Türkiye'de araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine yönelik merkezi yönetim bütçesinden ayrılan kaynaklar, 2025 yılında önemli bir harcama seviyesine ulaşırken, 2026 yılı için belirlenen ödeneklerle bu desteğin artarak devam edeceği gözlendi. Merkezi yönetim bütçesi verilerinden elde edilen bilgilere göre, 2025 senesinde Ar-Ge için toplam 253 milyar 544 milyon TL harcama gerçekleştirildi. Gelecek yılın bütçe başlangıç ödenekleri incelendiğinde ise 2026 yılında Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan tahsisatın 308 milyar 568 milyon TL olacağı belirlendi. Bu rakamlar, ülkenin bilimsel ve teknolojik ilerlemesine verilen önemi ortaya koyuyor.

2025 yılındaki 253 milyar 544 milyon TL'lik Ar-Ge harcaması, merkezi yönetim bütçesi içerisindeki %1,58'lik bir paya karşılık geldi. Aynı dönemde, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) değeri 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL olarak kaydedilirken, Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki oranı %0,40 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranlar, bir yandan kamu kaynaklarının Ar-Ge'ye yönlendirilme yoğunluğunu gösterirken, diğer yandan ulusal ekonomide Ar-Ge'nin genel ağırlığını da yansıtıyor. Gelişmekte olan ekonomiler için Ar-Ge yatırımları, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme ve rekabetçilik açısından kritik bir öneme sahiptir.

Bütçe başlangıç ödenekleri baz alınarak yapılan hesaplamalar, 2026 yılı için Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan ödeneğin 308 milyar 568 milyon TL'ye yükseltildiğini gösteriyor. Bu artış, önceki yıla kıyasla Ar-Ge'ye ayrılan toplam kaynak miktarında kayda değer bir yükselişe işaret ediyor. Bu durum, hükümetin araştırma ve geliştirme alanındaki yatırımları artırma yönündeki kararlılığını ve bu alandaki hedeflerini güçlendirme çabasını ortaya koymaktadır.

Ar-Ge Desteklerinde Sosyo-Ekonomik Hedefler ve Üniversitelerin Rolü

Merkezi yönetim bütçesinden sağlanan Ar-Ge harcamaları, sosyo-ekonomik hedeflere göre sınıflandırıldığında, 2025 yılında en büyük fonlama payının genel bilgi gelişimine yönelik olarak üniversitelere aktarıldığı görüldü. Toplam Ar-Ge fonlamasının %64,9'u bu alana tahsis edildi. Üniversiteler, bilimsel bilginin üretimi, yayılması ve yeni nesillerin yetiştirilmesi açısından merkezi bir konumda bulunmaktadır. Genel bilgi gelişimine yapılan bu yatırımlar, uzun vadede ülkenin bilimsel kapasitesini ve inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Genel bilgi gelişimi için üniversitelere sağlanan desteği, 2025 yılında sırasıyla %11,5 ile endüstriyel üretim ve teknoloji hedefleri takip etti. Diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi %5,0, tarım sektörü %4,4 ve eğitim %4,4 oranında pay aldı. Bu dağılım, ülkenin Ar-Ge önceliklerini ve farklı sektörlere verilen desteğin oranlarını gözler önüne seriyor. Özellikle endüstriyel üretim ve teknoloji alanına yapılan yatırımlar, sanayinin rekabet gücünü artırma ve yerli teknoloji geliştirme çabalarını destekleme amacı taşıyor.

2026 yılı bütçe başlangıç ödeneklerine bakıldığında da benzer bir eğilim devam ediyor. Ar-Ge için ayrılan ödeneklerin %69,5'i yine genel bilgi gelişimi amacıyla üniversitelere yönlendirildi. Bu oran, üniversitelerin Ar-Ge ekosistemindeki merkezi ve stratejik rolünün pekiştiğini gösteriyor. Endüstriyel üretim ve teknoloji, sosyo-ekonomik hedefler arasında %8,9 ile ikinci sırada yer alırken, bunu %5,5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, %4,7 ile tarım ve %4,0 ile savunma takip etti. Savunma sanayii Ar-Ge'sinin ilk beş hedef arasına girmesi, bu alandaki yerlileşme ve millileşme çabalarının kamu tarafından desteklendiğinin bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Uluslararası Ar-Ge Programlarına Ayrılan Kaynaklar

Merkezi yönetim bütçesinden uluslararası Ar-Ge programlarına ayrılan finansman da dikkat çekici düzeyde oldu. 2025 yılında bu programlara toplam 1,82 milyar TL tahsis edildi. Uluslararası iş birlikleri, küresel bilimsel ağlara entegrasyon ve bilgi transferi açısından büyük önem taşımaktadır. Ar-Ge programlarının alt kategorilerine göre yapılan incelemede, Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programları 987 milyon TL ile en büyük payı aldı. Bu, Türkiye'nin Avrupa Birliği Horizon programları gibi geniş çaplı bilimsel iş birliklerine katılımının bir yansımasıdır.

Avrupa çapındaki programları, 2025 yılında 435 milyon TL ile ikili veya çok taraflı kamu Ar-Ge programları için ayrılan fonlar takip etti. Uluslararası Ar-Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara gönderilen kamu fonu ise 402 milyon TL olarak kaydedildi. Bu dağılım, Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel ölçekte farklı iş birliği modellerini benimsediğini ve uluslararası bilimsel diplomasiye yatırım yaptığını göstermektedir.

2026 yılı bütçe başlangıç ödenekleri kapsamında uluslararası Ar-Ge programlarına ayrılan toplam miktar 1,95 milyar TL olarak belirlendi. Bu, önceki yıla göre yaklaşık 130 milyon TL'lik bir artışı ifade ediyor. Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programları, 1 milyar TL ile yine en yüksek ödeneği alarak uluslararası iş birliklerinde öncü konumunu korudu. Uluslararası Ar-Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara ait fonlar 489 milyon TL ile ikinci sıraya yükselirken, ikili veya çok taraflı uluslararası Ar-Ge programları için 460 milyon TL tahsis edildi. Bu veriler, Türkiye'nin uluslararası bilimsel arenadaki varlığını güçlendirme ve küresel Ar-Ge ekosistemine daha fazla entegre olma stratejisinin devam ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.