Dünyanın önde gelen ekonomi ve iş dünyası yayınlarından Forbes, Wesley Alexander Hill imzasıyla 13 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı bir analizde, Türkiye'nin Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi'nin küresel ölçekte bir başarı örneği olduğunu belirtti. "American Defense Should Champion Recycling To Compete With China" başlıklı bu önemli makalede, geri dönüşümün sadece çevresel bir konu olmanın ötesinde, sanayi üretimi, ulusal güvenlik ve kritik hammaddelere erişim açısından stratejik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Analizde, özellikle alüminyum, lityum, bakır ve kalay gibi üretim, enerji, teknoloji ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan malzemelerin ekonomiye yeniden kazandırılmasının, ülkelerin hammadde bağımlılığını ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlığı azaltabileceği ifade edildi. Bu bağlamda, Türkiye'nin geliştirdiği DOA Sistemi, kritik hammadde tedariğinin güçlendirilmesi ve geri dönüşümün sağlam bir ekonomik altyapıya dönüştürülmesi gibi avantajlarıyla öne çıkarılarak, ABD ve diğer Batılı ülkelere örnek teşkil edebilecek bir model olarak gösterildi.
Türkiye'nin DOA Modeli: Ulusal Ölçekte Örnek Uygulama
Forbes'un analizinde, birçok ABD eyaletinde ve Avrupa ülkesinde depozito iade sistemlerinin halihazırda uygulandığı hatırlatılırken, Türkiye'nin geliştirdiği DOA Sistemi'nin ulusal ölçekte uygulanabilecek en güçlü ve verimli örneklerden biri olduğu değerlendirildi. Türkiye modelinin en önemli avantajlarından biri, kamu finansmanına dayanmak yerine özel sermayeyi ve genişletilmiş üretici sorumluluğunu temel almasıdır. Bu yaklaşım sayesinde, DOA Sistemi vergi mükelleflerine ek bir yük getirmeden başarıyla hayata geçirilmiştir. Sistem, çevresel faydalarının yanı sıra, ekonomik sürdürülebilirlik ve finansal bağımsızlık açısından da dikkate değer bir yapı sunmaktadır.
Analizde, DOA'nın güçlü dijital altyapısı da sistemin öne çıkan unsurları arasında yer almıştır. Barkodlar aracılığıyla sağlanan uçtan uca takip sistemi, modern Depozito İade Makineleri ve vatandaşların iadelerini mobil cüzdanlarına alabilmesini mümkün kılan teknolojik entegrasyon, sistemin verimliliğini artıran kilit bileşenlerdir. Bu kurgulanan altyapı, vatandaşların sisteme katılımını kolaylaştırarak, toplama verimliliğini önemli ölçüde artırmaktadır. Böylece, kullanılmış içecek ambalajları artık çöp veya atık olarak değil, ülke ekonomisinde tutulması gereken değerli endüstriyel girdiler olarak değerlendirilmekte ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamaktadır.
ABD ve Batı Ülkelerine Türkiye Modeli Önerisi
Forbes analizinde, Türkiye'de uygulanan sistemin yalnızca çevresel bir proje olarak değil, aynı zamanda yerli tedarik zincirlerini güçlendiren modern bir sanayi altyapısı olarak görülmesi gerektiği belirtildi. ABD'nin geri dönüşüm ve kritik hammadde politikalarını güçlendirmesi amacıyla "Türkiye modeli bir depozito iade sistemi" kurabileceği ifade edildi. Bu öneri kapsamında, mevcut perakende noktaları, belediye tesisleri ve farklı kurumların modern dijital takip teknolojileriyle entegre edilebileceği aktarıldı. Analizin sonuç bölümünde, Türkiye'nin DOA modelinin, Batılı ülkelerin kendi özel ihtiyaçlarına göre uyarlayabileceği kapsamlı bir yol haritası niteliğinde olduğu vurgulandı. Ayrıca, Türkiye'nin örneğine benzer modern bir depozito iade sisteminin kısa sürede kurulabileceği, özel kaynaklarla finanse edilebileceği ve sadece çevresel bir uygulama olmanın ötesine geçerek sanayi altyapısının ayrılmaz bir parçasına dönüştürülebileceği belirtildi.
Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Forbes'un haberinde yer alan görüşlerinde, DOA Sistemi'nin Türkiye'nin yerli teknoloji sektörü açısından da önemli bir araç olduğunu ifade etti. Öztürk, Türkiye'nin tek bir ekipman tedarikçisine bağımlı bir yapı yerine rekabete açık bir model benimsediğini ve son iki yılda farklı Türk üreticilerin gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak yerli Depozito İade Makineleri üretmeye başladığını aktardı. Yerli üreticilerin ihracat pazarlarını da hedeflediğini belirten Öztürk, bu gelişmenin geri dönüşüm teknolojileri alanında tamamen yeni ve dinamik bir sanayi ekosisteminin oluşmasına öncülük edeceğini vurguladı. Öztürk ayrıca, değerli hammaddelerin Türkiye ekonomisi içerisinde tutulması sayesinde DOA Sistemi'nin cari açığın düşürülmesine önemli katkılarda bulunacağını ve sistemin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle yılda yaklaşık 1 milyar dolar katkı sağlamasının beklendiğini sözlerine ekledi.