QNB Türkiye, kadınların ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek amacıyla Standard Chartered ile 25 milyon ABD doları değerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Odaklı Repo işlemi gerçekleştirdi. Bu önemli finansman, kadın liderliğindeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) kredi ihtiyaçlarını karşılamak ve mevcut kredilerini yeniden yapılandırmak üzere kullanılacak. Bu girişim, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kapsayıcı büyümeyi ve fırsat eşitliğini desteklemeyi amaçlıyor.

Finansman Detayları ve Stratejik Yaklaşım

Bu özel işlem, QNB Grup Sürdürülebilir Finans ve Ürün Çerçevesi tarafından belirlenen katı kriterlere uygun olarak yapılandırıldı. Sağlanan kaynağın hangi kredilere yönlendirildiği düzenli olarak raporlanacak ve bağımsız denetim süreçleriyle şeffaflık sağlanacak. QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, kadınların ekonomiye katılımının sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomik yapının temelini oluşturduğuna inandıklarını belirtti. Tan, bankanın kadınların iş hayatında güçlenmesine yönelik yaklaşımını sadece belirli projelerle sınırlı tutmadığını, bunun yerine girişimcilikten istihdama, eğitimden finansmana erişime kadar uzanan geniş bir perspektifle ele aldıklarını vurguladı. Ömür Tan, uluslararası piyasalardan elde edilen bu 25 milyon ABD dolarlık kaynağın, kadın liderliğindeki KOBİ'lere aktarılmasının, bankanın bu alandaki kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ayrıca, önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliklerini artırarak toplumsal cinsiyet eşitliğine ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan yenilikçi finansman modelleri geliştirmeye devam edeceklerini ekledi.

Uluslararası İş Birliği ve Kurumsal Taahhütler

Standard Chartered Fransa CEO'su ve Avrupa Kurumsal Bankacılık Başkanı Caroline Eber-Ittel ise bu işleme ilişkin memnuniyetini dile getirdi. Eber-Ittel, geleneksel finansman yapılarının müşteriler ve hizmet verilen toplumlar için nasıl daha fazla değer yaratacak şekilde geliştirilebileceğini sürekli olarak değerlendirdiklerini belirtti. Bu işlemin, sermaye piyasaları çözümlerinin fonlama ve likidite ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda kadınların ekonomik güçlenmesini desteklemek amacıyla nasıl kullanılabileceğinin somut bir örneği olduğunu kaydetti. Eber-Ittel, QNB Türkiye ile bu tür bir ilke imza atmaktan ve Türkiye'de kadın liderliğindeki işletmeler için fırsatların genişlemesine katkıda bulunmaktan gurur duyduklarını ifade etti.

QNB Türkiye'nin toplumsal cinsiyet eşitliğine olan desteği yalnızca finansman çözümleriyle sınırlı kalmıyor; kurum içi politikalarını da bu doğrultuda şekillendiriyor. Banka, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri'nin imzacısı ve Yüzde 30 Kulübü'nün üyesi olarak çalışmalarını sürdürüyor. Çalışanlarının yaklaşık yüzde 59'unu kadınlar oluştururken, tüm yönetici düzeylerinde kadın çalışan oranı yüzde 47, Yönetim Kurulu'nda ise yüzde 36 seviyesinde bulunuyor. Eşit işe eşit ücret ilkesiyle kadın-erkek ücret açığını azaltmayı hedefleyen banka, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Rehberi ve Eylem Planı ile bu eşitlik yaklaşımını tüm kurum içi süreçlerine entegre ediyor. Ayrıca, ikincil ebeveyn iznini 20 güne çıkararak ve İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı projesine destek vererek toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki hassasiyetini gösteriyor.

Bu kurumsal yaklaşım, sosyal etki programlarıyla da genişletiliyor. QNB Türkiye, İhracatçı Kadınlar Derneği (İKADE) iş birliğiyle yürüttüğü Kadınlar İçin İhracat Akademisi programı aracılığıyla kadın girişimcilerin uluslararası ticaretteki bilgi ve yetkinliklerini artırmalarına yardımcı oluyor. İKADE ve YenidenBiz iş birliğiyle hayata geçirilen Bekar Annelerin Güçlenmesine Destek Programı da kadınların ekonomik hayata katılımına önemli katkılar sağlıyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Odaklı Repo işlemi, bankanın hem kurum içi hem de sosyal etki programlarıyla sürdürdüğü bu bütünsel yaklaşımı, kadın liderliğindeki işletmelerin finansmana erişimini doğrudan destekleyen güçlü bir adımla daha da ileri taşıyor.