Çağdaş felsefenin önemli isimlerinden Yuk Hui'nin kaleme aldığı ve Burak Çakır tarafından Türkçeye kazandırılan "Post-Avrupa" adlı eser, VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) aracılığıyla okurlarla buluştu. Kitap, teknolojik ve ekonomik dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, Avrupa'nın geleneksel anlamda varlığını sürdüremeyeceği tezini işliyor. Hui, okuyucuları Avrupa sonrası bir dönemi düşünmeye davet ederek, artık "Avrupalı" sayılamayacak teknolojinin belirlediği gezegenleşmiş bir dünyada hissedilen yurtsuzluk duygusunu ve aidiyet arayışını yeniden değerlendiriyor.

Felsefe kitaplığına önemli bir katkı sunan bu çalışma, dünyanın ulaştığı homojenleşmiş gezegensel durumu derinlemesine inceliyor. Kitap, bu durumu Heidegger, Jan Patočka, Derrida, Bernard Stiegler ve Gilbert Simondon gibi Batılı düşünürlerin bakış açılarından ele alırken, aynı zamanda Kitaro Nishida ve Mou Zongsan gibi Asyalı filozofların görüşlerini de tartışmaya dahil ederek Doğu ile Batı arasındaki yerleşik karşıtlıkları sorguluyor. Bu kapsamlı analiz, düşüncenin bireyleşmesi meselesinden yola çıkarak, Avrupa sonrası bir bağlamda "Asya nedir?" sorusuna yeni ve özgün bir yanıt bulma arayışına giriyor.

"Avrupa" Kavramının Dönüşümü ve Yeni Sorgulamalar

Son iki yüzyıl içinde felsefi bir kavram olmanın ötesine geçerek bir üstünlük aracına dönüşen "Avrupa"nın, günümüzde eski anlamını taşıyamadığı gözle görülür bir gerçek olarak öne çıkıyor. Bu köklü dönüşümün temel dinamikleri arasında savaşlar, sömürgecilik deneyimleri, küresel krizler, soykırımlar, göç politikalarındaki değişimler, yükselen milliyetçilik akımları ve ortak bir dünyayı biçimlendiren teknolojinin yaygınlaşması yer alıyor. Yuk Hui, klasik Avrupa anlayışının artık geçerliliğini yitirdiğini vurgulayarak, okuyucuyu yeni bir "Avrupa sonrası" paradigmayı düşünmeye çağırıyor. Yazar, günümüzde artık yalnızca "Avrupalı" olarak tanımlanamayan teknolojinin tetiklediği tekno-ekonomik dönüşümle şekillenen bu küreselleşmiş dünyada, bireyin hissettiği yurtsuzluk duygusunu ve köklere dönme özlemini yeniden yorumluyor.

Hui, eserinde sadece varoluşsal bir yurtsuzluk hissini değil, aynı zamanda sermaye, tüketimcilik, dijitalleşme ve tekno-bilimin şekillendirdiği bu "düzleşmiş" gezegende, düşüncenin bireyleşmesine olanak tanıyacak bir zeminin nasıl inşa edilebileceğini de tartışmaya açıyor. Avrupa merkezli tahakkümün yerel kimlikleri ve özgünlükleri görünmez kıldığı bu homojenleşmiş dünyada ödenen bedelleri gözler önüne seren "Post-Avrupa", düşüncenin bireyleşmesini geleceğe dönük, spekülatif ve yeni bir felsefi imkân olarak sunuyor.

Geçtiğimiz on yıllarda sürekli yinelenen Avrupalılık­tan-çıkma [de-Europeanisation] çağrılarının ve post-Avrupa önerilerinin ardından, Avrupa felsefesi artık neye dönüşebilir? Gezegensel koşullar göz önüne alındığında felsefe, Avrupa’nın Başkasına nasıl karşılık verebilir? Peki Başkası, basmakalıp Av­rupamerkezcilik eleştirilerinin ötesine geçerek, Avrupa mirasına nasıl karşılık verebilir? İşte bu “otobiyografi,” tam da bu sorular eşliğinde, bedensel deneyimde ve düşüncenin işleyişinde cisim­leşen bir uyuşmazlık aracılığıyla ortaya seriliyor. Bu gerilimle birlikte burada beliren şey, aynı zamanda Gilbert Simondon’un kullandığı anlamda bir bireyleşme sürecidir. Bu yolla ben de bi­reyleşme kavramının, Simondon’un ve daha sonra Bernard Stieg­ler’in bu kavramı işlettikleri bağlamların ötesine nasıl taşınabile­ceğini araştırmayı amaçlıyorum. Bireyleşme, bir sistem içindeki unsurlar arasındaki gerilimler veya uyuşmazlıklar ile koşullanır. Belki de Heidegger’in “düşünmek ne demektir?” sorusunu, tam da iki düşünme tarzının birbiriyle hemen uzlaştırılamadığı bir sistemde yeniden ifade etmeliyiz, belki de onun yerine artık, “dü­şüncenin bireyleşmesi ne demektir?” sorusunu sormalıyız.

Yazar Yuk Hui Kimdir?

Çağdaş teknoloji felsefesinin önde gelen düşünürlerinden Yuk Hui, Hollanda'daki Erasmus University Rotterdam'da felsefe profesörü olarak görev yapmaktadır. Bilgisayar mühendisliği alanındaki eğitiminin ardından, felsefe doktorasını Fransız filozof Bernard Stiegler'in danışmanlığında tamamlamıştır. Teknoloji felsefesi ve estetik üzerine yaptığı çalışmalar, dünya genelinde birçok dile çevrilerek geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Hui, aynı zamanda Erasmus Felsefe ve Teknoloji Enstitüsü'nün yöneticiliğini ve Felsefe ve Teknoloji Araştırma Ağı'nın yürütücülüğünü üstlenmektedir. 2020 yılından bu yana Berggruen Felsefe ve Kültür Ödülü'nün jüri heyetinde aktif olarak yer almaktadır.

Yazarın önemli eserleri arasında On the Existence of Digital Objects (2016), The Question Concerning Technology in China: An Essay in Cosmotechnics (2016), Recursively and Contingency (2019) ve Art and Cosmotecnics (2021) bulunmaktadır. Son dönemde yayımlanan Post-Avrupa (2024) ile birlikte, Machine and Sovereignty (2024) ve Kant Machine (2026) gibi gelecek çalışmaları da merakla beklenmektedir.

Kitap Künyesi:

  • Yayınevi: VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY)
  • Kitabın Adı: Post-Avrupa
  • Yazar: Yuk Hui
  • Kategori: Felsefe
  • Türkçesi: Burak Çakır
  • Sayfa Sayısı: 192