Türk Kızılay, afetzedelerin ekonomik bağımsızlıklarını artırmayı ve istihdam olanaklarına kavuşmalarını desteklemeyi amaçlayan “İyilikle Pişen Hayatlar” başlıklı aşçılık eğitim serisinin on ikinci oturumunu İstanbul’da düzenledi. Bu kapsamda Diyarbakır’dan İstanbul’a gelen 20 kadın katılımcı, iki günlük yoğun bir programla temel mutfak tekniklerini öğrenme fırsatı buldu. Eğitim sürecinde deneyimli mutfak profesyonellerinin rehberliğine başvuran kadınlar, mesleki yetkinliklerini geliştirmeye yönelik pratik uygulamalar gerçekleştirdi.

Profesyonel Şeflerle Buluşma

Başcılar Aşevi’nde gerçekleştirilen atölye çalışması, gastronomi dünyasının tanınmış isimlerinin katılımıyla dikkat çekti. Ünlü şef Ömür Akkor’un yanı sıra Araz Aknam, Claudio Chinali ve Sergen Özen gibi tecrübeli mutfak uzmanları, katılımcılara bilgi aktardı. İki gün süren bu eğitim seti, sadece teknik becerilerin kazandırılmasıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda katılımcıların kendi aralarında dayanışma ruhunu pekiştirmesine de vesile oldu. Programın sonunda başarılı performans gösteren kadınlar, eğitimleri tamamlandığına dair sertifikalarını şeflerden teslim aldılar.

Sosyo-Ekonomik Güçlenme Amaçlanıyor

Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç, projenin hayata geçirilmesindeki temel hedefin, afetlerin yarattığı yıkım sonrası toplumsal ve ekonomik yapıların yeniden güçlendirilmesi olduğunu belirtti. Koç, deprem bölgelerindeki kadınların yalnızca fiziksel altyapının onarılmasından değil, sosyal hayata tam entegrasyonundan da hareket edildiğini ifade ederek, “Yemekle birlikte iyilik pişiriyoruz” ifadesini kullandı. Afet döneminde aşevlerinde gönüllü olarak görev yapan ve afetzede vatandaşlara yemek hazırlayan kadınların da bu atölyeye dahil olmasının, süreçteki insanî bağların önemini vurguladığını dile getirdi.

Koç, elde edilen bilgilerin ve deneyimlerin katılımcıların yeni iş fırsatlarına ulaşmasını kolaylaştıracağını belirterek, iyiliğin daha geniş kitlelere ulaşması için çaba sarf ettiklerini sözlerine ekledi. Böylece sadece bir eğitim programı değil, aynı zamanda umut ve motivasyon kaynağı olan bir girişim uygulanmış oldu.

Dayanışma ve Profesyonelleşme

Eğitimlere liderlik eden şef Ömür Akkor ise bu tür çalışmaların katılımcıların mutfaktaki becerilerini profesyonel seviyeye taşıdığını ve gelecekteki kariyer planlarına yön verdiğini belirtti. Farklı mutfak kültürlerinin bir araya gelmesiyle oluşan zengin ortamın, kültürel alışveriş açısından da değerli olduğunu vurgulayan Akkor, deprem sırasında yaşanan birlik ve beraberliğin unutulmaz izler bıraktığını hatırlattı. Yan yana çalışılan o zorlu günlerde kurulan güçlü bağların, bugün de aynı heyecan ve dayanışma ruhuyla sürdürüldüğünü ifade etti. Akkor, anlamlı bir projenin parçası olmaktan duyduğu onuru paylaşarak, edinen her bilgi ve deneyimin katılımcıların hayatında kalıcı dönüşümler yaratmayı hedeflediğini belirtti.