Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Uz. Dr. Ahmet Kayhan Şen, Halk Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı açıklamalarda, sağlığın korunmasının hastalıkların tedavisinden daha öncelikli olduğunu vurguladı. Dr. Şen, bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için hastalanmayı beklememesi gerektiğini belirterek, düzenli sağlık kontrolleri, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, bağımlılıklardan uzak durma ve yaşa uygun kanser taramalarının bu süreçteki en değerli adımlar arasında yer aldığını ifade etti. Bu önemli hafta, toplumda sağlık bilincini artırmak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasına dikkat çekmek açısından kritik bir fırsat sunuyor.

Koruyucu Sağlık Hizmetlerinin Bireysel ve Toplumsal Faydaları

Halk Sağlığı Haftası, sağlık hizmetlerinin yalnızca mevcut hastalıkların tedavisine odaklanmaması gerektiğini, aksine sağlığa yatırım yapma felsefesini en güçlü şekilde öne çıkardığı bir dönem olarak öne çıkıyor. Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kayhan Şen, tedavi edici hizmetlerin hem yüksek maliyetleri hem de hastalar üzerindeki fiziksel ve ruhsal yükü göz önüne alındığında, koruyucu sağlık hizmetlerinin ne denli önemli olduğunu vurguladı. Koruyucu yaklaşımların, bireylerin yaşam kalitesini en üst düzeyde tutarken, aynı zamanda hastane başvurularını ve sağlık sistemi üzerindeki genel yükü ciddi oranda azalttığını belirtti. Bu hizmetler, hastalıkların erken aşamada tespit edilmesine ve henüz ortaya çıkmadan risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik stratejiler sunarak, bireylerin daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesine katkıda bulunuyor.

Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Ulusal Tarama Programları

Dr. Şen, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin (SHM) tam da bu koruyucu sağlık anlayışıyla kurulduğunu ifade etti. Bu çok işlevli merkezler, sağlığı tehdit eden risk faktörlerini ortadan kaldırmayı hedeflerken, vatandaşların diyetisyenlik, fizyoterapi, psikososyal destek ve kanser taramaları gibi nitelikli koruyucu sağlık hizmetlerine hiçbir ücret ödemeden ve kolayca erişimini sağlamayı amaçlıyor. Kronik hastalıkların önlenmesinde beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kayhan Şen, fazla kilo, hareketsizlik, sağlıksız beslenme, tütün kullanımı ve aşırı alkol tüketimi gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin birçok kronik hastalık için zemin hazırladığını hatırlattı. Bireylerin kendi risklerini bilmesi ve sağlık profesyonellerinden destek almasının hayati önem taşıdığını ekledi. Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların erken dönemde fark edilmesi, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli tıbbi takip ile ilerlemesinin önüne geçilmesi açısından büyük bir avantaj sağlıyor.

Kanser taramalarının koruyucu sağlık hizmetlerinin en kritik başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Dr. Şen, Türkiye'de yürütülen ulusal tarama programlarını ve detaylarını aktardı:

  • Meme kanseri: 40-69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir mamografi uygulaması.
  • Rahim ağzı kanseri: 30-65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi.
  • Kolorektal (kalın bağırsak) kanseri: 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir gaitada gizli kan testi (GGK).

Bu taramaların Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve mobil kanser tarama araçları aracılığıyla ücretsiz olarak sunulduğunu belirten Dr. Şen, kanser taramalarındaki temel amacın, hastalık henüz belirti vermeden erken evrede teşhis edebilmek olduğunu vurguladı. Hiçbir şikâyeti olmayan kişilerin “Benim bir sorunum yok” düşüncesiyle taramaları ertelememesi gerektiğini, yaşa ve kişisel risklere uygun tarama programının aile hekimleriyle görüşülerek belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Aile Hekimlerinin Rolü ve Bireysel Sorumluluklar

Vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasında Sağlıklı Hayat Merkezlerinin önemli bir destek sunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, bu merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog gibi farklı uzmanlık alanlarından profesyonellerin bütüncül sağlık anlayışıyla hizmet verdiğini kaydetti. İhtiyaca göre beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite ve egzersiz desteği, psikososyal destek, bağımlılıkla mücadele ve kanser taramaları gibi çeşitli hizmetlerden yararlanılabildiğini aktardı. Dr. Ahmet Kayhan Şen, sağlık kontrollerinin yalnızca bir hastalık veya şikâyet ortaya çıktığında değil, düzenli aralıklarla yapılması gerektiğini vurgulayarak, aile hekimlerinin koruyucu sağlık hizmetlerindeki merkezi rolüne dikkat çekti. Aile hekimliğinde, bireyin yaşı, cinsiyeti, mevcut hastalıkları, aile öyküsü ve yaşam tarzı bir bütün olarak değerlendirilerek kişiye özel bir yaklaşım sunulduğunu belirtti. Sağlıklı bireylerin bile belirli aralıklarla aile hekimleriyle görüşmesinin önemini vurgulayan Dr. Şen, vatandaşların ilk adım olarak aile hekimlerine başvurarak temel sağlık değerlendirmelerini yaptırabileceklerini ve ihtiyaç halinde ilgili sağlık hizmetlerine yönlendirilebileceklerini sözlerine ekledi.