük dil modelleri, artık oltalama (phishing) e-postaları oluşturmaktan zararlı yazılım kodları geliştirmeye ve operasyonları destekleyen çeşitli içerikleri üretmeye kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Yapay zeka, zararlı yazılım geliştirme süreçlerinde kilit bir rol üstleniyor; başlangıçtaki kod iskeletinin taslağını çıkarmaktan işlevsel modüllerin yapılandırılmasına kadar zararlı yazılımların önemli bölümlerini oluşturabiliyor. Araştırmacılar, veri hırsızlığı, şifreleme ve süreç manipülasyonu yapabilen Rust tabanlı zararlı yazılımlar kullanan FunkSec grubuyla ilişkili kampanyalarda yapay zeka destekli zararlı yazılım geliştirme faaliyetlerini gözlemledi. Benzer bir durum, 2025'teki RevengeHotels kampanyasında da yaşandı; tehdit aktörleri, bulaştırıcı ve indirici kodlarının belirli bölümlerini oluşturmak için büyük dil modellerinden faydalandı.
Kaspersky Asya Pasifik (APAC) ile Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) Bölgeleri Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Başkanı Sergey Lozhkin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yapay zekânın, saldırganların çalışma yöntemlerini yeniden şekillendirdiğini ve operasyonlarını hızlandırdığını görüyoruz. Bu nedenle yapay zekanın 2026 yılında da tehdit ortamını belirleyen en önemli unsurlardan biri olmaya devam etmesini bekliyoruz. Yapay zeka, zararlı araçların geliştirilmesi ve uyarlanması için gereken süreyi ve maliyeti azaltarak tehdit aktörlerinin çok daha hızlı hareket etmesine ve faaliyetlerini daha geniş ölçekte yürütmesine olanak tanıyor. Savunma tarafının da taktiklerde yaşanacak hızlı değişimlere hazırlıklı olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Geleceğin Siber Tehdit Eğilimleri ve Korunma Yolları
Siber suçluların yapay zeka kullanımının artmasının yanı sıra, Kaspersky uzmanları kurumların yakından takip etmesi gereken bazı yeni eğilimlere de dikkat çekiyor:
- Yapay Zeka Destekli Zararlı Yazılımların Evrimi: Üretken yapay zeka modelleri, zararlı yazılımları farklı programlama dillerine veya mimarilere kolayca uyarlayabiliyor. Bu durum, zararlı kodların tespitini zorlaştırırken, çok daha büyük ölçekte ve hızla yayılmalarını sağlıyor.
- Bulut Tabanlı Veri Sızdırma Yöntemleri: Saldırganlar, çalınan verileri giderek artan oranlarda meşru bulut ve dosya paylaşım hizmetleri üzerinden aktararak normal ağ trafiği içinde gizlenmeyi hedefliyor.
- Operasyonları Hedef Alan Fidye Yazılımları: Bazı fidye yazılımı grupları, sadece verileri şifrelemekle kalmayıp, kritik üretim ve iş süreçlerini de kesintiye uğratarak kurbanlar üzerindeki fidye ödeme baskısını artırıyor.
- Kalıcılık Mekanizması Olarak Kullanılan Yapay Zeka Ajanları: Bazı yapay zeka ajan çözümleri, sistemlere geniş ve hatta tam erişim yetkisiyle çalışıyor. Bu tür sistemlerin ele geçirilmesi durumunda saldırganlar, istem komutlarını veya ajanın yapılandırmasını değiştirerek, örneğin her sistem açılışında zararlı bir yükün indirilmesini sağlayabiliyor.
- Kötü Niyetli Yapay Zeka Becerileri Yeni Bir Saldırı Vektörü Haline Geliyor: Yapay zeka ajanları kurumsal sistemlere daha geniş ölçekte erişim kazandıkça, saldırganlar ele geçirilmiş becerileri kullanarak ajanların davranışlarını manipüle edebiliyor, hassas verileri çalabiliyor, yetkisiz işlemler gerçekleştirebiliyor ve sistemlere kalıcı erişim elde edebiliyor. Bu durum, güvenilen yapay zeka araçlarının güçlü siber saldırı mekanizmalarına dönüşebileceği yeni bir risk katmanı oluşturuyor.
Siber tehditlerin yeni teknolojilerle birlikte sürekli evrim geçirdiği bu ortamda, Kaspersky kurumların güvenlik açıklarını düzenli olarak yönetmelerini, yamaları zamanında uygulamalarını, çalışan farkındalığı eğitimlerine yatırım yapmalarını, tehdit istihbaratından etkin bir şekilde faydalanmalarını ve yapay zeka destekli gelişmiş saldırıları tespit edebilen Kaspersky Next gibi ileri düzey güvenlik çözümlerini kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyor.