İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen deprem sonrası hasar alarak boşaltılan ve ardından 2022 yılında yıkıma karar verilen ana hizmet binasının ayni lokasyonda tekrar yapılması projesini hayata geçirmek üzere teknik hazırlıklara başladı. Güvenli yapılaşma standartlarına uygunluk sağlamak amacıyla gerçekleştirilen zemin ve temel etüt çalışmalarının kritik aşaması olan jeofizik ölçümler, veri doğruluğunu maksimize etmek için özel bir zamanlama ile planlandı. Gündüz saatlerinde kent genelinde yaşanan trafik hareketliliği, inşaat kaynaklı titreşimler ve çevresel gürültünün, yeraltına gönderilen sismik sinyallerin kayıt kalitesini bozma riskine karşı tüm ölçüm faaliyetleri gece saatlerine kaydırıldı.
Zemin Analizleri ve Gece Mesai Stratejisi
Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve başlamasının ardından hız kazanan proje sürecinde, uygulama projesinin temelini oluşturacak detaylı etüt raporlarının hazırlanması amacıyla uzman ekipler sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, yeraltındaki tabakaların fiziksel özelliklerinin ve yapısının haritalanması için kullanılan jeofizik yöntemler, deprem sırasında zeminin nasıl davranacağını öngören verilerin toplanmasını sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Jeofizik Mühendisi Serhat Tanınmış, yapılan işlemlerin amacının sadece zeminin mevcut durumunu ortaya koymak değil, gelecekte inşa edilecek binanın sismik tehlikelere karşı ne kadar dirençli olacağını da belirlemek olduğunu vurguladı.
Tanınmış, güvenli bina tasarımı için zemin parametrelerinin en hassas şekilde ölçülmesinin şart olduğunu ifade ederek, gündüz koşullarındaki dış faktörlerin ölçüm hatasına neden olabileceğini belirtti. Gece sessizliğinin tercih edilmesinin asıl nedeni, elde edilecek verilerin “temiz” ve güvenilir olması gerektiğidir. Böylece mühendislerin, binanın deprem anında göstereceği tepkiyi doğru modelleyebilmesi ve buna göre dayanıklı bir yapı sistemi kurabilmesi hedefleniyor.
Yeni Hizmet Binasının Mimari ve Teknik Detayları
Yapılacak yeni hizmet binası, yıkılan eski yapının yüksekliği olan 30 metrede sabit tutularak kentsel dokuyla bütünleşecek biçimde tasarlandı. Proje kapsamında binanın iki bodrum katı, zemin katı ve altı üst katından oluşacağı belirtildi. Bodrum katlarında otopark imkanı, sığınak alanları, teknik servis mekânları, arşiv odaları ve depolar bulunurken; zemin katta Hemşehri İletişim Merkezi (HİM), Kadın Danışma Merkezi, kafe, yemekhane, atölyeler ve çocuk bakım alanları gibi halka açık hizmetler sunulacak.
Binanın üst katlarında ise idari fonksiyonlar ön plana çıkıyor. Birinci katta sanat galerisi, kent terası, Kent Lokantası ve çeşitli daire başkanlıkları yer alırken; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci katlarda da daire başkanlıklarının bulunduğu tahmin ediliyor. En üst kat olan altıncı katta ise üst düzey yöneticilerin açık ofisleri ve meclis salonu konumlandırılacak. Betonarme ve çelik taşıyıcı sistemle inşa edilecek olan yapıda, enerji verimliliğinin artırılması ve karbon emisyonunun azaltılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Merkezi avlu, açılır çatı mekanizmaları ve yansıtıcı cam yüzeylerle doğal aydınlatma ve havalandırmanın desteklenmesi, sürdürülebilir bir mimari anlayışla uyumlu olacak.