63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında sinema tutkunları, kısa filmler, belgeseller ve sinema okullarının öğrenci yapımlarıyla buluştu. Özellikle Ulusal Belgesel Yarışması bölümünde yer alan yapımlar, farklı coğrafyalardaki insan hikayelerini, kültürel mirası ve bireysel mücadeleleri ekrana taşıyarak festivalin en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı. Bu kapsamda, çağdaş müziğin öncüsü İlhan Usmanbaş’ın hayatını anlatan “Modernist: Usmanbaş”, Gazze’deki sivil yaşamı gözlemleyen “Kül ve Tuz”, video sanatçısı Nil Yalter’in emeklerini konu alan “Zor Zanaat”, Şırnak’taki çocukların izini süren “Uzakta” ve Antarktika’yı tek başına geçen Ali Rıza Bilal’i takip eden “Beyaz Kıtaya Yolculuk” gibi eserler seyirciyle yüzleşti.

Müzik Tarihinin İzinde: Modernist Usmanbaş

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda düzenlenen söyleşiye katılan ekip, “Modernist: Usmanbaş” belgeselinin üretim sürecini ve içeriğini detaylandırdı. Yapımcı Elif Dizdaroğlu, projenin köklerinin 2018 yılında Mimaroğlu filmi çekimleri sırasında yönetmen Enver Serdar Kökçeoğlu ile tanışmalarına dayandığını belirtti. Dizdaroğlu, telefon görüşmeleri ve 2021’de Usmanbaş’ın 100. yaşında yapılan YouTube röportajının ardından, kimse bu belgeseli yapmadığı için kendi inisiyatifleriyle 2022’de izin alarak çekimlere başladıklarını anlattı. Deprem sürecinin yarattığı aksaklıklar ve sponsor arayışı nedeniyle tamamlanma sürecinin uzadığını ifade eden Dizdaroğlu, filmin 2025’te tamamlandığı ancak İlhan Usmanbaş’ın 30 Ocak’ta hayatını kaybettiği müjde verdi.

Yönetmen Enver Serdar Kökçeoğlu, Usmanbaş’ın Cumhuriyet öncesi 1910’larda doğmuş olması nedeniyle hem ülkenin hem de müziğin tarihini birebir yaşadığını vurguladı. Türk modernleşmesindeki işitsel dönüşümü ve 20. yüzyıl müziğinin zorlu ama karanlık olmayan yapısını anlatmayı hedeflediklerini belirten Kökçeoğlu, filmin avangart ruhunu yansıtmayı amaçladıklarını dile getirdi. Kurgucu Hazal Bayar ise görsel dünyanın oluşturulmasında grafiksel düzenlemelerin, bölünmüş ekranların ve arşiv görüntülerinin yoğun kullanımı gerektiğini, bunun da kişisel estetik tercihleriyle örtüştüğünü belirtti.

Savaşın İnsan Yüzü ve Sanatın Hafızası

“Kül ve Tuz” ekibi, Gazze’de yaşananları oyuncusuz ve gerçek figürlerle aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Yürütücü yapımcı Sadık Ebu Amir, savaşın veya ölümün direkt yansıtılmak istenmediğini; bunun yerine ressam, itfaiyeci, ambulans çalışanı ve yetim kalan çocuklar gibi gerçek insanların acılarıyla dolu yaşam koşullarının gösterilmek istendiğini açıkladı. Filmin çekimlerinin, oradaki kamera taşımanın hayati riskler doğurduğu bir ortamda, Mahmut adlı bir kişi tarafından tek bir telefonla gerçekleştirildiğini belirten Ebu Amir, belgeselin saflığına dikkat çekti.

Bölümün diğer önemli ismi “Zor Zanaat” belgeseliydi. Nil Yalter’in sanatını ele alan yapımın yönetmeni Levent Çetin, fikrin 90’lı yıllara, Türkiye’de video sanatının ivme kazandığı döneme gittiğini hatırlattı. Çetin, pandemi döneminde Yalter ile kurdukları temas ve Venedik Bienali’ndeki ödül sonrası alınan kültür bakanlığı desteğiyle projenin hayata geçtiğini belirtti. Yalter’in kendi arşivini dijital olarak düzenlemiş olmasının çekim sürecini büyük ölçüde kolaylaştırdığını ifade eden Çetin, sanatçının işbirliğinin önemine değindi.

Hafıza, Umut ve Sınırları Aşmak

“Uzakta” belgeseli, 2007’de Şırnak’ta çocuklara yönelik oyunculuk atölyesinde başlayan hikayeyi 2016’daki çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları sonrası izledi. Yönetmen Tayfur Aydın, o dönemde sosyal medyadan gelen teklifle gittiği Şırnak’taki çocukların büyük hayallerini ve enerjisini hatırlatarak, zaman içinde yaşanan değişimin kendisini nasıl etkilediğini anlattı. Danışman Mehmet Eryılmaz, unutmamanın bir ihanet olduğunu ve sanatçıların bu tür çalışmaların aslında sanatsal zekatı yaptığını vurgularken, kurgucu Amir İtminan umutsuzluğun en büyük günah olduğunu belirterek filme derinlik kattı.

Festivalin son konuklarından “Beyaz Kıtaya Yolculuk”, 51 yaşındaki eski olimpik kürekçi Ali Rıza Bilal’ın Antarktika’yı tek başına geçme girişimini belgeledi. Yönetmen Tayfun Belet, filmin bir motivasyon filmi olmaktan ziyade, insanın yalnızlık karşısındaki durumunu sorgulayan bir çalışma olduğunu savundu. Bilal ise eksi kırk derece sıcaklıklarda pilleri vücut ısısıyla korumak, kayak bağlamasını tamir etmek ve bozulan ekipmanlarla baş etmek gibi zorlukları saydı. Yolculuk sonrası geçirdiği fiziksel ve ruhsal tedavi sürecinden bahseden Bilal, bu eşsiz deneyimin bedelini ve değerini ortaya koydu.”}