Küresel havacılık devi GE Aerospace (NYSE: GE), Türkiye'deki 60 yıllık köklü iş birliğini sürdürme kararlılığıyla Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. (THY Teknik) ile önemli bir anlaşmaya imza attı. Yakın zamanda tamamlanan 2026 Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı'nda duyurulan bu Hizmet ve Lisans Anlaşması, Veri Bağlantısı Kontrol ve Görüntüleme Üniteleri (DCDU) için GE Aerospace'in yetkili bakım, onarım ve revizyon (MRO) desteğini ilk beş yıllık süre için genişletmeyi hedefliyor. Bu stratejik iş birliği, THY Teknik'in İstanbul'da bulunan dünya standartlarındaki tesislerinden hem yerel hem de uluslararası havayolu müşterilerine Orijinal Ekipman Üreticisi (OEM) onaylı hizmetler sunabilmesinin önünü açacak.
Söz konusu anlaşma, GE Aerospace'in Türkiye'deki 60. yıl dönümünde gerçekleşmesiyle ayrı bir anlam taşıyor. Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.'nin elektronik sistemlere yönelik hizmet kabiliyetlerini daha da ileriye taşıması açısından kritik bir adım olarak değerlendirilen bu iş birliğinin, havayolu işletmelerinin uçakların yerde kalma sürelerini minimuma indirmelerine ve filo performanslarını en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olması bekleniyor. Bu sayede, operasyonel verimlilik artarken, bakım maliyetlerinde de önemli iyileşmeler sağlanabilecek.
Motor Teknolojilerinde Yeni Dönüm Noktaları
GE Aerospace, ticari havacılık motorları alanında da önemli başarılar kaydetti. Boeing 787 Dreamliner ailesine güç veren GEnx-1B motoru, 14 yılı biraz aşan bir sürede 50 milyon uçuş saatini geride bırakarak dikkat çekici bir kilometre taşına ulaştı. Bu başarıyla GEnx-1B, GE Aerospace'in geniş gövdeli ticari uçak motorları arasında bu seviyeye en kısa sürede erişen model unvanını kazandı. Dünya genelinde 50'den fazla operatör tarafından kullanılan bu motor, özellikle bölgedeki önde gelen havayolu şirketlerinin uzun menzilli filolarında kritik bir rol oynuyor.
Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı'nda CFM International da önemli duyurular yaptı. CFM LEAP-1B yüksek basınç türbini (HPT) dayanıklılık kitinin ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve Avrupa Birliği Havacılık Emniyet Ajansı (EASA) tarafından sertifikalandırıldığı açıklandı. Bu kit, motorun sıcak ve zorlu ortamlardaki kanat üstü kullanım süresini iki katına çıkararak operasyonel sürekliliği artıracak. Ayrıca, CFM LEAP-1B için geliştirilen ters hava alım sistemi (reverse bleed system - RBS) de motor seviyesindeki ilk sertifikasyonunu aldı. Yakıt nozulu değişim ihtiyacını azaltmayı amaçlayan bu yenilikçi soğutma sistemi, kanat üstü bakım gereksinimlerini CFM56 standartlarıyla aynı seviyeye çekmeye katkıda bulunacak.
Havacılığın Geleceğine Yönelik Adımlar
Geleceğin uçuş teknolojilerine yönelik çalışmalar da hız kesmeden devam ediyor. GE Aerospace, NASA, BETA Technologies, Inc. ve Boeing iş birliğiyle 30.000 feet'in üzerinde ilk hibrit elektrikli uçuşu başarıyla gerçekleştirdi. Bu rekor niteliğindeki test programı, ticari yolcu uçaklarının kullandığı irtifa seviyesine ulaşarak tarihe geçti. Tam entegre megawatt sınıfı ve çoklu kilovoltlu hibrit elektrikli itki sistemi sayesinde hayata geçirilen bu gösterim, GE Aerospace'in NASA Elektrikli Güç Aktarma Sistemi Uçuş Gösterimi (EPFD) projesi kapsamındaki geliştirmelerinin bir ürünüydü.
CFM International'ın yeni nesil uçak tahrik sistemleri için geliştirdiği RISE teknoloji programı da yeni tasarım ve test kilometre taşlarına ulaştı. Programın tanıtılmasından bu yana geçen beş yılda, Open Fan (Açık Fan), kompakt çekirdek ve hibrit elektrikli sistemler gibi gelişmiş motor mimarileri üzerinde yaklaşık 500 test programı yürütüldü. Open Fan ve kompakt çekirdeğin temel modüllerine yönelik değerlendirmeler, tasarım konseptlerinin geçerliliğini doğruladı. Bu teknolojilerin, içinde bulunduğumuz on yıl içinde yer ve uçuş testlerine hazır hale getirilmesi hedefleniyor.
GE Aerospace Orta Doğu, Pakistan, Türkiye ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Başkanı ve CEO'su Aziz Koleilat, bölgedeki müşterilerle yapılan görüşmelerde geleceğe güvenle bakmaya ve artan talebi karşılayacak kapasiteyi oluşturmaya odaklandıklarını belirtti. Koleilat, bu küresel duyuruların, özellikle dayanıklılık açısından bölge üzerinde de olumlu etkileri olacağını ifade etti. CFM RISE programındaki gelişmeleri ve 30.000 feet'in üzerinde gerçekleştirilen hibrit elektrikli uçuşun tarihi önemini vurgulayan Koleilat, tüm bu yenilikleri büyük bir iyimserlik ve enerjiyle bölgeye taşıdıklarını sözlerine ekledi. Bu gelişmeler, GE Aerospace'in bölgedeki müşterileri adına verimlilik, dayanıklılık ve uçuşun geleceğini ileriye taşıma konusundaki güçlü kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.