Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ait finansal verilerini Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı. Banka, yılın ilk altı aylık döneminde sergilediği güçlü performansla aktif büyüklüğünü 214,6 milyar TL seviyesine ulaştırırken, kredi hacmini de 126,4 milyar TL’ye yükseltmeyi başardı. Bu dönemde bankanın altı aylık net kârı, 5 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşerek önemli bir başarıya imza atıldı. TKYB’nin bu finansal sonuçları, bankanın kalkınma odaklı büyüme stratejisinin etkin bir şekilde sürdürüldüğünü gözler önüne serdi.

Açıklanan verilere göre, TKYB’nin finansal yapısındaki sağlamlık aktif kalitesinin korunmasıyla da desteklendi. Bankanın brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 0,52 gibi düşük bir seviyede gerçekleşirken, ortalama özkaynak kârlılığı ise yüzde 30 olarak kaydedildi. Net kâr, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 31’lik bir artış göstererek 5 milyar TL’nin üzerine çıktı. Bu artış, bankanın operasyonel verimliliğini ve karlılık kapasitesini ortaya koydu.

Uluslararası İş Birlikleri ve Kalkınma Finansmanı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, yılın ilk yarısında uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla iş birliklerinin yeni kaynak anlaşmalarıyla daha da güçlendiğini belirtti. Öztop’un ifadelerine göre, sağlanan bu finansmanlar Türkiye’nin üretim kapasitesinin artırılmasına ve yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşılmasına katkı sunacak stratejik yatırımlarda kullanılacak.

Bu kapsamda, Avrupa Yatırım Bankası ile 100 milyon Avro, Dünya Bankası ile 200 milyon Avro, Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası ile 350 milyon ABD doları ve Fransız Kalkınma Ajansı ile 200 milyon Avro tutarında kredi anlaşmaları hayata geçirildi. Öztop, uluslararası finansman kuruluşlarından temin edilen bu kaynakların, KOBİ’lerin temiz enerji ve enerji verimliliği projelerinden altyapı yatırımlarına, düşük karbonlu üretimden kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendiren uygulamalara kadar geniş bir yelpazede yatırım alanını destekleyeceğini vurguladı. Bu iş birliklerinin, uluslararası finansman kapasitesini artırarak Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine ve rekabet gücünün yükseltilmesine önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi.

Yatırım Bankacılığı ve Girişimcilik Ekosistemi Desteği

TKYB, yılın ilk yarısında yatırım bankacılığı faaliyetlerini de etkin bir biçimde sürdürdü. Genel Müdür Öztop, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile yürütülen projeler çerçevesinde Tekirdağ Çeşmeli Limanı özelleştirme ihalesinin açık artırma sürecinin başarıyla tamamlandığını aktardı. Sermaye piyasaları alanında ise Vakıf Leasing’in toplam 1,8 milyar TL değerindeki sukuk ihracına aracılık edilerek şirketlerin alternatif finansman kaynaklarına erişimine destek olundu. Özel sektöre yönelik finansal danışmanlık hizmetleri kapsamında girişimlerin yatırım süreçlerine de kesintisiz destek sağlamaya devam edildi.

Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla girişimcilik ekosistemine sağlanan destekler, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de artarak devam etti. Veri bilimi, pazarlama teknolojileri, enerji teknolojileri ve yapay zekâ gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırımlar gerçekleştirildi. Yenilikçi ve İleri Teknolojiler GSYF portföyüne ileri teknoloji alanında faaliyet gösteren yeni bir girişim dahil edildi. Ayrıca, T.C. Ticaret Bakanlığı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği iş birliğiyle kurulan OİB GSYF’nin lansmanı yapılarak otomotiv sektöründeki teknoloji girişimlerine yönelik yeni bir fon kazandırıldı.

Öztop, Türkiye Kalkınma Fonu üzerinden girişimcilik ekosistemine bugüne kadar aktarılan toplam kaynağın 95,9 milyon ABD dolarına ulaştığını belirtti. Banka, yeni yatırımlar ve alt fonlarla Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon ekosistemini desteklemeyi sürdürme kararlılığını ifade etti.

Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Öztop, Haziran 2026 itibarıyla kredi portföyünün yüzde 96'sının sürdürülebilirlik temalı kredilerden oluştuğunu, iklim odaklı finansmanın portföydeki payının ise yüzde 56 seviyesine ulaştığını aktardı. Finansman sağlanan yenilenebilir enerji projeleri sayesinde yaklaşık 4 milyon ton sera gazı emisyonunun azaltılmasına katkı sağlandığı ifade edildi. Sürdürülebilir finans yaklaşımı çerçevesinde, kaynakların uzun vadeli değer yaratan yatırımlara yönlendirilerek ülkenin düşük karbonlu, rekabetçi ve dirençli ekonomik yapısının güçlenmesine katkı sunmaya devam edileceği bildirildi.