Kaspersky tarafından küresel çapta gerçekleştirilen yeni bir araştırma, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) siber suçluların artan odağında olduğunu ve siber saldırıların yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl Türkiye'deki KOBİ'lerin %58'i en az bir siber olaya maruz kalırken, bu saldırılarda özellikle bilgi teknolojileri (BT) departmanları %61 oranıyla en çok hedef alınan birimler olarak belirlendi. Araştırma, tehdit aktörlerinin motivasyonlarına ve gelişmiş koruma çözümlerine duyulan acil ihtiyaca dikkat çekiyor.

Küresel ölçekte KOBİ sektöründeki BT ve BT güvenliği uzmanlarıyla yapılan anket sonuçlarına göre, katılımcıların %58'i son bir yıl içinde en az bir siber olayla karşılaştığını belirtti. Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesinde bu oran %82'ye ulaşırken, Türkiye'de %58 olarak kaydedildi. Mısır'da %99, Suudi Arabistan'da %93 ve Güney Afrika'da %78 gibi çok daha yüksek oranlar görülmesine rağmen, Türkiye'deki %58'lik oran, KOBİ'lerin önemli bir siber riskle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Bu olaylar genellikle kimlik avı saldırıları, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının istismarı, kitlesel kötü amaçlı yazılım saldırıları, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim ve yapay zeka güvenlik açıklarını hedef alan saldırı türlerini içeriyor.

Siber olayların en ciddi sonuçlarından biri olarak öne çıkan maddi kayıplar, dünya genelindeki katılımcıların %22'si, META bölgesindeki katılımcıların ise %26'sı tarafından dile getirildi. Türkiye'deki KOBİ'ler arasında maddi kayıp bildirenlerin oranı da %26 olarak tespit edildi. Bu oran Suudi Arabistan'da %35, Güney Afrika'da %16 ve Mısır'da %15 seviyelerinde kaydedildi. Katılımcılar, saldırganların sadece doğrudan finansal zarara yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda veri hırsızlığına da büyük önem verdiğini vurguladı. En sık çalınan bilgiler arasında müşteri verileri (%35), finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler (%38), çalışan kimlik bilgileri (%25) ve kuruluşun iş stratejisi (%23) bulunuyor. Bu durum, siber suçluların değerli verileri ele geçirerek bunları paraya dönüştürme veya gelecekteki saldırılarda kullanma stratejisini benimsediğini gösteriyor.

Siber Suçluların Hedefindeki Departmanlar ve Motivasyonları

Araştırma bulguları, siber suçluların öncelikli olarak teknik birimleri hedef aldığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Küresel çapta en ciddi siber saldırıların %61'i BT departmanlarına, %46'sı ise BT güvenliği birimlerine yöneliyor. Türkiye'deki veriler de bu küresel eğilimi yansıtıyor: Ülkemizde en fazla hedef alınan departmanlar %61 ile BT, %39 ile BT Güvenliği ve %22 ile Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) departmanları oldu. Ayrıca, muhasebe ve finans departmanları da %24 ile en çok hedef alınan üçüncü alan olarak dikkat çekiyor. Ciddi siber olaylarda ortalama üç departmanın aynı anda etkilendiği gözlemleniyor. KOBİ'lerin müşteri hizmetleri kanalları üzerinden saldırıya uğrama oranı ise %21 ile orta ölçekli şirketlerdeki %15 ve büyük işletmelerdeki %17'lik orandan daha yüksek seyrediyor, bu da KOBİ'lerin bu alanda daha savunmasız olabileceğine işaret ediyor.

Türkiye'deki katılımcılar, siber saldırganların temel motivasyonları arasında müşteri kişisel verilerinin çalınmasını (%35) ve çalışan kişisel verilerinin çalınmasını (%35) ilk sıralarda gösterdi. Bu motivasyonları %30 ile para sızdırma amacı takip ediyor. Bu veriler, saldırganların finansal kazanç elde etmek veya gelecekteki saldırılar için zemin hazırlamak amacıyla değerli ve hassas verileri hedef aldığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle kişisel verilerin çalınması, hem maddi zarara hem de itibar kaybına yol açarak işletmeler için uzun vadeli ciddi sorunlar yaratabiliyor.

KOBİ'lerin Siber Güvenlik Karşısındaki Stratejileri ve Öneriler

Son dönemde yaşanan siber ihlaller, şirketleri süreçler, insan kaynakları ve teknoloji genelinde ek siber güvenlik önlemleri almaya teşvik etti. Küresel ölçekte en öncelikli adımların başında %24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin devreye alınması gelirken, bunu %23 ile üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerinin güçlendirilmesi ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarının iyileştirilmesi izliyor. Türkiye'de ise öne çıkan önlemler arasında tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerinin başlatılması veya güncellenmesi (%39) ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın (MFA) devreye alınması (%39) ilk sıralarda yer alıyor. Bu adımları %35 ile parola politikasının başlatılması veya güncellenmesi takip ediyor. Küresel ölçekte kuruluşların %22'si ise tüm çalışan cihazlarında güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlığını geliştirmeye yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklanıyor. Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov, siber olayların KOBİ'ler üzerindeki etkisinin büyük holdinglere kıyasla çok daha yıkıcı olabildiğini, hatta kısıtlı kaynaklara sahip bu işletmeler için bir varoluş tehdidine dönüşebildiğini belirtti. Markelov, KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlamalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere acil olarak ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Siber olayların neden olabileceği kayıpların riskini en aza indirmek amacıyla Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmelere bir dizi adım atmalarını öneriyor. Bu öneriler arasında, bütçeye, işletmenin büyüklüğüne ve sektörel gereksinimlere uygun özel çözümlerin kullanılması yer alıyor. Örneğin, mikro işletmeler için kullanımı kolay yapısıyla uç noktalarda kötü amaçlı yazılımlar ve fidye yazılımları dahil gelişmiş tehditlere karşı koruma sağlayan ve çalışanlara güvenlik farkındalığı eğitimlerine erişim sunan Kaspersky Small Office Security Premium gibi çözümler ideal görülüyor. Farklı tehditlere karşı daha gelişmiş güvenlik yeteneklerine ihtiyaç duyan küçük ve orta ölçekli işletmeler ise, gelişen saldırıları önlemeye, tehditleri erken aşamada tespit etmeye, olayları araştırmaya ve daha ciddi iş sonuçlarına yol açmadan önce müdahale etmeye yardımcı olan temel koruma özellikleri sunan Kaspersky Next Optimum çözümünü değerlendirebilir. Ayrıca, kritik bilgilerin acil durumlara ve fidye yazılımı saldırılarına karşı güvence altına alınması için günlük yedekleme rutinlerinin operasyonların bir parçası haline getirilmesi önem arz ediyor. Kurumsal kaynaklara ve bulut hizmetlerine erişim için sıkı erişim kontrollerinin uygulanması ve çalışanların işten ayrılması durumunda erişim yetkilerinin BT ekibi tarafından zamanında kaldırılmasını sağlayan dahili süreçlerin oluşturulması da tavsiye ediliyor. Son olarak, insan kaynaklı riskleri yönetmek adına teknik kontrollerin güvenli internet kullanımı ve parola güvenliği konusunda sürekli eğitimlerle desteklenmesi ve yeni yazılımların yüklenmesi için BT onayının zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Çalışanların sürdürülebilir siber güvenlik alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmak için etkileşimli çevrim içi eğitimler ve simüle edilmiş kimlik avı kampanyaları sunan Kaspersky Automated Security Awareness Platform çözümünden yararlanılması da öneriler arasında bulunuyor.

Kaspersky, 9-10 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında, KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu temel siber güvenlik sorunlarına ilişkin içgörülerini paylaşacak ve kuruluşların güvenliklerini güçlendirmelerine yardımcı olabilecek yaklaşım ve teknolojileri aktaracak. Şirket, Türkiye pazarındaki önde gelen iş ortağı Redington Türkiye ile birlikte H2-B50 numaralı stantta yer alacak. Etkinlik boyunca Kaspersky uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğindeki temel zorluklar, yeni ortaya çıkan siber güvenlik trendleri ve modern güvenlik teknolojileri hakkında görüş alışverişinde bulunacak. Ziyaretçiler, mevcut güvenlik önceliklerini Kaspersky uzmanlarıyla değerlendirme ve Kaspersky'nin siber güvenlik çözümleri hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatı bulacak.