Sürekli olarak kendinizi açıklama ihtiyacı duyuyor, sınırlar belirlediğinizde vicdan azabı çekiyor veya bazı görüşmelerin ardından zihninizi saatlerce meşgul eden aynı diyalogları tekrar tekrar mı yaşıyorsunuz? Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyor musunuz? Uzmanlar, 'ilişkisel stres' olarak tanımlanan bu durumun uzun süreli devam etmesi halinde yalnızca psikolojik durumunuzu değil, fiziksel sağlığınızı da etkilemeye başladığını belirtiyor. Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, uyku düzeninden bağışıklık sisteminin işleyişine, dikkat performansından biyolojik yaşlanma süreçlerine kadar vücudumuzun her yönünü etkilediğini vurguluyor. Gönültaş, vücudumuzun sadece fiziksel tehlikelere karşı değil, aynı zamanda ilişkilerdeki güvensizlik ve sürekli teyakkuz durumuna da tepki gösterdiğini, bu nedenle kendimizi sürekli savunmada hissettiğimiz ilişkilerin zamanla hem zihinsel hem de bedensel bir yük haline gelebileceğini ifade ediyor.
Beynimiz Sosyal İlişkileri Tehdit Olarak Algılıyor
Hayatımız boyunca yüzlerce, hatta binlerce kişiyle etkileşim kurarız. Bazıları kısa süreli birer figür olarak kalırken, bazıları yıllarca yaşamımızın önemli bir parçası olur. Ancak bazı ilişkiler, duygusal durumumuzun ötesinde günlük yaşamımızı da derinden etkileyebilir. İş yerinde yaşanan bir tartışmayı saatler sonra bile zihninizde yeniden canlandırdığınız, bir aile üyesinden gelen telefonu görünce içsel bir sıkıntı hissettiğiniz ya da güvende hissetmeniz gereken eşinizin veya partnerinizin yanında sürekli savunmada kalma ihtiyacı duyduğunuz anlar oldu mu? Bu tür ilişkilerde etkilenen yalnızca ruh haliniz değildir.
Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, beynimizin sosyal ilişkileri bir güvenlik sistemi üzerinden değerlendirdiğini açıklıyor. Gönültaş'a göre, kabul görmek, anlaşılmak ve desteklenmek gibi deneyimler sinir sistemimize güven mesajı verirken; sürekli eleştiriye maruz kalma, küçümsenme, reddedilme ya da öngörülemeyen tepkilerle karşılaşma beklentisi beynimiz tarafından sosyal bir tehdit olarak algılanabilir. Bu algılandığında, vücudumuz fiziksel bir tehlike karşısındaymış gibi stres yanıtını devreye sokabilir.
İlginç bir şekilde, stres tepkisi her zaman anında ortaya çıkmayabilir. Klinik Psikolog Öykü Gönültaş, bazı kişilerle görüşmeden önce zihni 'Yine kendimi anlatamayacağım', 'Yine yanlış anlaşılacağım' ya da 'Sınır koyarsam suçlu hissedeceğim' gibi düşüncelerin meşgul etmeye başladığını belirtiyor. Kalp atışının hızlanması, kasların gerilmesi, sürekli tetikte hissetme veya konuşmayı defalarca zihinde prova etme gibi bedensel tepkiler de beynin olası bir tehdide hazırlanmasının doğal sonuçlarıdır. Bu durumda, kişi bedensel olarak gevşemekte zorlanabilir ve duygusal olarak tükenmişlik yaşayabilir.
İlişkisel Stresin Beden Üzerindeki Yükü ve Başa Çıkma Yolları
Stres, kısa süreli olduğunda beden, değişen koşullara uyum sağlamak için doğal bir savunma mekanizması geliştirir. Ancak stres kaynağı devam ettiğinde, vücut tekrar tekrar alarm durumuna geçer. Bilimsel olarak