Türkiye'de yeni doğan bir bireyin mevcut ölüm oranları göz önüne alındığında yaşaması beklenen ortalama yıl sayısını ifade eden "doğuşta beklenen yaşam süresi", 2023-2025 döneminde 78,5 yıla yükseldi. Bu veri, bir önceki 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak belirlenmişti. Açıklanan Hayat Tabloları sonuçlarına göre, kadınların erkeklere kıyasla daha uzun ömürlü olduğu ve aradaki farkın 5,2 yıl olduğu dikkat çekiyor.

Cinsiyet ve Yaş Gruplarına Göre Beklenen Ömür

Ülke genelinde yapılan değerlendirmeler, doğuşta beklenen yaşam süresinin cinsiyetler arasında belirgin farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Erkeklerde 2022-2024 döneminde 75,5 yıl olan beklenen yaşam süresi, 2023-2025 döneminde 75,9 yıla çıkarken, kadınlarda bu süre 80,7 yıldan 81,1 yıla yükseldi. Bu durum, kadınların yaşam beklentisinin erkeklere göre daha yüksek olduğunu teyit etmektedir.

Farklı yaş gruplarına bakıldığında da benzer eğilimler gözlemleniyor. Çalışma hayatının başlangıcı olarak kabul edilen 15 yaşındaki bir bireyin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu yaş grubunda erkekler için 62,1 yıl, kadınlar için ise 67,3 yıl beklenmektedir.

30 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 50,3 yıl olarak belirlenmiştir. Bu yaş grubunda erkekler için 47,8 yıl beklenirken, kadınlar için 52,7 yıl öngörülüyor. Kadınlar ve erkekler arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 30 yaş için 4,9 yıl olarak kaydedildi.

50 yaşındaki bireylerin ortalama kalan yaşam süresi 31,3 yıl olarak tespit edildi. Bu yaşta erkekler için 29 yıl, kadınlar için ise 33,4 yıl bir yaşam beklentisi bulunuyor.

Emeklilik yaşına yakın olan 65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 18,4 yıl olarak belirlendi. 65 yaşındaki erkeklerin 16,7 yıl, kadınların ise 20 yıl daha yaşaması bekleniyor. Bu yaş grubunda kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşaması öngörülmektedir.

Eğitim Düzeyinin Yaşam Süresine Etkisi ve Sağlıklı Yaşam Süresi

Hayat tabloları, eğitim düzeyinin beklenen yaşam süresi üzerindeki önemli etkisini de gözler önüne serdi. Elde edilen verilere göre, Türkiye'de eğitim düzeyi yükseldikçe bireylerin beklenen yaşam süresinin de arttığı açıkça görülmektedir. Düşük eğitim seviyesine sahip kişilerde yaşam beklentisi daha düşük seyrederken, yüksek eğitim seviyesine sahip bireylerde bu sürenin anlamlı ölçüde uzadığı tespit edildi.

Cinsiyet ayrımında da bu eğilim devam etmektedir. Hem erkek hem de kadınlarda eğitim seviyesinin artması, beklenen yaşam süresini doğrudan olumlu yönde etkilemektedir. Örneğin, 30 yaşındaki erkekler için ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim eğitim seviyesi arasında beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl iken, kadınlar için bu fark 4,6 yıl olarak kaydedilmiştir. Bu durum, eğitimli bireylerin daha bilinçli yaşam tarzı seçimleri yapabildiği, sağlık hizmetlerine erişim ve farkındalıklarının daha yüksek olabileceği gibi faktörlerle ilişkilendirilebilir.

Öte yandan, günlük hayattaki faaliyetleri kısıtlayıcı bir sağlık sorunu olmadan yaşanması beklenen yıl sayısını ifade eden "doğuşta sağlıklı yaşam süresi" verileri ilginç bir tablo sunuyor. Sıfır yaşındaki bir birey için toplamda 58 yıl sağlıklı yaşam süresi öngörülürken, erkeklerde bu süre 59,1 yıl, kadınlarda ise 56,9 yıl olarak hesaplandı. Bu durum, genel yaşam süresinde kadınlar önde olmasına rağmen, sağlıklı yaşam süresinde erkeklerin kadınlardan ortalama 2,2 yıl daha uzun bir süreye sahip olduğunu göstermektedir. Bu farklılık, cinsiyetler arası sağlık alışkanlıkları, mesleki riskler veya farklı hastalık profilleri gibi çeşitli faktörlerle açıklanabilir.