İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, 19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası vesilesiyle yaptığı açıklamalarda, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasında katı yasaklardan ziyade bilinçli tüketimin ve farkındalığın kritik rol oynadığını belirtti. Aksoy, günlük yaşamda farkında olmadan alınan ilave şeker miktarının, özellikle tatlı ve çikolata dışındaki ürünlerde gizlendiğine dikkat çekerek, bu durumun sağlıklı beslenmenin önündeki en önemli engellerden biri olduğunu ifade etti. Uzmana göre, şeker tüketimini azaltmanın ilk adımı, şekeri tamamen diyetten çıkarmaya çalışmak yerine, şekeri hangi kaynaklardan, ne miktarda ve hangi sıklıkta aldığımızı doğru bir şekilde tespit etmekten geçiyor.

Gizli Şeker Kaynakları ve Etiket Okumanın Önemi

Günlük beslenme düzenimizde, sadece tatlılar veya şekerlemeler aracılığıyla değil; şekerli içecekler, kahvaltılık gevrekler, hazır soslar ve çeşitli paketli atıştırmalıklar gibi pek çok farklı ürünle de ilave şeker tüketimi artabiliyor. Özellikle modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, bireylerin pratik çözümlere yönelmesine ve bu yolla farkında olmadan daha fazla şeker almasına neden olabiliyor. Tüketicilerin, ürün ambalajlarında yer alan “diyet”, “fit” veya “doğal” gibi ibarelere temkinli yaklaşması gerektiğini belirten Aksoy, bu ifadelerin tek başına ürünün ilave şeker içermediği garantisini vermediğini vurguladı. Bu nedenle, tüketicilerin besin etiketlerini ve içindekiler listesini detaylıca incelemesi, ürünün gerçek içeriğini anlamak açısından büyük önem taşıyor. Etiket okuma becerisi, gizli şeker kaynaklarını tespit etmenin ve bilinçli seçimler yapmanın anahtarı konumunda.

Şeker tüketiminde farkındalık oluşturmak, tüm şekerli gıdaları beslenme düzeninden tamamen çıkarmak anlamına gelmiyor. Esas olan, tüketim sıklığını ve miktarını doğru bir şekilde anlayarak, daha dengeli ve bilinçli beslenme tercihleri yapabilmektir. Uzm. Dyt. İrem Aksoy, sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları için küçük fakat etkili değişikliklerin önemine değinerek, günlük hayatta şeker alımını azaltmaya yönelik 5 pratik adım önerdi:

  • Şekerli içecekler yerine suyu tercih edin: Gün içinde farkında olmadan alınan ilave şekeri azaltmanın en kolay yollarından biri, şekerli meşrubatları sınırlamak ve yerine su içmektir.
  • Çay ve kahveyi şekersiz tüketmeyi deneyin: Gün içinde defalarca tüketilen bu içeceklere eklenen şeker, toplam günlük alımı önemli ölçüde artırabilir.
  • Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tercih edin: Bütün meyve tüketimi, beslenme düzeninize doğal lif de katarken, meyve sularındaki konsantre şeker alımını azaltır.
  • “Fit”, “diyet” ve “doğal” ifadelerine tek başına güvenmeyin: Bir ürünün gerçek besin değerini ve içeriğini anlamak için daima besin etiketini ve içindekiler listesini dikkatlice okuyun.
  • Şekeri yasaklamak yerine tüketim düzeninizi gözlemleyin: Hangi besinleri, ne sıklıkta ve hangi miktarda tükettiğinizi fark etmek, uzun vadeli ve sürdürülebilir beslenme değişikliklerinin ilk adımı olabilir.

Fazla Şeker Tüketiminin Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Bilimsel Öneriler

Bilimsel araştırmalar, yüksek miktarda şeker tüketiminin obezite, tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve diş çürükleri gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), serbest şeker tüketiminin günlük toplam enerji alımının yüzde 5 ila 10'undan daha az olmasını tavsiye etmektedir. Bu bilimsel veriler ışığında, şeker tüketimine ilişkin farkındalık geliştirmenin sadece “daha az tatlı yemek” olarak algılanmaması gerektiği açıktır. Günlük hayatta tüketilen içeceklerden paketli gıdalara kadar, ilave şeker içeren farklı tüm kaynakların bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bu konuda kapsamlı bir bilinçlenme sağlanması büyük önem taşımaktadır.