Okulların açılmasıyla birlikte başlayan alışveriş maratonunda, çocukların sağlığını olumsuz etkileyebilecek kırtasiye ürünleri, çantalar ve mataralar konusunda önemli uyarılarda bulunuldu. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ebeveynlerin kimyasal ve fiziksel risklere karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Özellikle fitalatlar, ağır metaller ve uçucu organik bileşikler gibi maddelerin çocukların gelişim ve endokrin sistemleri üzerinde zararlı etkileri olabileceği belirtildi.
Kimyasal Maddelerin Çocuk Sağlığına Etkileri
Doç. Dr. Müge Ensari Özay, her kırtasiye ürününün tehlikeli olmadığını, ancak riskin ürünün içeriğindeki maddelere, bu maddelerin konsantrasyonuna, çocuğun ürünü kullanma biçimine ve maruz kalma süresine bağlı olduğunu ifade etti. Çocuklarda kırtasiye ürünleriyle üç temel maruziyet yolunun bulunduğunu aktaran Özay, bunların deri teması, solunum yoluyla maruziyet ve ağız yoluyla yutma olduğunu belirtti. Özellikle 3 yaş altındaki çocukların kalem, silgi ve boya gibi ürünleri ağızlarına götürme eğiliminde olmaları nedeniyle bu yaş grubunun daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çekildi.
Kırtasiye ürünlerinde sıkça rastlanan kimyasallardan biri olan fitalatlar, PVC gibi plastiklerin yumuşatılmasında ve silgilerin esnekliğini artırmada kullanılır. Bu maddelerin çocukların üreme, endokrin ve gelişim sistemleri üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Doç. Dr. Özay, fitalatların hem kırtasiye ürünlerinde hem de oyuncaklarda kullanımının belirli sınırlamalara tabi olması gerektiğini vurguladı.
Bunun yanı sıra, kurşun, kadmiyum ve krom gibi ağır metaller de bazı kırtasiye ürünlerinin boyalarında veya iç yapısında bulunabilir. Bu ağır metaller, çocuğun ürünle teması sırasında vücuduna geçiş yapabilir. Mevzuatlarla bu tür maddelerin kullanımına sınırlamalar getirilmiş olsa da, ebeveynlerin bilinçli olması büyük önem taşımaktadır.
Yapıştırıcılarda ve boyalarda çözücü olarak kullanılan solventler ile uçucu organik bileşikler, solunum yollarında, gözlerde ve ağızda tahrişe, alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Ayrıca, kanserojen olduğu bilinen formaldehit ve bazı koruyucu maddelerin de yapıştırıcılarda ve mürekkeplerde az miktarda kullanılabildiği belirtildi. Bu tür maddelerin varlığı, çocukların uzun süreli kullanımlarında sağlık riskleri oluşturabilmektedir.
Güvenli Alışveriş İçin Öneriler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ailelerin kırtasiye ürünleri satın almadan önce mutlaka etiketleri kontrol etmeleri gerektiğini belirtti. Ticaret Bakanlığı'nın 'Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi' üzerinden ürün grubu seçilerek zararlı olduğu bildirilen ürünlerin listesine ulaşılabileceği bilgisi verildi. Ürün etiketlerinde üretici veya ithalatçı firmanın adı, adresi, markası ve modelinin bulunması gerektiği, bu bilgilerin eksik olduğu ürünlerin tercih edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Ayrıca, ürünlerin üzerinde 'CE' işareti ve 'TS EN 71' belgesine dair bir işaret olup olmadığının kontrol edilmesi önerildi. Bu işaretler, kırtasiye ürünleri için zorunlu olmasa da, bazı kırtasiye ürünlerinin oyuncak kategorisine de girmesi sebebiyle, bu işaretlerin bulunmasının ürünün nispeten daha güvenli olduğunu gösterebileceği ifade edildi. Sert veya hoş olmayan kokulu ürünlerden kaçınılması gerektiği, bu tür kokuların uçucu kimyasal maddelerin varlığına işaret edebileceği belirtildi. Ürünlerin yaş grubuna uygunluğunun kontrol edilmesi de kritik önem taşımaktadır; zira 3 yaş altı çocukların kullanım alışkanlıkları, daha büyük çocuklardan farklılık gösterir ve ürünleri ağızlarına götürme riskleri daha fazladır.
Doç. Dr. Özay, “Fiyat mı, marka mı, ürün güvenliği mi önceliklendirilmeli diye sorulursa önce güvenlik derim.” diyerek, alışverişte önceliğin ürün güvenliği olması gerektiğini vurguladı. Ürünün kullanım şartları ve olası zararlarının incelenmesi, güvenilir marka ve üreticilerin tercih edilmesi gerektiği belirtildi. 'Kimyasalsız, zehirsiz, tamamen sağlıklı' gibi belirsiz pazarlama ifadeleri yerine, ürünlerin sertifikalarının kontrol edilmesi gerektiği ifade edildi; zira bu tür ibarelerin tek başına bir anlam taşımadığına dikkat çekildi.
İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde ise ürün görselleri ve açıklamalarının dikkatle incelenmesi, satıcının ve üretici/ithalatçı firmanın ticari kimliğinin açıkça belirtilmiş olması gerektiği belirtildi. Bu bilgilerin eksikliği, ürünün güvenilirliği konusunda şüphe uyandırabilir.
Fiziksel Riskler ve Ergonomik Yaklaşımlar
Kimyasal risklerin yanı sıra, çocukların anatomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek fiziksel risklere de değinildi. Özellikle ağır sırt çantalarının tek omuzda taşınmasının omurga ve bel rahatsızlıklarına yol açabileceği uyarısı yapıldı. Çantaların iki omuza birden takılması veya tekerlekli, kolay çekilebilen modellerin tercih edilmesi önerildi.
Ders çalışma sırasında da ergonomik düzenlemelerin önemi vurgulandı: Sandalyenin sırt desteğinin olması, ayakların yere tam temas etmesi ve ayak ayak üstüne atılmaması kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarını önlemek için dikkat edilmesi gereken noktalar arasında yer alıyor. Ekran başında geçirilen zamanlarda ise ekranın 50 cm uzakta tutulması, ne çok yüksek ne de çok alçak bir konumda olmaması gerektiği belirtildi. Yazı yazarken ve kitap okurken çocuğun eğilmeden, dik bir omurga ve baş pozisyonunda oturması alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması büyük önem taşımaktadır.
Matara Seçiminde Hassasiyet
Matara seçiminde de büyük bir hassasiyet gösterilmesi gerektiğinin altı çizildi. Mataraların içine konulan sıvıların, özellikle de sıcak sıvıların, kullanılan malzemedeki fitalatlar veya ağır metallerin çözünmesini kolaylaştırabileceği belirtildi. Bu nedenle, plastiğinde fitalat bulunmayan ürünlerin tercih edilmesi, ürün sertifikalarının kontrol edilmesi, güvenilir markaların seçilmesi ve Ticaret Bakanlığı'nın güvensiz ürün bilgi sisteminden kontrol edilmesi önerileriyle açıklamalar tamamlandı.