Tütün kontrolünü güçlendirmek amacıyla geniş bir paydaş kitlesini bir araya getiren Değer Hareketi, 15 Eylül tarihinde Ankara Kült Kavaklıdere’de gerçekleştirilen lansman etkinliğiyle kamuoyuna duyuruldu. Hareket, başta eğitim, sağlık ve çevre olmak üzere farklı ekosistemleri somut politika hedefleri etrafında toplama amacı güderken, 4207 sayılı Kanun başta olmak üzere tütün kontrol mekanizmalarının daha etkin uygulanmasına katkı sağlamayı, toplumun temiz havayı temel bir hak olarak talep etme yetisini güçlendirmeyi ve bu alandaki ortak savunuculuğu pekiştirmeyi hedefliyor. Lansmanda açıklanan saha araştırması bulguları, mevcut yasal düzenlemelere rağmen dumansız hava sahası uygulamalarında önemli boşluklar bulunduğunu gözler önüne serdi.
Değer Hareketi, tütün kontrolünü sadece belirli kurumların veya uzmanlık alanlarının sorumluluğunda bir mesele olarak değil, toplumun her kesiminin ortak sorumluluk almasını gerektiren çok boyutlu bir konu olarak ele almaktadır. Bu çerçevede hareket; sağlık alanındaki bilimsel verileri, iletişimin dönüştürücü gücünü, sivil toplum kuruluşlarının savunuculuk kapasitesini ve gençlerin aktif katılımını ortak bir zeminde buluşturarak, temiz hava hakkının korunmasına yönelik kapsamlı bir yaklaşım sergiliyor.
Dumansız Hava Sahalarında Uygulama Boşluğu Ortaya Kondu
Türkiye’deki tütün kontrol mevzuatı, 4207 sayılı Kanun başta olmak üzere, tütün ürünlerine yönelik reklam, sponsorluk ve satış yasakları, yaş teyidi uygulamaları, teşhir yasakları ve düz paket uygulaması gibi birçok koruyucu tedbirin yanı sıra, dumansız hava sahası düzenlemelerine de geniş yer vermektedir. Ancak bu güçlü yasal çerçevenin sahadaki uygulama düzeyini değerlendirmek amacıyla Değer Hareketi’nin lansmanında önemli bir saha araştırmasının sonuçları paylaşıldı.
Design Araştırma iş birliğiyle Kasım 2025 – Mart 2026 tarihleri arasında Ankara, İstanbul ve İzmir’de 475 kafe, restoran ve barı kapsayan bu detaylı araştırmanın bulguları, yasal düzenlemelerin etkinliğinde ciddi uygulama boşlukları olduğunu gösterdi:
- İncelenen mekanların yüzde 75,6’sında, yani yaklaşık her dört mekandan üçünde, kanunun getirdiği yükümlülüklerden en az birinin ihlal edildiği tespit edildi.
- Mekanların yüzde 89’unda masalarda kül tablası bulunduğu gözlemlendi.
- Yüzde 27,6’sında ise zorunlu “Sigara İçilmez” levhasının bulunmadığı belirlendi.
- “Sigara İçilmez” levhasının bulunduğu kapalı alanların yüzde 39,4’ünde tütün ürünü tüketiminin devam ettiği saptandı.
- Levhaların bulunduğu mekanların yüzde 11,9’unda işaretlerin ilgili mevzuat ve standartlara tam olarak uygun olmadığı ortaya kondu.
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de daha önce denetlenen mekanlara yapılan takip ziyaretlerinde ortaya çıktı. Bu takip ziyaretlerinin gerçekleştirildiği mekanların tamamında sigara kullanımına ilişkin ihlallerin devam ettiği görüldü. Bu tablo, temiz hava hakkının sadece mevzuatla güvence altına alınmasının yeterli olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Mevcut düzenlemelerin sahada etkin ve sürdürülebilir bir biçimde uygulanması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumun farklı kesimlerinin temiz hava hakkını sahiplenmesi, dumansız hava sahasının korunması açısından kritik bir önem taşımaktadır.
Ortak Akıl ve Çok Boyutlu Savunuculuk Vurgusu
Lansman programı, Uluslararası Stratejist Eda Zaloğlu’nun Değer Hareketi’nin temel değerlerini, hedeflerini ve yaklaşımını detaylandıran sunumuyla başladı. Ardından, “Ortak Nefes, Ortak Gelecek: Tütün Kontrolü İçin Kolektif Akıl” başlıklı panelde tütün kontrolüyle ilgili güncel konular; sağlık, hukuk, iletişim ve gençlik perspektiflerinden kapsamlı bir şekilde ele alındı.
Panelde, Düzce Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBAM) Müdürü Prof. Dr. Tijen Acar, tütün kontrolünün koruyucu sağlık politikalarındaki rolüne ve pasif içiciliğin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinerek, mevcut politikaların etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanmasının gerekliliğini vurguladı. Avukat Senem Yılmazel ise, tütün ürünlerinin olumsuz etkileri karşısında endüstrinin sorumluluk üstlenmeyen yaklaşımına dikkat çekerek, bu konuyu endüstriye karşı yürüttüğü ve başarıyla sonuçlanan dava süreci üzerinden somutlaştırdı. Gençlik Servisleri Merkezi Temsilcisi Öyküm Bağcı, gençlerin kendi geleceklerini şekillendiren süreçlerde söz sahibi olmalarının önemine odaklanarak, onları sadece korunması gereken bir hedef kitle olarak değil, çözüm üreten ve toplumsal dönüşüme katkı sunan paydaşlar olarak konumlandırmanın gerekliliğini dile getirdi. Köşe yazarı, İletişim Uzmanı ve TÜHİD Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Çekirge Paksoy, tütün kontrolünün toplumsal gündemde güçlü ve sürdürülebilir bir karşılık bulmasında iletişimin dönüştürücü rolünü değerlendirdi. Dumansız Gençlik Girişimi Temsilcileri İkragül Yener ve Özgür Özdemir ise tütün endüstrisinin özellikle yeni nesil tütün ürünleri ve satış noktaları üzerinden gençleri hedef alan stratejilerine dair topladıkları kanıtlardan kesitler sundular.
Değer Hareketi, lansmanın ardından Eylül ayı itibarıyla farklı temalar etrafında aylık paydaş toplantıları düzenlemeyi planlamaktadır. Bu toplantılarla sağlık, akademi, sivil toplum, eğitim, çevre, yerel yönetimler, medya, özel sektör ve gençlik alanlarından aktörler aynı masa etrafında buluşacaktır. Her toplantıda tütün kontrolünün farklı bir boyutu ele alınacak; mevcut sorunlar ve ihtiyaçlar ilgili paydaşlarla birlikte değerlendirilecek; farklı alanlardaki bilgi ve deneyimler ortaklaştırılacak ve bu birikim somut politika hedeflerine ve ortak savunuculuk alanlarına dönüştürülecektir.
Değer Hareketi, Türkiye’de tütün kontrolünün güçlendirilmesi ve toplum sağlığının tütün endüstrisinin ticari çıkarları karşısında korunması amacıyla faaliyet gösteren bir sivil toplum hareketidir. Tütün ve nikotin ürünlerinin sağlık, toplum, ekonomi ve çevre üzerindeki etkilerini daha görünür kılmayı; tütün endüstrisinin pazarlama, normalleştirme, etki oluşturma ve manipülasyon stratejilerine ilişkin kamuoyu farkındalığını artırmayı; tütün kontrolü politikalarının etkili biçimde uygulanmasını ve değişen ürünler ile endüstri uygulamaları karşısında sürekli olarak güçlendirilmesini savunmaktadır. Hareket, araştırma ve bilimsel kanıtı; stratejik iletişim, savunuculuk ve paydaş katılımıyla kanıttan savunuculuğa uzanan bütüncül bir strateji çerçevesinde bir araya getirir. Saha araştırmaları ve toplumsal kesimlerle yürütülen etkileşim çalışmaları sonucunda elde edilen bulguları, kamuoyunun anlayabileceği ve karar vericileri harekete geçirebilecek bir çerçeveye dönüştürerek, tütün kontrolü alanındaki sorunları görünür kılmayı, farklı paydaşları ortak öncelikler etrafında buluşturmayı ve bilimsel kanıta dayalı politika değişimini desteklemeyi amaçlar.
Tütün kullanımının Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmasıyla birlikte, tütün kullanımının sağlık, ekonomi ve çevre üzerindeki yükü de giderek artmaktadır. Bu tablo karşısında temel ihtiyaç; bilimsel kanıtı toplumsal katılıma ve talebe dönüştüren, aynı zamanda tütün kontrolü politikalarının etkili biçimde uygulanmasını destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmaktır. Değer Hareketi, bu doğrultuda farklı alanlardan paydaşları ortak bir amaç etrafında buluşturarak bilgi, deneyim ve uzmanlıkların birbirini beslediği; iş birliğini ve ortak savunuculuğu güçlendiren sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Hareketin adı olan “Değer” ise temiz hava, sağlık, gençlerin korunması, güvenilir bilgiye erişim ve etkili kamu politikaları gibi temel insani değerleri ortak bir zeminde buluşturma ve savunma misyonunu simgelemektedir.