Resmi istatistik kurumlarının verilerine göre, hizmet sektöründeki fiyat hareketlerini izleyen Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) için Eylül 2026 ayı sonuçları açıklandı. Buna göre endeks, bir önceki aya kıyasla yüzde 0,17 oranında yükseliş gösterdi. Bir önceki yılın Aralık ayına göre ise yüzde 32,88'lik bir artış yaşandı. Aynı dönemin bir önceki yılına kıyaslandığında H-ÜFE'nin yüzde 33,23 değerinde artış yaptığı belirlendi. On iki aylık ortalamalara dayalı hesaplamalarda ise enflasyonun yüzde 34,31 seviyesinde seyrettiği görüldü.
Sektörel Bazda En Yüksek Artış Ulaştırma ve Depolamada
Hizmet üretici fiyatlarındaki değişimlerin sektörel bazda dağılımı incelendiğinde, ulaştırma ve depolama hizmetlerindeki fiyatların bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,99 oranında arttığı kaydedildi. Bu artış, diğer hizmet kollarına nazaran daha belirgin bir yükselişi işaret etti. Konaklama ve yiyecek içecek hizmetlerinde ise yıllık bazda yüzde 28,09'luk bir artış öne çıktı. Bilgi ve iletişim hizmetlerindeki fiyatlar da benzer şekilde yüzde 28,03 oranında değer kazandı.
Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde fiyatlar yüzde 32,44, idari ve destek hizmetlerde ise yüzde 30,17 artış kaydetti. Gayrimenkul hizmetlerindeki fiyat artış oranı ise yüzde 21,93 olarak ölçüldü. Bu veriler, hizmet sektöründe maliyet baskılarının farklı alanlarda çeşitlilik gösterdiğini ortaya koyuyor.
Aylık Değişimlerde Dengeleme Etkisi Görüldü
Aylık bazda değerlendirildiğinde ise bazı hizmet gruplarında düşüş eğilimi de gözlemlendi. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık yüzde 1,78'lik artış yaşanırken, konaklama ve yiyecek içecek hizmetlerinde yüzde 1,16 oranında gerileme kaydedildi. Bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 0,37'lik bir artış söz konusu olurken, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 2,51'lik azalış dikkat çekti.
Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde aylık yüzde 0,84'lük artış görülürken, idari ve destek hizmetlerinde yüzde 2,53'lük bir düşüş meydana geldi. Tüm bu gelişmeler, ekonomik döngüdeki dalgalanmaların hizmet üreticilerinin fiyat politikalarına doğrudan yansıdığını göstermektedir. İstatistiksel veriler, enflasyonist baskıların devam ettiğini ancak aylık bazda bazı sektörlerde geçici durgunluk veya düzeltme süreçlerinin işlediğini belirtmektedir.