Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı tarafından genel ticaret sistemi kapsamında hazırlanan geçici dış ticaret rakamları, 2026 yılının Temmuz ayında hem ihracatta hem de ithalatta artış yaşandığını ortaya koydu. Açıklanan verilere göre, Temmuz 2025'e kıyasla ihracat yüzde 2,9 oranında yükselerek 25 milyar 623 milyon dolara ulaşırken, ithalat ise yüzde 5,1'lik bir artışla 32 milyar 966 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu gelişmeler neticesinde, ülkenin dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 oranında artarak 7 milyar 343 milyon dolara yükseldi.
Temmuz 2026 döneminde kaydedilen bu artışlar, dış ticaret dengesinde önemli değişimlere işaret etti. İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2025 Temmuz'da yüzde 79,4 iken, 2026 Temmuz ayında yüzde 77,7'ye gerileyerek dış ticaret dengesindeki kırılganlığın devam ettiğini gösterdi. Bu durum, ülkenin dış ticaret hacminin arttığını ancak ithalat artış hızının ihracat artış hızını aşarak açığın derinleştiğini gözler önüne serdi.
Dış Ticaret Açığı Yılın İlk Yedi Ayında da Büyüdü
Ocak-Temmuz 2026 dönemini kapsayan veriler de benzer bir tablo çizdi. Yılın ilk yedi aylık sürecinde genel ticaret sistemine göre ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4'lük bir artışla 161 milyar 539 milyon dolara ulaştı. İthalat ise yüzde 4,7 oranında yükselerek 222 milyar 85 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde dış ticaret açığı, yüzde 8,3'lük bir artışla 55 milyar 923 milyon dolardan 60 milyar 545 milyon dolara yükselerek, yılbaşından bu yana devam eden açığın genişleme eğilimini sürdürdüğünü gösterdi. Ocak-Temmuz döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranı da 2025'teki yüzde 73,6 seviyesinden 2026'da yüzde 72,7'ye geriledi. Bu düşüş, uzun vadeli dış ticaret dengesi hedefleri açısından dikkat çekici bir veri olarak öne çıktı.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın kalemleri hariç tutulduğunda ise dış ticaret verilerinde farklı bir görünüm ortaya çıktı. 2026 Temmuz ayında enerji ve altın dışı ihracat yüzde 3,1 artışla 23 milyar 78 milyon dolardan 23 milyar 788 milyon dolara yükseldi. Aynı şekilde, enerji ve altın dışı ithalat da yüzde 3,6'lık bir artışla 25 milyar 280 milyon dolardan 26 milyar 194 milyon dolara çıktı. Bu kategorideki dış ticaret açığı 2 milyar 407 milyon dolar olarak hesaplanırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 90,8 gibi daha yüksek bir seviyede gerçekleşti. Bu durum, enerji ve altın fiyatlarındaki dalgalanmaların genel dış ticaret açığı üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koydu.
Sektörel Performans ve Ülke Bazında Ticaret İlişkileri
Ekonomik faaliyet kollarına göre ihracat dağılımına bakıldığında, 2026 Temmuz ayında imalat sanayi, toplam ihracatın yüzde 94,4'ünü oluşturarak lokomotif sektör konumunu sürdürdü. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak kaydedildi. Ocak-Temmuz döneminde de imalat sanayinin ihracattaki payı yüzde 93,9 seviyesinde kalırken, tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığı ise yüzde 1,8 pay aldı. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin ihracat yapısında imalat sanayinin belirleyici rolünü bir kez daha teyit etti.
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta ise 2026 Temmuz ayında ara malları, yüzde 69,4 ile en büyük payı aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 14,5 iken, tüketim mallarının payı yüzde 16,0 olarak belirlendi. Ocak-Temmuz döneminde de ara malları ithalatın yüzde 71,2'sini oluştururken, sermaye malları yüzde 14,0 ve tüketim malları yüzde 14,4 paya sahip oldu. Bu dağılım, Türkiye'nin üretim süreçleri için ara malı ithalatına olan yüksek bağımlılığını gözler önüne serdi.
Ülke bazında ihracat performansına bakıldığında, Temmuz ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya'ya 2 milyar 42 milyon dolar değerinde ürün ihraç edilirken, bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 683 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 349 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 113 milyon dolar ile Irak ve 1 milyar 110 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk beş ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,5'ini teşkil etti. Ocak-Temmuz döneminde de Almanya 13 milyar 286 milyon dolar ile liderliğini korurken, ABD 10 milyar 164 milyon dolar, Birleşik Krallık 9 milyar 429 milyon dolar, İtalya 8 milyar 347 milyon dolar ve Fransa 6 milyar 638 milyon dolar ile ilk beş içinde yer aldı. Bu beş ülkeye yapılan kümülatif ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,6'sına denk geldi.
İthalatta ise Çin, hem Temmuz ayında hem de Ocak-Temmuz döneminde ilk sırada yer aldı. Temmuz ayında Çin'den yapılan ithalat 5 milyar 40 milyon dolar seviyesindeyken, Rusya Federasyonu 3 milyar 232 milyon dolar, Almanya 2 milyar 521 milyon dolar, ABD 1 milyar 889 milyon dolar ve İtalya 1 milyar 553 milyon dolar ile onu takip etti. İlk beş ülkeden yapılan ithalat, Temmuz ayı toplam ithalatının yüzde 43,2'sini oluşturdu. Yılın ilk yedi ayında ise Çin'den 31 milyar 350 milyon dolar, Rusya Federasyonu'ndan 24 milyar 174 milyon dolar, Almanya'dan 16 milyar 3 milyon dolar, ABD'den 11 milyar 500 milyon dolar ve İtalya'dan 8 milyar 803 milyon dolar ithalat yapıldı. Bu dönemde ilk beş ülkeden gerçekleşen ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,3'ünü oluşturdu. Bu rakamlar, Türkiye'nin ithalatında belirli ülkelerin ve özellikle Çin'in ağırlığını gözler önüne serdi.
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri incelendiğinde, imalat sanayi ürünleri ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı 2026 Temmuz ayında yüzde 4,4 olarak kaydedildi. Ocak-Temmuz döneminde ise bu oran yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti. İthalatta ise imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı Temmuz'da yüzde 82,2 iken, yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı yüzde 12,7 oldu. Ocak-Temmuz döneminde bu oranlar sırasıyla yüzde 79,9 ve yüzde 12,1 olarak belirlendi. Bu veriler, Türkiye'nin yüksek teknoloji ürünleri ithalatında ihracatından daha yüksek bir paya sahip olduğunu göstererek, teknolojik bağımlılık konusunda önemli bir gösterge sundu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, 2026 Temmuz ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,6 oranında artarken, ithalat yüzde 7,2 oranında azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise, Temmuz 2026'da bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 2,9, ithalat yüzde 5,1 artış kaydetti. Bu arındırılmış veriler, dönemsel dalgalanmaların etkisinden bağımsız bir eğilim hakkında fikir verdi.
Özel ticaret sistemi kapsamında açıklanan verilere göre ise, 2026 Temmuz ayında ihracat yüzde 2,4 artışla 23 milyar 156 milyon dolar, ithalat yüzde 3,5 artışla 30 milyar 400 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sistemde dış ticaret açığı yüzde 7,1 artarak 7 milyar 243 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 76,2'ye geriledi. Ocak-Temmuz döneminde özel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 4,1 artışla 147 milyar 697 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,6 artışla 209 milyar 175 milyon dolar oldu. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,4 artarak 61 milyar 479 milyon dolara ulaşırken, karşılama oranı yüzde 70,6'ya düştü. Genel ticaret sistemi verileri ile özel ticaret sistemi verileri arasındaki farklar, farklı kapsam tanımlamalarından kaynaklanmaktadır.