Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, ebelik mesleğinin güncel yönetmeliklerle kazandığı güç ve geçirdiği dönüşümü detaylı bir şekilde değerlendirdi. Yıldırım, 3 Aralık 2024 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni Ebelik Yönetmeliği ile ebelerin yetki ve sorumluluklarının netleştiğini ve bu durumun mesleği bilimsel temellere dayanan profesyonel bir sağlık alanına taşıdığını ifade etti. Bu önemli düzenleme, ebelerin bağımsız çalışma haklarını güçlendirirken, anne ve bebek sağlığı hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefliyor.

Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, ebelik mesleğinin insanlık tarihi kadar eski ve köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlattı. Yüzyıllar boyunca ebelerin, doğum yapan kadınlara destek olarak onların en zor anlarında güven veren kişiler olduğunu belirtti. Ancak günümüzde ebelik, sadece doğum sürecine odaklanan bir meslek olmaktan çıkarak, bilimsel verilere dayanan, çok yönlü ve profesyonel bir sağlık hizmeti alanına evrildi. Eskiden usta-çırak ilişkisiyle öğrenilen meslek, 1996 yılından itibaren Türkiye’de üniversitelerde lisans düzeyinde eğitimle akademik bir kimlik kazandı; ardından yüksek lisans ve doktora programlarıyla akademik olarak daha da güçlendirildi.

Artık ebeler, gebelik öncesi dönemden başlayarak doğum ve doğum sonrası sürece kadar annenin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını takip eden, normal doğumu yönetebilen ve yenidoğan bakımında aktif rol üstlenen kapsamlı sağlık profesyonelleri olarak hizmet veriyorlar. Ayrıca aile planlaması, üreme sağlığı ve toplum sağlığı gibi geniş yelpazede görevler üstlenerek koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası haline gelmişlerdir.

Yeni Yönetmelikle Artan Yetki ve Sorumluluklar

Modern sağlık sisteminde ebelerin yalnızca doğum sürecinde değil, koruyucu sağlık hizmetlerinde de kritik görevler üstlendiğini vurgulayan Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, yeni yönetmeliğin ebelerin yetki ve sorumluluklarını önemli ölçüde genişlettiğini belirtti. Yeni düzenleme, ebelerin bağımsız olarak hizmet sunabilmelerini, hatta serbest meslek icra edebilmelerini mümkün kılıyor. Ayrıca, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında, her gebenin kendi özel ebesine sahip olması ve doğum sürecinde birebir ebe desteği alması sağlanarak anne adaylarına kişiselleştirilmiş bir bakım sunulması teşvik ediliyor.

Yönetmelik, ebelerin görev alanını sadece doğum anıyla sınırlı bırakmayıp; üreme sağlığı, cinsel sağlık, aile planlaması danışmanlığı ve toplum sağlığı liderliği gibi alanlarda daha etkin ve yetkili olmalarını sağlıyor. Ebelerin, doğum ve sezaryen yönetimini güncel klinik rehberlere uygun olarak gerçekleştirmeleri teşvik edilirken, tıbbi müdahale gerektirmeyen fizyolojik süreçlerdeki karar verici otoriteleri pekiştiriliyor. Bu durum, ebelerin sağlık sistemindeki rolünün stratejik önemini artırıyor.

Dijitalleşme ve Doğum Sonrası Ruh Sağlığı Desteği

Ebelik hizmetlerinin güçlü olduğu sağlık sistemlerinde anne ve bebek sağlığı göstergelerinin daha olumlu seyrettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, Türkiye'de yüzde 61,2 gibi yüksek bir seviyede olan sezaryen oranlarının, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflığının önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verileri de ebelerin aktif rol aldığı sistemlerde hem sezaryen oranlarının hem de anne ve bebek ölümlerinin daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Ebeler, özellikle düşük riskli gebeliklerde normal doğumu destekleyerek gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçebiliyorlar.

Doğum sonrası dönem, anneler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan hassas bir süreçtir. Doç. Dr. Yıldırım, bu dönemde ebelerin düzenli takip ve destek sağlayarak annenin kendini yalnız hissetmesini önlediğini, yapılan izlem ziyaretleri sayesinde ruhsal değişimleri erken fark edebildiğini belirtti. Ebeler, takipler sırasında çeşitli değerlendirme yöntemleri kullanarak doğum sonrası depresyon riski taşıyan anneleri erken dönemde belirleyerek, gerekli durumlarda uzman desteğine yönlendirme yapıp annenin ruh sağlığının korunmasında kilit bir rol üstleniyorlar.

Sağlık alanındaki dijital gelişmeler, ebelik hizmetlerini de dönüştürerek daha erişilebilir hale getirmiştir. Bakım hizmetleri artık sadece hastanelerle sınırlı kalmayıp, dijital platformlar üzerinden de sürdürülebiliyor. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulaması, e-Nabız entegrasyonu sayesinde annelerin aşı takvimini ve bebek gelişimini kolayca takip etmesine imkân tanıyor. Ayrıca 'Ebebul' gibi platformlar üzerinden aileler, uzman ebelere görüntülü görüşmelerle ulaşarak ihtiyaç duydukları desteği hızlı bir şekilde alabiliyor. Uzaktan takip sistemleri sayesinde ebeler, annelerin tansiyon ve nabız gibi temel sağlık verilerini dijital ortamda izleyerek olası riskleri erken fark edebiliyor ve zamanında müdahale edebiliyorlar.

Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesinin sadece doğum süreçlerini değil, toplum sağlığını da doğrudan etkilediğini vurgulayarak sözlerini tamamladı. Ebelerin sağlık sisteminde daha aktif ve güçlü bir şekilde yer almasının hem sezaryen oranlarının azaltılmasına hem de anne ve bebek sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayacağını belirtti. Yıldırım'a göre, ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesi, daha sağlıklı bir toplum için atılacak en önemli adımlardan biridir.