Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından açıklanan güncel verilere göre, dünya genelinde 55 milyondan fazla birey demans, yani bunama rahatsızlığı ile yaşıyor. Bu önemli sayının, küresel nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artış göstererek 2050 yılına kadar 139 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Demans, sadece basit bir unutkanlık tablosu olmayıp, bireylerin hafıza, dikkat, dil becerileri, karar verme yeteneği ve günlük yaşam aktivitelerini etkileyen, onların bağımsızlığını kaybetmesine yol açabilen kompleks bir klinik sendromdur. Bu durum, hem hastaların hem de onlara bakım veren kişilerin yaşam kalitesini ciddi derecede düşürebilmektedir.

Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, demansın en yaygın nedeninin Alzheimer hastalığı olduğunu belirtirken, ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen faktörlerin yanı sıra, yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenlerin de hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Dr. Halaçoğlu, özellikle yaz aylarında günlük alışkanlıklarda yapılan bazı hataların demans riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Uzman doktorun aktardığına göre, “Yaz mevsiminde demans riskini tetikleyen en kritik iki faktör, vücudun susuz kalması ve kan basıncındaki dalgalanmalardır. Bu nedenle, susuzluk hissi oluşmadan düzenli olarak bol su tüketmek ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını sürekli olarak takip etmeleri hayati önem taşımaktadır.” Dr. Fikri Halaçoğlu, yaşam boyu değiştirilebilir risk faktörlerinin hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40 oranında önlenebileceğine veya başlangıcının geciktirilebileceğine dikkat çekiyor.

Demansın Küresel Yükselişi ve Risk Faktörleri

Demans, bireyin bilişsel yeteneklerinde ilerleyici bir gerileme ile karakterize edilen bir sendrom olup, dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemektedir. DSÖ verileri, bu durumun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu ve önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğini göstermektedir. Demansın gelişiminde rol oynayan faktörler iki ana kategoriye ayrılabilir: değiştirilemeyen risk faktörleri ve değiştirilebilir risk faktörleri. Değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yaşın ilerlemesi, genetik yatkınlık ve ailede demans öyküsü bulunurken, değiştirilebilir risk faktörleri bireyin yaşam tarzı seçimleriyle doğrudan ilişkilidir. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, özellikle bu değiştirilebilir faktörler üzerinde durarak, yaşam boyu sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesinin demans riskini önemli ölçüde azaltabileceğini veya hastalığın ortaya çıkışını geciktirebileceğini vurgulamaktadır.

Yaz Aylarında Demans Riskini Artıran Etkenler

  • Susuz Kalmak: Dr. Fikri Halaçoğlu, özellikle ileri yaştaki bireylerde yaz aylarında sıkça görülen veya ciddi düzeydeki susuzluğun demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Vücudun yeterince sıvı almaması, idrar yolu enfeksiyonları, elektrolit dengesizlikleri, uyku düzeninin bozulması ve tansiyon düzensizlikleri gibi sorunlara yol açarak zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum, doğrudan kalıcı demansa neden olmaktan ziyade, mevcut bilişsel kırılganlığı belirgin hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Sonuç olarak, başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tipi demans riskinin artmasına zemin hazırlayabilir.
    Nasıl önlem almalı? Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00 – 16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmamaya özen gösterin. Susuzluk hissi oluşmadan düzenli olarak su tüketin. Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlar yaşandığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.
  • Yüksek Tansiyon: Yaz aylarında aşırı sıcaklar, yetersiz sıvı alımı ve tansiyon ilaçlarının düzenli kullanılmaması, kan basıncında ani dalgalanmalara neden olabilir. Özellikle orta ve ileri yaşlarda kontrol altına alınamayan hipertansiyon, beyinde küçük damar hastalığına, kalp krizine ve beynin iletişim ağında hasara yol açma riskini artırır. Bu tür damar hasarları, hem vasküler demans hem de Alzheimer hastalığı için ek bir yük oluşturan önemli faktörler arasında yer almaktadır.
    Nasıl önlem almalı? Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçün, hekim kontrollerinizi aksatmayın ve ilaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde kullanın. Tuz tüketimini azaltın, sağlıklı beslenmeye ve ideal kilonuzu korumaya dikkat edin.
  • Diyabet ve Metabolik Sendrom: Diyabet nedeniyle kan şekeri seviyesinin uzun süre normalin üzerinde seyretmesi, beyni besleyen küçük damarlarda hasara, inflamasyona ve insülin direnci üzerinden bilişsel gerileme riskini artırabilir. Diyabet hastalığı, hipertansiyon ve obeziteyle birlikte görüldüğünde bu risk önemli ölçüde yükselir. Metabolik sendrom ise yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma ve kan yağlarındaki bozuklukların bir arada görüldüğü bir durumdur. Bu tablo, beyin damarlarında hasar ve kronik inflamasyon aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabilir.
    Nasıl önlem almalı? Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinizi düzenli olarak takip edin ve doktorunuzun önerdiği tedavi planına kesinlikle uyun. Sağlıklı ve dengeli beslenin, ideal kilonuzu korumaya ve düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin.
  • Sağlıksız Beslenme: Doymuş yağdan zengin besinler, aşırı tuz tüketimi, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimini kolaylaştırarak beyin ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu tür beslenme alışkanlıkları ayrıca kronik inflamasyonu ve oksidatif stresi artırarak sinir hücrelerinde hasara neden olabilir ve zamanla bilişsel işlevlerde gerilemeye zemin hazırlayabilir. Özellikle yaz aylarında yüksek kalorili beslenme, dondurma ve şekerli içeceklerin tüketimi ile geç saatlerde yemek yemek; kilo, vücut lipid metabolizması ve glisemik indeks üzerinde olumsuz etkiler yaratır.
    Nasıl önlem almalı? Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenme modelini benimseyin. Yemeklerinizde porsiyon kontrolüne dikkat edin.
  • Hareketsizlik: Çağımızın önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik; obezite, diyabet, hipertansiyon ve depresyon üzerinden demans riskini artırmaktadır. Yaz aylarında sıcak hava, özellikle ileri yaştaki bireylerde dış ortam aktivitelerini azaltabilir ve bu kişiler hava koşulları nedeniyle yürüyüşten kaçınabilir. Bilimsel veriler, uzun süreli hareketsiz bir yaşam tarzının beyin sağlığı açısından bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini ortaya koymaktadır.
    Nasıl önlem almalı? Doktorunuzun önerdiği sürelerde orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Yürüyüşlerinizi sabah erken saatlerde veya akşam serin zaman dilimlerinde yapmaya dikkat edin.
  • Sigara ve Alkol: Sigara kullanımı, damar iç yüzeyini bozarak beyne giden kan akışını azaltır ve özellikle damar tıkanıklığına bağlı bilişsel gerileme riskini yükseltir. Alkol ise doğrudan beyinde toksik etki oluşturarak hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiler. Bunun yanı sıra alkol tüketimi, uyku bozukluğu ve başta B vitaminleri olmak üzere beslenme yetersizlikleri yoluyla bilişsel işlevlerin bozulmasına katkıda bulunabilir.
    Nasıl önlem almalı? Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir sağlık profesyonelinden mutlaka destek alın.
  • İşitme ve Görme Kaybı: Duyusal kayıplar nedeniyle beyne ulaşan işitsel ve görsel uyaranlar azalırken, beynin bu bilgileri işleme kapasitesi de zamanla olumsuz etkilenebilir. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, “İşitme kaybı yaşayan kişilerin konuşmaları takip etmekte zorlandıkları için sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ve yalnız bir yaşam sürmeleri bilişsel rezervi zayıflatabilir. Görme kaybı da günlük yaşam aktivitelerini, sosyal etkileşimi ve zihinsel uyarımı azaltarak bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir” uyarısında bulunmaktadır.
    Nasıl önlem almalı? İşitme ve göz sağlığı için rutin kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın. Doktorunuzun önerdiği tedavilerinizi aksatmayın. Sosyal hayattan çekilmeyin ve zihinsel aktivitelerde bulunun.
  • Uyku Bozukluğu: Yaz aylarında yüksek sıcaklık ve nem, uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Kronik uykusuzluk ve uyku apnesi; dikkat, bellek ve yürütücü (davranışları planlama, problem çözme, karar alma gibi üst düzey bilişsel durumlar) işlevleri olumsuz etkileyebilir. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve beyin damar hastalıkları riskini artırarak demans gelişimine dolaylı olarak da katkıda bulunabilir. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, düzensiz uyku saatleri ile sık gece uyanmaları uyku kalitesini daha da bozabilir.
    Nasıl önlem almalı? Her gün aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uyku hijyenine dikkat edin. Horlama, nefes durması veya gün içinde aşırı uyku hali gibi sorunlarınız varsa mutlaka bir uzmana başvurun.