Cadılar Bayramı geleneğinde kapı kapı dolaşarak şeker toplayan bireylerin, elde ettikleri hediyeleri tüketmeden önce ambalajlarını titizlikle kontrol etmeleri gibi, finans dünyası da yapay zeka teknolojilerini kullanırken aynı temkinliliği sergiliyor. Kaspersky İç Araştırma Merkezi tarafından yürütülen güncel küresel araştırmalar, bankacılık, finansal hizmetler ve sigortacılık (BFSI) sektörünün, genel piyasa ortalamasına kıyasla bu teknolojiye daha açık bir yaklaşım benimlediğini ortaya koyuyor. Ancak bu açık kapı, sektörü yeni ve karmaşık siber tehditlerle de yüz yüze bırakıyor. Kurumlar, hızlı analiz, isabetli karar alma ve operasyonel verimlilik vaatlerine rağmen, henüz tam olarak yönetemedikleri risklerle nasıl başa çıkacakları sorusunu yanıtlamak zorunda.

Veri Analizi ve Planlamada Öncelikli Rol

Araştırma sonuçlarına göre BFSI kuruluşları, veri analizi (%59 oranında) ve proje yönetimi (%54 oranında) alanlarında yapay zekaya yönelme eğilimindedir. Bu rakamlar, genel piyasa ortalamasındaki %54 ve %49 değerlerinin üzerinde seyrediyor. Söz konusu alanlarda teknoloji, doğrudan işlem gerçekleştirmek yerine karar verme mekanizmalarını destekleyici bir rol üstleniyor. Dolayısıyla, yapay zekanın üretebileceği hatalı çıktılar, diğer sektörlere nazaran daha çok zaman kaybına yol açarken doğrudan finansal kayba neden olma ihtimali daha düşük kalabiliyor. Sektör temsilcilerinin %19'u harici, %8'i ise iç kaynaklı yapay zeka araçlarının kullanımını artırma planı yaptığını belirtiyor; ki piyasa genelinde bu oranlar sırasıyla %15 ve %7 seviyesinde. Bu tablo, finans kurumlarının yapay zekayı operasyonlarının vazgeçilmez bir parçası haline getirme niyetini net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Siber Tehditlerin Evrimi ve Gölge Yapay Zeka Riski

Yapay zekanın yaygınlaşması, kimlik avı ve fidye yazılımları gibi geleneksel saldırıların tespit edilmesini zorlaştıran gelişmiş hallerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Saldırganlar, yapay zeka sayesinde daha ikna edici mesajlar hazırlayabilir, ses taklidi yapabilir ve sahte belgeler üretebilir. Hedef davranışları modelleyen bu sistemler, sosyal mühendislik saldırılarını ve piyasa manipülasyonu girişimlerini artırmakta. Finans kuruluşları için meşru iletişimleri dolandırıcılık girişimlerinden ayırt etmek giderek imkansız hale geliyor.

Bu dış tehditlerin yanı sıra, çalışanların ChatGPT veya DeepSeek gibi üçüncü taraf araçları onay olmadan kullanması da büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu durum "gölge yapay zeka" olarak adlandırılıyor ve BFSI sektöründeki katılımcıların %37'si tarafından yaygın bir risk olarak görülüyor. Hassas müşteri verilerinin onaylanmamış platformlara aktarılması, geleneksel güvenlik duvarlarını bypass ederek veri sızıntısına yol açabiliyor. Araştırmaya katılım gösterenlerin %85'i bu risklerin farkında olduğunu ifade ederken, %9'u risklerin tamamen ortadan kaldırılamayacağı kanaatinde. Bu farkındalık ile uygulama arasındaki boşluk, açık kuralların, yetki kontrollerinin ve izleme mekanizmalarının hayati önem kazandığını gösteriyor.

Kritik Sistemlerde Temkinli Yaklaşım

Buna karşılık, programlama ve kod geliştirme alanlarında finans sektörü oldukça yedekli davranıyor. Sektördeki kuruluşların yalnızca %23'ü kodlama sürecinde yapay zeka kullanırken, genel piyasa ortalaması %34 düzeyinde. Hatalı analizlerin düzeltilebilir olmasıyla birlikte, kritik finansal sistemlerdeki kod hatalarının sisteme yayılması ve temel hizmetlerin aksamasına neden olabilmesi, bu temkinliliği açıklıyor. Kaspersky Yapay Zeka Teknolojileri Araştırma Merkezi Grup Yöneticisi Vladislav Tushkanov, büyük dil modellerinin kullanımında kesin politikaların oluşturulması, gölge yapay zekanın engellenmesi ve insan denetiminin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Güvenli yapay zeka kullanımını, riskli kestirme yollardan daha erişilebilir kılmak, sektörün gelecekteki güvenlik stratejisinin anahtarı olacak.