Türkiye'deki kurumların toplum nezdindeki gerçek itibarını kapsamlı bir şekilde ölçmeyi hedefleyen yeni bir araştırmanın sonuçları, 24 Eylül 2026 tarihinde Hilton Istanbul Bosphorus'ta düzenlenecek İtibar Zirvesi kapsamında kamuoyu ile paylaşılacak. MediaCat ve Veri Enstitüsü işbirliğiyle gerçekleştirilen Türkiye İtibar Araştırması'nın bulguları, aynı gün sahiplerini bulacak İtibar Ödülleri töreniyle taçlandırılacak. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen araştırma, Türkiye'nin dört bir yanından 6 bin 400 katılımcının görüşlerini alarak, 10 farklı sektördeki kurumların itibar algısını detaylı bir şekilde analiz ediyor.

Söz konusu araştırma, geleneksel ölçüm yöntemlerinden farklılaşan bağımsız ve şeffaf metodolojisiyle dikkat çekiyor. Çalışma, hazır marka listeleri yerine tüketicilere açık uçlu sorular yönelterek, her sektörde akıllarına ilk gelen kurumları belirlemesini sağlıyor. Bu yaklaşım, markaların sadece bilinirlikleri nedeniyle değil, gerçekten tüketicilerin zihinlerinde yer edinmiş olmaları sayesinde öne çıkmasına olanak tanıyor. Böylece, sektördeki en saygın kurumlar, geniş bir örneklem üzerinden tarafsız bir şekilde tespit ediliyor.

Bağımsız ve Şeffaf Metodolojiyle İtibar Ölçümü

Türkiye İtibar Araştırması, iki aşamalı bir değerlendirme modeli uygulayarak itibarın çok boyutluluğunu ele alıyor. İlk aşamada, açık uçlu sorularla belirlenen finalist markalar, ikinci aşamada farklı bir katılımcı grubu tarafından derinlemesine inceleniyor. Bu ikinci aşamada, kurumlar güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk gibi temel itibar boyutlarında detaylı bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu iki aşamalı model, her markanın nihai itibar skorunun sadece genel bilinirliğini değil, aynı zamanda toplumdaki algısının niteliğini ve derinliğini de yansıtmasını sağlıyor. Bu sayede, kurumların itibarının hangi bileşenlerden oluştuğu ve hangi alanlarda güçlü olduğu somut verilerle ortaya konuluyor.

Araştırmanın puanlama sistemi, aynı toplam itibara sahip iki farklı markanın güçlü yönlerinin birbirinden ayrılabileceğini gösteriyor. Örneğin, bir kurum yüksek güven algısıyla öne çıkarken, bir diğeri sosyal sorumluluk projeleri veya ürün/hizmet kalitesi performansıyla aynı başarı seviyesine ulaşabiliyor. Bu özgün yaklaşım, klasik sıralamaların ötesine geçerek kurumlara itibarlarının hangi spesifik alanlarda daha güçlü olduğunu gösteren değerli ve stratejik bir veri seti sunuyor. Bu veriler, şirketlerin itibar yönetimi stratejilerini daha hedefli ve etkili bir şekilde geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Sektör Odaklı Değerlendirme ve Sürdürülebilir Ölçüm Sistemi

Araştırma, bankacılıktan otomotive, e-ticaretten sigortaya, GSM sektöründen market ve holdinglere kadar geniş bir yelpazede, toplam 10 farklı sektörü kapsıyor. Bu geniş kapsam, Türkiye ekonomisinin önemli oyuncularının itibar performanslarını karşılaştırmalı olarak değerlendirme imkanı sunuyor. Her bir marka, sadece kendi sektöründeki rakipleriyle kıyaslanıyor ve sektöründe en yüksek itibar puanına ulaşan kurum, İtibar Ödülü'nün sahibi olmaya hak kazanıyor. Bu metodoloji, adil bir rekabet ortamında en saygın kurumların belirlenmesini sağlıyor.

İtibar Ödülleri, tek seferlik bir başarıyı ödüllendirmenin çok ötesinde, Türkiye'de kurumsal itibarın yıllar içinde istikrarlı bir şekilde izlenebileceği sürdürülebilir bir ölçüm sisteminin ilk adımını temsil ediyor. Bu araştırmanın her yıl düzenli olarak tekrarlanması planlanıyor. Böylece kurumlar, itibar performanslarını zaman içindeki değişimlerle karşılaştırabilecek, gelişim alanlarını somut veriler üzerinden takip edebilecek ve itibar yönetim stratejilerini sürekli olarak optimize edebilecekler. 24 Eylül 2026'daki İtibar Zirvesi'nde ise araştırmanın detaylı bulguları uzmanlar tarafından değerlendirilecek; güven, kurumsal saygınlık ve toplumsal meşruiyet gibi kritik konular üzerine düzenlenecek oturumlarla Türkiye'de itibar yönetiminin geleceği kapsamlı bir şekilde tartışılacak.