Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, beynin bilişsel yeteneklerini geliştirmek için zihinsel aktivitelerde çeşitliliğin kritik bir rol oynadığını açıkladı. Prof. Dr. Metin, tek bir beceriye odaklanmanın aksine, dikkat, hafıza, dil ve planlama gibi farklı bilişsel fonksiyonları hedefleyen çeşitli uğraşların zihin sağlığı için elzem olduğunu vurguladı.

Her zihinsel etkinliğin beynin farklı bölgelerini ve işlevlerini harekete geçirdiğini belirten Prof. Dr. Metin, örneğin kelime bulmacalarının mevcut sözcük dağarcığını hatırlama yeteneğini güçlendirirken, sudokunun mantıksal çıkarım yapma ve olası senaryoları değerlendirme becerilerini geliştirdiğini ifade etti. Hatta yeni bir yemek tarifini denemenin bile dikkat, hafıza ve ardışık planlama yeteneklerini bir arada kullanmayı gerektirdiğini ekledi.

Farklı Aktiviteler, Farklı Bilişsel Beceriler

Prof. Dr. Metin, bir bulmacada ustalaşmanın tüm zihinsel yeteneklerin aynı oranda geliştiği anlamına gelmediğini vurgulayarak, zihinsel yaşamın tek bir aktiviteyle sınırlı kalmamasının önemine dikkat çekti. Sürekli yapılan bir etkinliğin zamanla otomatikleştiğini ve beyni daha az zorladığını belirten uzman, yeni bir beceri edinirken ise bilginin akılda tutulması, hatalardan ders çıkarılarak yöntem değişikliği yapılması ve yüksek düzeyde dikkat gösterilmesi gerektiğini anlattı. Sosyal ortamlarda da konuşmaları takip etme, insanları tanıma ve farklı bakış açılarına uyum sağlama gibi önemli bilişsel ve sosyal becerilerin devreye girdiğini, mevcut ilişkileri canlı tutmanın da zihinsel uyarım açısından değerli olduğunu dile getirdi. Mevcut sevilen aktivitelerin bırakılmasına gerek olmadığını, ancak yanına yeni öğrenmeler ve sosyal etkinliklerin eklenmesinin faydalı olacağını önerdi.

Prof. Dr. Barış Metin, farklı etkinliklerin beynin farklı işlevlerini nasıl birleştirdiğini detaylandırdı. Kitap okumanın dil anlama, dikkati sürdürme ve olaylar arası bağlantı kurma becerilerini geliştirdiğini; okunanları başkalarına anlatmanın veya tartışmanın bu süreci daha da zenginleştirdiğini belirtti. Enstrüman çalmanın dinleme, ritim algısı, hafıza ve el hareketlerinin eşgüdümünü gerektirdiğini, yeni bir dil öğrenmenin ise yeni kelimeleri ezberleme, sesleri ayırt etme ve uygun ifadeleri seçme yeteneklerini kullandığını açıkladı. Dansın hareket sırasını hatırlama, ritim ve koordinasyonu bir araya getiren fiziksel ve sosyal boyutları olduğunu; örgü, seramik veya ahşap işleri gibi el becerilerinin ise dikkat, planlama ve el-göz koordinasyonunu güçlendirdiğini ifade etti. Bu tür çeşitli uğraşların beynin birçok farklı bölgesini aktif hale getirdiğini, dolayısıyla herkes için tek bir “en iyi beyin egzersizi” diye bir şeyin olmadığını ve kişinin keyif alacağı, aşırı zorlanmayacağı aktiviteleri seçmesinin önemini vurguladı.

Zorlayıcı Ama Sürdürülebilir Etkinlikler ve Demans Uyarısı

Prof. Dr. Metin, beyni zorlayan ancak kişiyi bunaltmayan aktivitelerin nasıl seçilebileceği konusunda da önemli ipuçları verdi. “Uğraştıran ama ilerlenebilen etkinlikler iyi bir ölçüt olabilir” diyen uzman, bir aktivite hiç düşünmeden yapılıyorsa zorluk seviyesinin artırılabileceğini, ancak sürekli başarısızlık hissi yaratıyorsa daha küçük adımlara bölünebileceğini belirtti. Yeni bir dil öğrenmeye uzun metinler ezberlemek yerine birkaç ifade öğrenip kısa konuşmalarda kullanmakla başlanabileceği örneğini vererek, kısa sürelerle başlayıp alışıldıkça ilerlemenin daha sürdürülebilir olduğunu ifade etti. Hata yapmanın normal olduğunu, amacın kendini sınamak değil, öğrenmeyi devam ettirmek olduğunu ekledi. Kişinin ilgi alanları, eğitim düzeyi, görme ve işitme durumunun da aktivite seçiminde etkili olması gerektiğini vurguladı.

Özellikle demans hastası yakınları için bu konuda dikkatli olunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Metin, yapılan bazı egzersizlerin bu hastalar için aşırı zorlayıcı ve yorucu olabileceği konusunda uyardı. Bu tür aktiviteleri seçerken bir nöroloji uzmanına veya konuda uzman bir psikoloğa danışılmasının önemini hatırlattı. Önemli olanın sadece oyunlardaki puanları artırmak değil, günlük yaşamı kolaylaştırmak olduğunu vurguladı. Randevularını unutan bir birey için bilgiyi düzenleme ve takvim kullanma alışkanlığının da değerli olduğunu, yeni başlayan veya günlük işleri aksatan unutkanlığı sadece bulmacalarla çözmeye çalışmamanın gerektiğini ifade etti. Özellikle yaşlı bireyler ve demans hastaları için hayal kırıklığı yaratan ve aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınılması gerektiğini yineledi.

Alzheimer'a Karşı Tek Başına Yeterli Değil: Bütüncül Yaklaşım

Prof. Dr. Barış Metin, “Beyin egzersizi yapıyorum, dolayısıyla Alzheimer olmam” şeklindeki düşüncenin doğru olmadığını kesin bir dille ifade etti. Beyin egzersizlerinin Alzheimer hastalığına karşı kesin bir garanti sağlamadığını belirten uzman, bazı yapılandırılmış bilişsel eğitimler için umut verici sonuçlar olsa da bunların her bulmacaya, uygulamaya veya hobiye genellenemeyeceğini açıkladı. Bir etkinlikte daha iyi olmanın Alzheimer hastalığını önlemekle eşdeğer olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Metin, zihinsel etkinliklerin beyin sağlığını destekleyen yaşamın sadece bir parçası olduğunu dile getirdi. Düzenli fiziksel hareket, aktif sosyal ilişkiler, sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma ile tansiyon, kan şekeri ve kolesterol seviyelerinin kontrol altında tutulmasının da beyin sağlığı için hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. Risklerin azaltılabileceğini ancak tamamen ortadan kaldırılamayacağını, Alzheimer gelişmesinin bir kişinin yeterince okumadığı veya bulmaca çözmediği anlamına gelmediğini belirterek açıklamalarını tamamladı.