Kaspersky, yakın zamanda düzenlenen Siber Güvenlik Hafta sonu etkinliğinde, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesindeki çalışanlarla gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. “İş Yerinde Siber Güvenlik: Çalışanların Siber Güvenlik Bilinci ve Davranışları” başlıklı bu çalışma, bilgisayarları gereksiz dosyalardan arındırmak veya dijital yorgunluğu yönetmek gibi sıradan görünen bilgi teknolojileri (BT) alışkanlıklarının, kurumların siber dayanıklılığı üzerinde doğrudan ve çoğu zaman göz ardı edilen kritik bir etkiye sahip olduğunu gözler önüne serdi. Araştırma, özellikle iş yerlerinde dijital yorgunluğun giderek daha büyük bir sorun haline geldiğini vurguluyor.

Türkiye'de ankete katılan çalışanların %16'sı, siber güvenlik konusundaki bilgi eksikliği nedeniyle BT ile ilgili hatalar yaptığını ifade etti. Bu önemli oran, işletmelerde sürekli siber güvenlik eğitimlerinin ve farkındalık programlarının ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. BT hatalarına yol açan diğer faktörler arasında ise %25 ile aceleci davranma, %16 ile dikkatsizlik, %15 ile yorgun veya stresli olma ve %5 ile aşırı bildirim alma yer alıyor. Sürekli gelen uyarılar, mesajlar ve ekrandaki dijital karmaşa, sadece verimliliği düşürmekle kalmayıp, maliyetli BT hatalarına, sosyal mühendislik saldırılarının gözden kaçmasına ve hatta ciddi siber güvenlik ihlallerine zemin hazırlayabiliyor.

Dijital Karmaşa ve İş Yeri Verimliliği

Kaspersky araştırması, Türkiye'deki çalışanların dijital çalışma alanlarını nasıl kullandıklarına dair çarpıcı veriler de sundu. Katılımcıların %50.5'i masaüstünde 10 ila 20 arasında simge bulunduğunu belirtirken, %25'i bu sayının çok daha fazla olduğunu ve masaüstlerinin yarısının veya tamamının simgelerle dolu olduğunu ifade etti. Benzer şekilde, katılımcıların %20'si herhangi bir anda tarayıcılarında 10'dan fazla sekmeyi açık tuttuğunu dile getirdi. Masaüstündeki aşırı sayıda simge ve açık sekmeler, yalnızca dikkati dağıtıp ertelemeyi teşvik etmekle kalmıyor; aynı zamanda cihazların performansını yavaşlatabiliyor ve kullanılmayan uygulamaların fark edilmeden veri toplamasına yol açabiliyor.

İlginç bir bulgu olarak, çalışanların önemli bir bölümü klavyelerini ve telefonlarının yüzeylerini düzenli olarak dezenfekte etme alışkanlığına sahip; katılımcıların %21'i bu alışkanlığı COVID-19 pandemisi sonrasında edindiğini belirtti. Ancak dijital temizlik alışkanlıkları aynı hızda gelişmemiş durumda. Katılımcıların %58'i gereksiz dosyaları ayda en az bir kez temizlediğini söylerken, geri kalanlar dijital temizlik işlemlerini çok daha seyrek gerçekleştiriyor; bazıları bunu üç ayda bir, hatta yılda bir kez yapıyor. Dijital gürültüyü etkili bir şekilde yönetmek, çalışanların dikkatlerini koruyabilmeleri ve odaklanabilmeleri açısından kritik önem taşıyor. Özellikle kritik projelerin teslim süreçleri gibi yoğun odaklanma gerektiren dönemlerde yalnızca gerekli bildirimlerin açık tutulması gerekiyor. Düzenli molalar vermek de hem çalışanların genel iyi oluşunu hem de siber güvenlik farkındalığını korumak açısından büyük önem arz ediyor. Araştırmaya göre katılımcıların %79'u iş molalarını yemek veya içmek için değerlendirirken, %56'sı arkadaşları ve iş arkadaşlarıyla sohbet ediyor. Buna karşın, esneme hareketleri yapmak ve fiziksel egzersiz gibi stresi azaltarak odağın yeniden kazanılmasına yardımcı olabilecek aktiviteleri yalnızca %8'i tercih ediyor.

Kaspersky META Bölgesi Kıdemli Güvenlik Danışmanı Brandon Muller, dijital yorgunluğun gerçek ve giderek büyüyen bir stres faktörü olduğunu kabul etmek gerektiğini belirtiyor. Muller,